Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Azazil

Azazil

Salih Memişoğlu’nun yaşadığı olaylardan yola çıkılarak hazırlanan bir film geçtiğimiz günlerde gösterime girdi. Film dine yamanmaya çalışılan hurafelerle ilgili olmadığı gibi, bilimle bu olay arasındaki ilişki de filmde sorgulanıyor. Zaten filmin danışmanları arasında Prof. Dr. Safa Saygılı ve Uzm. Dr. Hamdi Kalyoncu da bulunuyor. Yard. Doç. Ali Akben de danışma kurulunda..

Bu konu herkesin kendi arasında konuştuğu, dışa karşı sükut ettiği bir konu. 

Cin, şeytan konusunu insanlar yüksek sesle konuşmaktan korkuyor.. oysa sürekli o taşlanmış şeytanın şerrinden Allah’a sığındığımızı söylüyoruz. Hannas’ın vesvesesinin şerrinden de Allah’a sığınıyoruz.

İnsanların ve cinnin de şeytanlaşanları vardır. Şeytanın ya da cinnin bir insanın bedenine hakim olması ille de onun maddi anlamda hasta olması anlamına gelmiyor.. Her günah şeytanla ilişkilidir. Onun davetine icabettir. Şeytan yeri gelir bir politikacı olur, yeri gelir şeyh olur, yeri gelir bir sanatçıdır. Hani “sende şeytan tüyü mü var” derler ya, zaman olur, çok hoş da gözükebilir gözümüze..

Bana kalırsa bu olahlar bizim literatürümüzde korku filimlerinin konusu değil. Evet, bu işin gerçekten korku verici yanı da olabilir. Ama öte yandan biz hepimiz, melekler, cinler ve şeytanlarla bir arada yaşıyoruz ve nefsini şeytana satan kişilikler şeytanları kıskandıracak işler yapabilirler.

Hz. Süleyman mabedinin inşasını hatırlayın. Harut-Marut olayını hatırlayın, Yecüc-Mecüc olayını hatırlayın. Hz. Musa’nın Firavun’un sarayında büyücülerle karşılaşmasını hatırlayın. Bu dünyada yalnız değiliz. Onlarla iç  içe yaşıyoruz.. 

Bilmem biliyor musunuz, kiliselerde hâlâ cin çıkarma ayinleri düzenlenir.. Ruh çağırma olayları da bununla ilgilidir.. Olay büyücü kadın hikayeleri ile sınırlı değil.

Ezoterik konular aslında hayatımızda sanıldığından daha etkili.. Bu konunun gelecek zaman diliminde insanların gündemini, her anlamda daha fazla meşgul edeceğini düşünüyorum. Bu sağlıklı bir birey ve toplum için def-i mazarrat anlamında olduğu kadar, celb-i menafi anlamında da önem taşımaktadır.

Bu konuların sağlıklı bir şekilde konuşulması için önce doğru bilgiye ihtiyaç var. Azazil bu anlamda doğru yöne ileri doğru atılmış önemli bir adım.. Devam edecek bölümlerde daha iyi, doğru ve güzel şeylerin yapılacağını düşünüyorum..

İlk filmde şeytanın bir insanın bedenine hakim olması ve kurtuluş mücadelesi anlatılıyor. Yoğun ses efektleri ile filmin korku dozu artırılmaya çalışılmış. Azazil  Allah’ın emrine uymadığı için kovulan şeytanın adıdır. Kabbalistik inanışa göre bugünki Tevrat’taki Enoş kitabında sözü edilen insan kızlarla evlenerek yeryüzünde fesat çıkartmaya çalışan, Nefilim denen müfsit bir topluluğa liderlik yapan kovulmuş şeytanın adıdır. İbranice konuşan bu Şeytan, bir büyücü aracılığı ile bir kıza musallat edilir.. ve bu konularla ilgili bir kişi dualarla bu şeytanı kovar. Filmin konusu bu..

Bu konunun siyaset, iktisad, askeri konularla ilgili çok farklı versiyonları tarihten bugüne anlatılır durur. Devler, cinler, şeytanlar sadece masalların, mitolojilerin konusu değildir..

Konusu, anlatım dili itibarı ile önemli ve cesur bir başlangıçtır bu film.. Aslında falcılık, müneccimlik, medyumluk, ruh çağırıcılığı gibi konular hep bu konu ile ilgili.. Film “Düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden sabah aydınlığının Rabbine sığınırım” diyen Felak suresindeki ayetle başlıyor. Bu da film yapımcılarının düşünce ve niyetlerini ortaya koyması açısından önemli.

Büyücülük, sihir gibi uygulamalar müfsit bir gayeye hizmet ettiği için dinen yasaktır.. Allah’tan başka hiç kimse verilen bilgi ve izin dışında gaybı da bilemez, kadere, rızga ve ecele de hükmedemez. Ne Hz. Yakub Yusuf’unu bulabilir, ne Hz. Ali insanların kalbini değiştirebilir. Bu insanın kuvve-i maneviyesini yok saymak anlamına da gelmez. Allah’ın gaybi yardım ve tasarrufları bir ikram olmak üzere bize ulaşabilir..

Azazil filmi, bu anlamda yeni bir tartışma başlatabilir.. Hurafelere düşmeden bu konular hakkında bilgi sağlamak birtakım kötü niyetli kişilerin hilelerine karşı dikkatli olmak açısından bir imkana dönüşebilir..

Eğer korku filmlerinden rahatsız olmuyorsanız Azazil filmini kaçırmayın derim. Şu günler de tüm Türkiye’de gösterimde. Bu bir ilk. Bu filmin başarısı yeni çalışmalar için yön gösterici olacak. Dilerim yeni filmler, sadece korku filmi sevenler için değil, herkesin izleyebileceği yeni filmler için model olur..

Selâm ve dua ile..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahman Dilipak Arşivi