23 Ocak 2017 Pazartesi25 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:15Öğle 13:23İkindi 15:53Akşam 18:17Yatsı 19:41
    • 4°C Adana
    • 3°C Adıyaman
    • -3°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • -2°C Amasya
    • -7°C Ankara
    • 5°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 0°C Balıkesir
  • BIST: 83.048 -0.02
  • Altın: 147,105 0.39
  • Dolar: 3,7605 -0.81
  • Euro: 4,0391 -0.24

Osmanlıca Güzel Hat

Şevket Tandoğan

Osmanlıca okuma yazmanın liselerde seçmeli, imam hatip ve benzeri okullarda zorunlu olarak ders müfredatına konması, çok önemli, hayırlı ve tarihî bir karar olacaktır. Esasen bu kritik adım, yakın tarihimiz ve kültürümüzle koparılan bağların tekrar onarılması ve özümüze dönülmesi anlamında dönüm noktası olarak kimliğimize kavuşmak, değerlerimizle buluşmaktır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında çağdaşlaşma ve batılılaşma bahanesiyle dayatılan, aslında Müslüman Türk Milletini köklerinden kopararak haçlı batılıların uydusu yapan özenti ve batı taklitçiliğinin başında harf inkılabı gelir ki, bu uygulama ile koca bir millet bir gecede cehalete terkedilmiş, yaşayan millî alfabesi yasaklanmış, yakılmış ve çöpe atılmıştır. Hiçbir ülkede böyle bir tarih ve kültür yıkımı olmamıştır.

Yazımı kolay ve seri, edebî üslubu akıcı, güzel hat sanatı gelişmiş, nezaket ve zarafet dili güzelim Osmanlı Türkçesi ile her alanda yazılmış milyonlarca kitap, arşiv belgeleri, duvarları süsleyen güzel hat levhaları ve tüm dünyadaki imparatorluk eserlerine kazınmış tarihî yazıtlar göz ardı edilerek, harf inkılabı yapılırken asıl amaç; Latin harflerinin kolaylığı ve okuma yazmanın yaygınlaşması değil, yeni nesillerin dinî kitapları okuyamamasını sağlamaktı. Maalesef uzun yıllar bu amaç gerçekleşmiştir.

Arap harfleri ile yazılan Osmanlı Türkçesi; Müslümanlıkla birlikte Kur’an yazısı olarak yaklaşık bin yıldan fazla kullanıldığı ve emek verilip benimsendiği için, millî sanat ve estetiğimize uygun, öğrenilmesi ve telaffuzu çok kolay zengin bir lisan idi. Arap harfleri olmasına rağmen millî alfabe haline gelmişti. Zaten şimdi kullandığımız harfler de bize ait değil, adı üstünde Latin alfabesidir.

Osmanlıcada yabancı kelimelerin çokluğu zarar değil, zenginlik ve evrenselliktir. Dünyadaki bütün diller birbirine sirayet etmiştir. Bu günkü sözde arı Türkçemiz de yabancı kelimelerle doludur.

Arap-Kur’an alfabesi hiç zor değildir. Bilim ve teknolojinin gelişimine de engel değildir. Nitekim dünyada en zor Japon alfabesi, Çin alfabesi bu ülkelerin gelişmesine engel olmamıştır. Osmanlı alfabesi o kadar kolaydır ki, istenirse bir ayda öğrenilebilir.

Osmanlı Türkçesini ve alfabesini öğrenmek gençlerimize çok yararlı olacak ve ufuk açacaktır. Arap dilini öğrenmeleri de kolaylaşacaktır. Böylece bir buçuk milyar civarındaki İslam dünyasının ortak alfabesini öğrenerek dünya ile kaynaşmaları sağlanacaktır.

Latin harfleriyle yazılan iki sayfalık yazıyı, Arap harfleriyle yaklaşık bir sayfaya sığdırabilirsiniz. El ile Latin harfleriyle bir saatte yazabildiğiniz dökümanı, Arap harfleriyle neredeyse yarım saatte yazarsınız.

Buna dair bir anekdot nakletmek isterim:

12 Eylül darbe döneminde, bir dînî hizmet cemaatinin önde gelenlerinden birçoğu, o zaman yürürlükte olan TCK.163. maddeye muhalefetten, laikliğe aykırı olarak örgüt kurmak suçlamasıyla Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu yargılanıyorlardı. Bu davanın savunma avukatlığını üstlenen hukukçulardan birisi de merhum Prof. Muammer Aksoy idi.

Din hizmetinin laikliğe aykırı olmadığını haykırıyordu. Prof. Muammer Aksoy bir duruşma öncesinde benim de bulunduğum bir büroda yapacağı savunmayı hazırlarken Osmanlıca not tutuyor, gayet hızlı ve güzel yazıyordu. İyi Atatürkçü ve laik birisi olan hocaya neden bu harfleri kullandığını sorduğumuzda: “Ben bu yazıyı kolay ve hızlı yazıyorum. Hem de az yer tutuyor, kolay okuyorum. Bu güzel yazı bırakılır mıydı?”demişti.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.