27 Mayıs 2017 Cumartesi2 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:36Güneş 05:30Öğle 13:08İkindi 17:04Akşam 20:33Yatsı 22:18
    • 25°C Adana
    • 27°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 21°C Ağrı
    • 19°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 23°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,781 1.23
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

Irak ve Suriye parçalanmak isteniyor

Abdulkadir Özkan

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan Fransa dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevaplandırırken Irak ve Suriye’nin bölünmesinin planlandığına dikkat çekerek şunları söylemiş:

“Ortadoğu sonradan uydurulmuş bir coğrafi ifade. Aslında bir Yakındoğu var, bir de Uzakdoğu. Ortadoğu bir petrol havzasının ifadesi. Bu çerçevede Irak’ı üçe bölmeyi planladılar. Bir Kürdistan olacaktı, bir Sünni Araplardan, Türkmenlerden oluşan devlet, bir de Şia devleti. Bu planlamayı yaptılar ama ilk uygulamada gerçekleştiremediler.”

Bu köşenin sürekli okuyucuları hatırlayacaktır; sadece Irak’ın değil Suriye’nin de parçalanmasının planlandığını, İngilizlerin bu planını ABD’nin uygulamaya koyduğunu birkaç kez dile getirmeye çalışmıştık. Hatta Irak’ın işgalinin ardından Kuzey Irak’ta oluşturulan Bölgesel Peşmerge yönetiminin Irak’ın parçalanması yönünde atılmış bir adım olduğunu da vurgulamıştık. Yine Suriye’de çatışmalar başladığında buranın da çok geçmeden parçalanacağını belirtmiş bu konularda Türkiye’nin çok dikkatli olması gerektiğine vurgu yapmıştık. Geçen zaman içinde Türkiye’nin Irak ve Suriye’ye yönelik düşünceleri ile ABD’nin planlarının örtüşmediği ortaya çıktı. Öncelikli olarak Suriye’de Esad yönetimine karşı ilk hareket başladığında ABD ve yandaşları sanki muhaliflerin yanındaymış gibi bir görüntü verdiler ama İsrail’den, “Suriye’de geleceğin ne olacağını bilmiyoruz. Ama Esad’ı tanıyoruz, bu bakımdan şu anda Esad’ın kalmasını isteriz” benzeri açıklamalar gelmeye başlayınca ABD ve yandaşları muhaliflerden desteklerini çektiler. Kısacası İsrail’in Esad giderse yerine Mısır’daki İhvan benzeri bir yönetim oluşursa endişesini ABD ve yandaşları haklı bulmuş olacaklar ki, 200 bini aşkın insanın ölmesi karşısında kılları bile kıpırdamadı. Gelinen noktada Esad’ın katliamları ve zulmü unutulmaya terk edilerek Suriye konusu Kobani’ye düğümlenmiş durumda. Dışarıdan bakanlar Suriye deyince sadece Kobani ve IŞİD’i görüyorlar. Ancak, bu görüntü Suriye’nin parçalanması fikrinin rafa kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Çünkü Kobani ve çevresinin PYD’nin elinden çıkmasını içtemiyorlar. Böylece Suriye’de de Irak’ta olduğu gibi bir Kürt özerk bölgesi oluşturmanın adımı atılmış durumda. Diğer iki parçanın nasıl şekilleneceğini gelişmeler gösterecek. Bu arada ABD ve müttefiklerinin havadan karaya inmek istememeleri, karada bu işi Kürtlere havale etmiş olmaları da gösteriyor ki, ABD ve Siyonistlerin Irak ve Suriye’deki yeni şekillenmede Kürtlerin önemli yeri var. Buna isterseniz Büyük Kürdistan haritasının taslağının oluşturulması da diyebilirsiniz. Bu noktada PYD’nin Kobani’ye Peşmergelerin gelmesine karşı çıktığı, en azından sayılarının azaltılmasını istediği haberlerinin oyunun esasına yönelik olmadığını görmek gerekiyor. PYD kendi bölgesinde özerk bir yönetim oluşturmak, bu statü ile Büyük Kürdistan içinde yer almak istiyor.

Kısacası, Sayın Cumhurbaşkanı’yla ABD ve yandaşlarının Irak ve Suriye’ye biçtikleri yeni şekil konusunda aynı düşünceleri paylaşıyoruz. Ancak, mademki Irak ve Suriye parçalanacak, hedef bu, o zaman bu iki devleti parçalamak için hareket geçen ABD ile nasıl oluyor da birlikte hareket ediyoruz? Buna mecbur muyuz? soruları akla geliyor. Çünkü Irak ve Suriye’nin parçalanmasının Türkiye’nin lehine olacağını düşünmek akılcı bir yaklaşım olmaz. Parçalanma gerçekleştiğinde sınırlarımızda sürekli problem olacak birtakım ihtilafları ateşlemiş olacaklardır. Yani, ABD çıkarlarını garantiye alırken Türkiye’nin de sürekli bazı problemlerle boğuşmasının zemini hazırlayacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.