28 Mart 2017 Salı1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:20Güneş 06:47Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:32Yatsı 20:53
    • 18°C Adana
    • 14°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 9°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 147,357 1.03
  • Dolar: 3,6478 0.95
  • Euro: 3,9515 0.65

Papa, patrik vs.

Abdurrahman Dilipak

Herkesin merak ettiği soru şu: Latin kilisesinin başı İstanbul’da ne arıyor?

Müslümanlar açısından iki başpapaz, yani iki inanç sisteminin ruhani başkanları bir araya geliyor..

Ama kendi hiyerarşileri açısından durum farklı. Papa aynı zamanda Vatikan devletinin de başı. Evrensel. Tüm dünya katoliklerinin sadece ruhani lideri değil, dini, siyasi lideri.. Bütün kiliselerin sahibi ve tanrının yeryüzündeki temsilcisi..

ortodokslukta Tanrıyı kilise ve kiliseyi de ruhani konsey temsil ediyor..

Katolik, ortodoks, protestan, Yehova şahitleri, Mormonlar gibi birçok hristiyan topluluğu var..

Aslında hristiyanlık Hz. İsa’nın tebliğ ettiği din değil. Onu Tarsuslu Saul uydurdu. Yani Pavlus. Bugün tek bir hristiyanlık da yok.. Haçı uyduran da teslisi uyduran da o..

Hz. İsa Beni İsrail peygamberi idi, O’nu pagan gelenekle bezeyip latinleştiren ve ait olduğu Beni İsrail geleneğinden ayrılarak, haramları helal kılan Saul’dur.. 

Bugünkü hristiyanlık Saul’ün dinidir..

Aslında Yahudiler “Üzeyir Allah’ın oğludur” diye bir yalan uydurmuşlardı, Babil dönüşü. Çünki Hz. Üzeyir, yasaklanan Tevrat ve Zebur’u yeniden tek bir kitap olarak tanzim etmişti.. Saul de Pavlus adı ile İncil’i yeniden tanzim etti. Onda olmayanı ona ekledi. Onda olanı ondan çıkarttı.

Airuscular bu açıdan daha doğru bir yol izlediler ama Roma ve Bizans çizgisi bu günkü hristiyanlığın mimarları oldular..

Bugün gelinen noktada hristiyan dünyasında 3 büyük yöneliş var. Katolizm, ortodoksluk ve protestanlık. Yeni akım protestanlık olmakla birlikte kendi içinde en çok bölünen akım protestanlık. Katoliklik en çok eleştirilen, tartışmalı akım olsa da kendi içinde belli bir hiyerarşik ve kurumsal bir yapı oluşturuyor.. Ortodokslar, Rum, Süryani, Arami, Ermeni, Rus, Yunan, Kudüs, Mısır kilisesi gibi farklı kollara ayrılıyor.. Hatta Rum kilisesi, Kadıköy, Hatay metropolitanlıkları olarak farklı statülere sahip. Protestanların sayısı belli değil.. Kendi aralarında bir birlik de yok. Bir Beni İsrail geleneği olmalarına rağmen birtakım derin siyasi bağlar hariç legal bir bağ da yok. Anti semitik siyonistler diyebileceğimiz evengalişler de farklı bir çizgiyi savunuyorlar.

Ne akaid, ne zikir, ne gelenek, ne ibadet ve ne de muamelat olarak arlarında bir birlik yok..

Latin ve Rum kilisesi birlik olabilir! Yok öyle bir şey.. O zaman Ortodox dünyası bir kez daha bölünür. Rus kilisesi ile ciddi sorunlar yaşanır. Zaten Ukrayna meselesi dengeleri altüst etmişken böyle bir şey hiç mümkün değil. Olsa olsa yakınlaşırlar, aralarındaki mesafeyi azaltırlar, hristiyan dünyasına moral vermiş olurlar, o kadar..

Yoksa, patrikhanenin ekümeniklik iddiasının önünde, sanılanın aksine Türkiye değil Rusya. Bana göre bütün dinler evrenseldir.. Patrikhanenin ekümeniklik iddiası asıl Müslümanlar açısından sorun değil, ortodoxlar açısından sorun.. Yani, Fener kendisini ortodoksluğun evrensel temsilcisi ilan ederken, kendini diğer kiliselerin üstünde görmüş oluyor. Diğerlerini kendine bağlamak istiyor.

Bana kalırsa Türkiye’nin bir ortodox politikası, bir Doğu Roma ve Bizans politikası olması gerek ve bu konunun artık üniversiteler tarafından da araştırılmaya başlaması gerek..

Papanın Türkiye ziyareti birçok açıdan önemli.. Bu vesile ile Ankara Vatikan ile ilişkilerinin geleceğini de yeniden masaya yatırması gerek.

Papalık, Kudüs ve Filistin meselesinde nerede duruyor, İsrail’le ilişkilere nasıl bakıyor, dinler arası diyalog denilen, paralel yapının da işin içinde olduğu sürecin geleceği, haçlı zihniyetinin çağdaş versiyonu Tapınakçıların Türkiye üzerindeki hesapları, Mısır, Suriye ve bölgede yaşanan olaylar karşısında Vatikan’ın tutumu konusunu yeniden ele almak gerekiyor..

Vatikan’ın derdi başından aşkın aslında.. Hızla cemaat kaybediyor.. Gençler kiliseye fazla ilgi ve saygı göstermiyor. Aile dağılıyor.. Uyuşturucu ve alkol batı toplumunu çürütüyor. Fuhuş da öyle.. Kilise içindeki ahlaki zaaflar, mali usulsüzlükler, teolojik tartışmalar Vatikan’da morallerin altüst olmasına yetiyor zaten.

Geçmiş ve gelecek tartışmaları, kataşizm, sekülerleşme, agnostizm kilisenin en büyük sorunları arasında..

Vatikan bugün kendisi himmete muhtaç bir dede, nerde ki gayrıya himmet ede konumunda..

Bu arada Papalık, Bari’deki, Demre’den kaçırılan Aziz Nicalaus’un kemiklerinin iadesi konusunda ne düşünüyor aceba..

Selâm ve dua ile..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.