21 Eylül 2017 Perşembe1 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:17Güneş 06:43Öğle 13:04İkindi 16:28Akşam 19:12Yatsı 20:32
    • 32°C Adana
    • 33°C Adıyaman
    • 30°C Afyon
    • 26°C Ağrı
    • 36°C Amasya
    • 33°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 33°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 104.281 -0.99
  • Altın: 145,445 -0.79
  • Dolar: 3,5051 0.93
  • Euro: 4,1748 0.15

Çözüm Süreci için ABD gözlemci olabilirmiş!..

Abdulkadir Özkan

Cemil Bayık’ın bir gazetede başlıktan verilen şu sözleri beni hiç şaşırtmadı: “ABD, çözüm süreci için gözlemci olsun.” Nereden çıktı ABD’nin gözlemciliği? Terör örgütünün ABD’ye duyduğu bu güvenin sebebi nedir gibi soruların üzerinde hiç durmadım. Çünkü bölgemizdeki her türlü karmaşanın ardında, hatta bazen açıktan içinde ABD’nin olduğunu bilirken şaşırmanın da bir anlamı yok. Hatta Bayık’ın bu sözleri terör örgütü ile ABD’nin işbirliğini açığa vurmaktadır.

Büyük Ortadoğu Projesi’nin ABD tarafından hazırlanıp uygulamaya konulduğunu bilmeyenler belki Bayık’ın sözlerine, “Buda nereden çıktı” şeklinde bir tepki verebilir, ama terör örgütünün kurulduğu yıllara, yani 12 Eylül 1980 darbesinin hüküm sürdüğü döneme kısa bir yolculuk yapıldığında görülür ki, ABD onaylı 12 Eylül darbecilerinin kılıcının iki tarafının da kestiği günlerde bu örgüt kurulmuş ve harekete geçmiştir. Yani, PKK’nın kuruluşu ve daha sonraki yıllarda eğitilmesi ve Kuzey Irak’ta kök salmasının arkasında ABD’nin doğrudan ya da dolaylı dahli vardır. Sonraki yıllarda Türkiye terör örgütünün üzerine gittiği dönemlerde ABD’nin havadan örgüte Irak içlerinde ikmal yaptığı da biliniyor. Hatta Çekiç Güç’ün bölgeye yerleştirilmesinin esas maksadının terör örgütünü korumak ve kollamak olduğu da çeşitli vesilelerle ortaya çıktı. Bu sebeple de rahmetli Erbakan Hocam ilk fırsatta Çekiç Güç’ün süresini uzatmayarak bu melanetin ülkemizden gitmesini sağladı. Ve yine Irak’ın işgalinin esas sebebinin Saddam’ın elinde bir takım nükleer ve kimyasal silahlar olmadığını bugün tüm dünya biliyor. Ayrıca, işgalin ardından oluşturulan Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ve PKK terör örgütünün karargâhının bu bölgede olduğu da düşünülürse, ABD’nin Irak’ı PKK ve diğer terör örgütlerini korumak adına işgal ettiğini söylemek yanlış olmaz. Elbette, bu arada bölgenin zengin petrol yataklarını da kontrolü altına aldığı unutulmamalı.

Kısacası, Bayık’ın çözüm sürecinde ABD’nin gözlemci olmasını istemesinin yanlış bir tarafı yoktur. Terör örgütü ABD’yi gözlemci olarak kabul edebilir ama Suriye’de Kobani bahane edilerek ABD’nin Türkiye’yi kara savaşına girmeye zorlaması ile Bayık’ın bu isteği birlikte düşünülürse bilinmelidir ki, ülkemize yönelik tehlikeli oyun sürüyor. Zaman içinde duruma göre piyonlar ileri sürülüyor. Yani, terör örgütünü Türkiye’nin başına musallat eden ABD’nin gözlemci olması isteği gündeme getiriliyor. Bir başka ifade ile çözüm sürecinin devamını istediklerini açıklayan terör örgütü mensupları bu tavırları ile Türkiye’ye güvenmediklerini ama ABD’ye güvendiklerini ifade etmiş oluyorlar. Bayık’ın üçüncü bir gücün çözüm sürecine gözlemci olmasını istemesi ve bu isteği şu sözlerle ifade etmesi dikkat çekici değil mi:

“Bu üçüncü güç ABD olabilir. Uluslararası bir heyet de olabilir. Aracılara, gözlemcilere ihtiyaç var. Bizler Amerikalıları da (gözlemci olarak) kabul edebiliriz ve gördüğümüz kadarıyla o yöne doğru gidiş var. Tüm dünya bizim 2013 Nevruzu’nda ateşkes istediğimize, sorunu barışçıl bir biçimde çözmek istediğimize şahittir. Ama Türkiye bize başka bir seçenek bırakmazsa kendimizi savunuruz”. Bayık’ın bir yandan ABD’nin gözlemciliğini dile getirip ardından da Türkiye’yi tehdit etmesi birlikte düşünüldüğü takdirde, terör örgütünün arkasındaki güçlerin eli kırılmadığı sürece çözüm süreci istenen sonucu vermeyecektir. Sorunu uluslararası platforma taşıma isteğinin ifadesi olan Bayık’ın sözleri bunu gösteriyor. Çünkü o güçlerin Türkiye’den istekleri bitmiş değildir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.