24 Temmuz 2017 Pazartesi29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:56Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:37Yatsı 22:18
    • 29°C Adana
    • 31°C Adıyaman
    • 19°C Afyon
    • 20°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 22°C Ankara
    • 33°C Antalya
    • 22°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 21°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,669 -0.01
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Büyümeyen çocuklar

Fatma Tuncer

Son yıllarda ergenlerle ilgili sorunların çok fazla abartıldığını düşünüyorum. Gençlik dönemi yaşamın en kritik dönemidir. Genç, bir yandan kişiliğini oluşturmaya diğer yandan toplumun normlarına ayak uydurmaya çalışmaktadır. 

Toplumun beklentilerine uygun yaşayabilmek, genç için kolay değildir. O, olayları değerlendirirken akıldan ziyade duyguları ile hareket eder. Ancak bütün bu sorunların hiçbiri atlatılamaz ya da üstesinden gelinemez değildir. 

O yüzden Rabbimiz ergenlik dönemi ile beraber kişiyi eylemlerinden sorumlu tutar. Genç yaşamın zorlukları ile başa çıkabilecek kapasiteye artık sahiptir. 

Ancak günümüzde gelişimlerinin bir sonucu olarak ergenlerin hata yapma hakları varmış gibi bir intiba bırakılıyor.

Modern psikoloji, ergenlik sorunlarını aşırı abartarak adeta, ergenin hatadan korunma gücü ve iradesinin olmadığı duygusu veriyor.  Ergenlerle ilgili haberlere, araştırmalara veya uzman görüşlerine hemen her yerde rastlayabiliyorsunuz. 

Fakat ekseriyetle büyümeyen ve kendine yetemeyen bir genç profili çiziliyor. Bu durum gençlerin, ben nasıl olsa ergenim hata yapma şansım var diye düşünüp kontrolü kaybetmelerine neden oluyor.
Büyüklerimiz, 18–20 yaşlarında evlenip, hayata atılmış ve erken yaşta anne-baba olmuşlardır. O zamanlar bugün olduğu gibi insan yaşamını kolaylaştıracak imkânlar da yoktu. 

Onlar bir yandan çalışıp ekmek parası kazanırken diğer yandan çocukların eğitimi ve bakımı ile ilgilendiler. Günümüzde 18 yaşını bitirmiş bir genç anne-babanın gözünde büyümemiş küçük bir çocuk olarak görülüyor. 

O yüzden ayaklarının üzerinde duramıyor, anne-babanın desteği ile hayatta kalıyor. Onlara göre bu çocuk, kendine yetemez, sorumluluk alamaz ve hata yapsa da hoşgörü ile karşılanmalıdır. Çünkü medya aracılığıyla, kendine yetemeyen ve her türlü soruna açık olan bir gençlik prototipi çiziliyor.
Dinimiz ergenlik süreci ile birlikte insanı sorumlu tutuyor. Zira artık genç, hataları ile birlikte hayata katılabilir ve yetişkinlerin rollerini yavaş yavaş benimseyerek halini düzeltebilir. 
O yüzden anne babalar artık bu çocukların büyüdüğünü kabul etmelidirler.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.