24 Ocak 2017 Salı25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:45Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:54Akşam 18:18Yatsı 19:42
    • 3°C Adana
    • -3°C Adıyaman
    • -4°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • -4°C Amasya
    • -10°C Ankara
    • 3°C Antalya
    • 1°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • -1°C Balıkesir
  • BIST: 83.048 -0.02
  • Altın: 146,881 0.24
  • Dolar: 3,7605 -0.81
  • Euro: 4,0391 -0.24

M.Kemal’in ilk ve son meclis nutku

Ahmet Doğan İlbey

Din-i İslâm ve Vatan-ı İslâmiyye üzere yapılan Millî Mücadele’nin ruhuna sadakatsizliğin birçok örneklerinden biri de M. Kemal’in yüzde yüz zıtlık ihtiva eden, dünya görüşü olarak birbirini temelden tekzip ve reddeden ilk Meclis ve son Meclis konuşmalarıdır.

“HİLAFET… MAKAMINI ESARETTEN KURTARMAK İÇİN MECLİSTEYİZ”

24 Nisan 1920’de M. Kemal’in Meclis Başkanı seçilmesinin ardından yaptığı konuşması, Millî Mücadele’nin başlatılmış olmasının mâna ve maksadının bütünüyle İslâmî müesseselerin ve hilafetin korunacağı bir devlet yapısını devam ettirmek olduğu üzerinedir:

“Saygıdeğer Efendiler, milletin alınyazısına doğrudan ve tamamen el koyarak Hilafet ve Saltana makamını uğramış olduğu esaretten kurtarmaya ve ülkenin bütünlüğü ve gü­venliği uğrunda her özveriyi büyük bir kesinlikle gösterme­ye karar vermiş olan Yüce Meclisinizin Başkanlığı’na seçil­mek suretiyle hakkımda açıklanmış bulunan güven ve ya­kınlığa teşekkür borçluyum. Hayatımın bütün evrelerinde olduğu gibi, son zamanla­rın buhranları ve felaketleri arasında da bir dakika geçme­miştir ki her türlü huzur ve dinlenmemi, her çeşit kişisel duy­gularımı milletin kurtuluşuna ve mutluluğu adına feda et­mekten zevk duymamış olmayayım. Gerek askerlik ve ge­rekse siyasi hayatınım bütün zaman ve evrelerini dolduran mücadelelerimde daima hareketim ilkesi milli iradeye daya­narak milletin ve vatanla ihtiyacı olan gayelere yürümek ol­muştur. Bugün Yüce Heyetinizin oybirliği ile sonuçlanmış olan milli güveni değerlerimin çok üstünde görmekle birlikte şahsım için bir amaç olarak değil birlikte giriştiğimiz kutsal mücadelenin yönelmiş bulunduğu gayeleri elde etmek için milletin bağışladığı bir dayanak olarak kabul ediyorum. Bu milli birliğin bana yüklemiş olduğu sorumluluk, biliyorum ve hepiniz de bilirsiniz ki, çok ağırdır. İçinde yaşadığımız örne­ği ender bulunan dakikaların tehlikelerine rağmen bu ağır milli sorumluluğun altında ancak Yüce Heyetinizin yardım ve desteği ile ve hak yolundaki mücadelede Yüce Allah’ın koruyuculuğunu ümit ederek çalışacağım. İnşallah Yüce Padişah Efendimiz Hazretleri’nin sağlık ve esenlikle her türlü yabancı kayıtlardan kurtulmuş olarak hükümdarlık makamında sonsuza dek kalmasını Yüce Tanrıdan dua ederim.” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri)

1923’de ilân ettirilen Cumhuriyetin siyasî ve askerî gücünü tek elde toplayan M. Kemal asıl zihniyetine rücu eder, yâni Batılı, pozitivist ve laikçi görüşlerini adım adım gerçekleştirir ki 1937 yılına gelindiğinde onun gerçek yüzü ve zihniyeti 1Kasım 1937 tarihli son Meclis açılış konuşmasıyla ortaya çıkar. Uzun konuşmasının sonundaki sadece bir pasaj onun ilk Meclis’te konuştuklarına temelden karşı olan bir düşünceye doğru evrildiğini göstermeye yetiyor:
                                                                                                                                        “PRENSİPLERİMİZ GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN KİTAPLARIN DOGMALARIYLA BİR TUTULMAMALIDIR”

“Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet idaresindeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır. Fakat bu prensipler gökten indirildiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutulmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”

Müslüman millete sadakatsizlikte sınır tanımayan ve sürekli aldatan Kemalizm bu ülkede daha ne kadar yaşayacaktır?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.