23 Ekim 2017 Pazartesi1 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:51Güneş 07:17Öğle 12:56İkindi 15:50Akşam 18:21Yatsı 19:40
    • 18°C Adana
    • 11°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 7°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 12°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 152,547 0.93
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Sakin fakat hızlı olmalıyız!

Haşmet Babaoğlu

Başlığı okudunuz.O halde "niye?" diye soruyorsunuzdur.
Esas olarak barış sürecinden söz ediyorum.
Ama bu prensip iktidarın uzun süredir planladığı ekonomik hamleler için de geçerli.
Hatta yeni anayasa için de şimdiden çalışılmaya başlanmalıdır.
Gülüyorsunuz, belki içinizden "hah şimdi saçmaladın!" diyorsunuz. Çünkü genel seçimlerden önce ana- yasa yapacak halimiz yok!
İyi de yeni anayasa için bir yol haritası, siyasal "mayalanma" ve muhtemel ittifaklar stratejisi şimdiden geliştirilmelidir.

***


Niye sakin olmak fakat aynı zamanda elimizi çabuk tutmak gerekiyor?
Birincisi...
Dünya iyice hızlandı.
Koşullar ve aktörler çok hızlı değişiyor.
Bir bakıyorsun ki, sorun çözmek için oturduğun masada artık başkaları var.
İkincisi...
Artık çok açık görünüyor ki, Türkiye bir saldırı altında. Türkiye'nin yapacağı yeni demokrasi hamleleri, iç barışı sağlaması ve güçlü ekonomisi bu saldırıya karşı bir savunma kalkanı oluşturacak.
Bu noktalarda ülkenin gecikmeye, ötelemeye, ertelemeye artık tahammülü kalmadı.

***


Deniyor ki, barış elbette öyle kolay gelmez. Onlarca yıllık bir çatışmanın hem silahlı hem de sosyolojik kaynakları çarçabuk ortadan kaldırılamaz.
O birikmiş öfke ve kırgınlıklar bir çırpıda bitemez.
Deniyor ki, bu yaşadığımız sıkıntılar maalesef kaçınılmaz.
Yerden göğe kadar doğru!
Ancak şu da doğru; hızlı davranmadığımız, ayak sürüdüğümüzde savaşı kışkırtan koşullar da bizi beklemiyor, aynı kalmıyor.
Örnek mi? Barış süreci başladığında Suriye'de Rojava denklemi böyle kurulmamıştı. Yani Kürt siyasal hareketi güneyde kendisine bağlı özerk bir bölgeye sırtını dayayarak gelecek hesabı yapmaya başlamamıştı.
Ankara, buna karşılık çok daha geniş bir coğrafyayı içine katan bir Kürtleri kucaklama politikası planlamaya başladığında bu kez de IŞİD ortaya çıktı.
İki yıl önceye gitsek ve sorsak kendimize...
Hiç azımsanmayacak bir kitlenin Türkiye ile IŞİD canileri arasında ittifak olduğunu iddia edeceği bir toplumsal hipnoz halinin yaratılacağını düşünebilir miydik?

***

İşte bu ve benzeri nedenlerle...
Bütün acılara, bütün yeni öfke patlamalarına rağmen...
Sakin olmalıyız.
Olgun olmalıyız.
Fakat barış için, güçlü bir Türkiye için çabuk davranmalıyız.
Acul değil, telaşlı değil fakat zaman kaybetmeden...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.