23 Eylül 2017 Cumartesi2 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:19Güneş 06:45Öğle 13:04İkindi 16:26Akşam 19:09Yatsı 20:28
    • 20°C Adana
    • 16°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 16°C Ağrı
    • 18°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 104.123 0.12
  • Altın: 145,809 0.26
  • Dolar: 3,4910 -0.49
  • Euro: 4,1702 -0.46

Yazılacak ne var?

Kemal Belgin

EVET,  Brezilya bizi 4–0 yendi. Maçın skoru bu, futbolu ise tamamen rakip tarafındaydı. Üstün teknik kapasite, tek topun nerede ve ne zaman gerekli olduğunun öğretilir derecede oynanması, şut ve plase arasındaki farkın hangi pozisyonlarda kullanılması doğruları... Ve de en önemlisi Brezilya’nın da savunma gereklerini çirkinleştirmeden uygulamaya başlamış olması... 4-4-2’nin uygulamada Neymar olunca çeşitlemelerinin neler olabileceği de sergide vardı.
Bana göre bu maçı daha fazla analiz etmenin gereği yoktur. Dersimiz Brezilya idi aldık... Ama asıl alınması gereken daha başka ve de daha önemli dersler vardı. Onları açalım.
Neymar, İstanbul’a yedi-sekiz kişilik mahiyeti ile geldi. Korumalar, belki de menajeri, doktoru, psikologu, hatta aşçısı... Kafile böylesine kalabalıktı. Adamın bonservisi de, yanlış hatırlamıyorsam, 100 milyon avro civarında... Cebine koyduğu yıllık para da 10 milyon avronun üzerinde... İşte bu adam, böylesine bir özel gösteri maçında doksan dakikada sahada kaldı. Ne kenara beni alın dedi ki, skor çoktan bitmişti, ne de kenardan ona hocası kement attı. Adam futbol oynamaktan ne kadar zevk aldığını ortaya koydu ki, artı 3’te rakibine neden sarı kart gösterilmediği yakınmasında bulundu hakeme... Oyunun hiçbir bölümünde Kadıköy manzarasına dalmadı. Kendisine yöneltilen alkış yağmuruna da şöyle bir elleriyle katıldı o kadar. Yani dedi ki, “Ben sadece görevini yapıyorum ve bundan da büyük zevk, keyif alıyorum...” Teşekkürler Neymar! Örnek alındıysan ne mutlu bize!
Devam edelim... Maçın biletli seyircisinin 50 bine yakın olduğunu öğrendim. Demek ki benim futbol meraklım takım bulunca, futbolcu bulunca, yıldızlar topluluğu bulunca maça geliyormuş. Kadını ile, çocuğu ile... Ama aynı seyircim, böylesine bir maçta neden Milli Takımı’mı ıslıklıyor ki? Yoksa Almanlar 7 attı biz niye atamıyoruz diye mi? İşte bu olmadı dostlar! Tam tersine böyle bir takımı ülkeye getirdiği için benim takımımı alkışlamanız gerekliydi.
Ve de önemli bir yer... Tam 102 ülke izlemiş bu maçı ekrandan... Düşünebiliyor musunuz, yıllardır dünya rekabeti diye yutturmaya çalıştıklarımızı bir tek ülke bile izlemiyor ama söz konusu Brezilya olunca 102 ülke insanı ekran başına koşuyor. Tekrar teşekkürler Brezilya! En azından bizim güzel bir stadımızı sunduk dünyaya...
Biter mi bu maçın teknik analiz dışı özellikleri? Hayır! Bu Brezilya takımında, benim ülkemin medyasının beğenmediği, kendilerini ülkede şampiyon yapmanın yanı sıra Avrupa Kupaları’nda da başarıya götüren kulüplerimin dışladığı Lucescu’nun yetiştirmesi kaç oyuncu vardı biliyor musunuz? Tam tamına beş adet... Örneğin, şu anda Chelsea’de oynayan William’ın golünü beğendiniz mi? İşte biz böyle bir hocayı, “Dikkat edin, Türkiye’yi Çavuşescu’nun Romanya’sına benzetiyorlar” uyarısı üzerine şutladık, ya da ondan sıyrıldık. Peki, haksız mı çıktı? Daha çok dizler döveriz. Rumen hoca bu değerleri üç kuruşa Ukrayna gibi şimdi savaşın yaşandığı ülkeye getirmiş, orandan da aldığının on veya on beş katına satmıştır. Acaba şimdilerde borç içinde kıvranan Galatasaray’ın takımı neydi, kasasında kaç parası vardı? Hakeza Beşiktaş için de aynısı geçerli... Pardon, Schacter Şampiyonlar Ligi’nde ne yapıyor şimdilerde? Her sene yaptığı gibi...
Ve son olarak... Yahu ayıptır be! Maç bitmiş, Neymar diye inliyor stat. Türk futbol seyircisi milli takımı dört yemiş olmasına rağmen rakip takımı alkışlıyor. Çimende sarmaş dolaş olanlar çok. Arda, takım arkadaşı Miranda ile ve eski takım arkadaşı ile kol kola... Ne olur be, yayıncı kuruluş musun nesin, reklâmı beş dakika geç girsen de özlediğimiz bu tabloları yaşasak... Ben futbol federasyonunun yerinde olsam, yayıncı kuruluşla sözleşme imzalarken bu şartı koyarım oraya... Kabul eden imzalar, etmeyen yürür gider. Gerekirse beş kuruş olmadan yayınlatırım... Ama nerede o federasyon? Tebrik ederim yayıncı kuruluş; güle güle harca reklâm paralarını! Nasıl olsa bir başka kurumuna yapılan hakaretler için açtığın davayı bile mahkemeden geri çekebiliyorsan, ben sana daha başka ne diyeyim?  
Evet dostlar; Bu maç skoru, futbolu bir yana öylesine derin ve ciddi dersler verdi ki, alabilene tabii ki...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.