USD Alış: 1.530 USD AlışUSD Satış: 1.543 USD SatışEuro Alış: 2.142 Euro AlışEuro Satış: 2.162 Euro SatışAltın Alış: 46.0530 Altın AlışAltın Satış: 46.2720 Altın Satış
Belçika’da Meclis’e, bizde hapise...        Toptan: Eğer belge doğru ise......        Albay Çiçek, böyle kurtarıldı...        İstanbul Emniyeti'nde atama ve terfiler...        Klida Kalesi turizme kazandırıldı...        Madımak mitinginde CHP provokasyonu...        Karabulut cinayeinde FLAŞ gelişme...        Gül, 648. Kırkpınar Yağlı Güreşleri'ni izleyecek...        İzcilerin Çanakkale seferi başladı...        Bakan Eroğlu: Uludağ'ı dünya turizmine açacağız...        Hükümetin zam önerisini protesto ettiler...        Otomobil, kamyonla çarpıştı: 1 ölü, 1 yaralı...        
Habervaktim
Recep
10

1430  
 
Cuma

Temmuz
3
2009
 
 
ANA SAYFA
SON DAKİKA
ANASAYFAM YAP
FAVORİLERE EKLE
FOTO VAKTİM
VİDEO VAKTİM
SOHBET VAKTİM
MİZAH VAKTİM
KARİKATÜR
PORTRE
YAZARLAR
SİTENE EKLE
HABER ALARMI
 
 
 
 
 
 YAZARLAR
Hasan Karakaya Mahkemenin ondördü, tahliye kararını nasıl verdi?
Vakit Hasan Karakaya
Abdurrahman Dilipak Türkiye, Honduras olabilir mi?
Vakit Abdurrahman Dilipak
Ali Karahasanoğlu Sivas ve Başbağlar, “derin el” işi değil mi?
Vakit Ali Karahasanoğlu
D.Mehmet Doğan Deniz bitti! Oyun çoktan bitti!
Vakit D.Mehmet Doğan
Mustafa Özcan Fransa’nın Emanullah’ı, Sarkozy...
Vakit Mustafa Özcan
Serdar Arseven Murat Yalçıntaş’la “Ekonomi nasıl düze çıkar?” sohbeti
Vakit Serdar Arseven
Hasan Aksay Doğruda rahmet, yanlışta paratoner
Vakit Hasan Aksay
İbrahim Karagül Bütün bunlar “kontrollü kriz” senaryosu muydu?
Y. Şafak İbrahim Karagül
Abdurrahim Karakoç Geciken kitab hattındayız
Vakit Abdurrahim Karakoç
Mümtaz'er Türköne Komutanın görevi
Zaman Mümtaz'er Türköne
Yavuz Bahadıroğlu Osmanlı’da İşçi Hakları
Vakit Yavuz Bahadıroğlu
M. Şevket Eygi Kur’anda ve Kur’anla nasıl birleşilir?
M. Gzt. M. Şevket Eygi
Abdullah Büyük Yaz mevsimi, yaz kursları, çocuklar ve babaları
Vakit Abdullah Büyük
Arzu Erdoğral Sayın Baykal; sizce, gelişmelerde, bir mıncıklama hadisesi var mı?
Arzu Erdoğral
Akif Emre İktidar, medya ahlak ilişkisi
Y. Şafak Akif Emre
Sibel Eraslan “MAHİNUR” yazısını niçin geciktirdim?
Vakit Sibel Eraslan
Cemal Nar Kot Pantolon
Cemal Nar
Selçuk Özdağ Her nereye bakarsan Hak gözüyle bak. Bir köy: Bilvanis
Selçuk Özdağ
İrfan Sönmez MGK'dan darbe ummak
İrfan Sönmez
Fatma Tuncer Tatillerde neler okumalıyım?
M. Gzt. Fatma Tuncer
Atilla Özdür Rejimin teminatı...
Vakit Atilla Özdür
Cevdet Kara Diyarbakır Kalesi’nde kongre savaşları...
Cevdet Kara
Ahmet Varol İslâm bir hayat nizamıdır
Vakit Ahmet Varol
Sami Özey Sihirbaz takım Brezilya...
Vakit Sami Özey
Hüseyin Öztürk Sanma bu tekerlek kalır tümsekte
Vakit Hüseyin Öztürk
Merve Kavakçı Her nefis ölümü tadacaktır...
Vakit Merve Kavakçı
Hüseyin Gülerce Vesayetçiler için bir avcı hikâyesi...
Zaman Hüseyin Gülerce
Ahmet Kekeç Bu kadar 'porno yayın sanığı' nerde var?
Star Ahmet Kekeç
Yunus Vehbi Yavuz Kur'an okuma mazlumu çocuklar
Yunus Vehbi Yavuz
Mustafa Selçuk Panik küçülmesi
Türkiye Mustafa Selçuk
Faruk Çakır Neyi tartışıyoruz?
Yeni Asya Faruk Çakır
Mevlüt Özcan Tatildeİzinde dinlenmenin yolu
M. Gzt. Mevlüt Özcan
Metin Hasırcı D-8’lerin 13. yılına ayak basış
Vakit Metin Hasırcı
Serdar Demirel Nedir bu meal enflasyonu?
Vakit Serdar Demirel
Abdullah Yıldız “Birr”in (iyiliğin) neresindeyiz?
Vakit Abdullah Yıldız
Mustafa Çelik Nesillerin ihyası
Vakit Mustafa Çelik
Ali Eren İşte böyle...
Vakit Ali Eren
Nusret Çiçek Fişlenmişiz haberimiz yok!
Vakit Nusret Çiçek
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Hasan Karakaya - Vakit
hasankarakaya@vakit.com.tr
2008-09-04

Ezan Girmeyen yere, yolsuzluk girer
 

Ezan girmeyen yere, yolsuzluk girer!
Bir süredir, “3 kitabı birden” okuyorum... Zaman oluyor birine dalıyor, onu okuyorum... Zaman oluyor, diğer ikisini okuyorum... Birisini bitirdim sayılır... Evet, Ahmet Çağlayan tarafından kaleme alınan, Kayıhan Yayınları tarafından piyasaya sürülen “Asr-ı Saadet’ten Günümüze Ezan” adlı 287 sayfalık kitabı bitirdim sayılır... Hüsnü Aktaş Hocaefendi tarafından yazılıp, Misak Yayınları arasında çıkan Medeni Vahşet adlı 240 sayfalık kitabı ise, yıllar önce okumuştum. Ama, bir defa daha ibret ve heyecanla okuyorum... Çünkü bu kitapta, “yazarını hapsettiren yazılar” yer alıyor... Evet, “12 Eylül Cuntası”nın gerçekleştirdiği “darbe” günlerinde; Hüsnü Aktaş Hocaefendi, bu kitabı dolayısıyla yargılanmış, tutuklanmış ve “Mamak Askerî Cezaevi’nde bir yıl kadar tutuklu kaldıktan sonra” tahliye edilmişti...
Okuduğum diğer kitabın adı; ilk bakışta “meslekî bir kitap” gibi görünse ve “kapak dizaynı” da bunu desteklese bile, aslında “yolsuzlukların kılcal damarları”na kadar inen ve “peşkeşleri deşifre eden” bir kitap...
TÜRK İŞİ MORTGAGE
Adı, “Türk İşi Mortgage” olan ve emekli Binbaşı Zeki Bingöl tarafından kaleme alınıp, Togan Yayıncılık tarafından piyasaya sürülen 568 sayfalık kitapta, “Haramidere’den başlayıp, Silivri’ye kadar uzanan bölge”de dönen “dolap”lar, “entrika”lar, “yolsuzluk”lar ve en önemlisi de “arazi peşkeşleri” anlatılıyor...
“Anlatılıyor” diyorum, oysa “anlatan” kişi; aynı zamanda bu “tezgâh”ları gören, yaşayan ve “gücü yettiğince müdahale eden” kişidir... Evet, “emekli Binbaşı Zeki Bingöl”dür... Görevi esnasında, “yolsuzluk” yapanlarla, kelimenin tam anlamıyla “boğuşmuş”tur!.. Ne çare ki, “yolsuzluk yapanların daha güçlü olduğu” bu ülkede, daha ileri gidememiş, “emekliye ayrılmak” zorunda kalmıştır...
MUSTAFA KEMAL KİM, DEDİ GENERAL!
Ama, nasıl ayrılma?!?..
Buyurun, “o an”ı, Zeki Bingöl’ün kendi kaleminden okuyalım:
“Sonunda kararını verdi.
Artık Silahlı Kuvvetler'de yapacak bir işi kalmamıştı.
Dilekçesini verdi ve Korgeneral N.Ç.'nin makamına çıktı.
Korgeneral ona "Sen kimsin? Şuna bak" dedi. Sanki bir itmiş gibi hissetmesini istiyordu binbaşının.
Girerken her asker gibi kendini takdim etmişti.
O yüzden “arz etmiştim” dedi... Korgeneral N.Ç. "Sen neyine güveniyorsun, arkanda kim var? Ben asıl onu merak ediyorum, delikanlıysan söylersin."
Binbaşı gururlu bir şekilde "Mustafa Kemal" dedi.
"O kim" dedi, General.
"Atatürk" dedi Binbaşı... Korgeneral N.Ç. Atatürk'ü duyunca bir an dondu kaldı. Terlemeye başladı. “Bak senin hazırladığın rapor elimde” dedi. Belli ki Askeri Şûra’ya bu rapor da gitmişti. Korgeneral'in tek amacı vardı: Jandarma Genel Komutanlığı'na Kurmay Başkanı olmak.
Korgeneral aşağılamaya başlayınca Binbaşı;
"Ben Cumhuriyetin onurlu bir subayıyım, sizinle görüşmem burada bitmiştir" dedi.
“Seni mahkemeye vereceğim. Tazminat davası açacağım” diyordu Kongeneral.
"Aç" dedi binbaşı ve odadan çıkıp gitti.”
DEVLETİN ARAZİSİ NASIL YAĞMALANDI?
Evet, böyle bir “ayrılış”tır Zeki Bingöl’ün ayrılışı.
Ayrılmıştır ama, yaşadığı olayları kitaplaştırmış ve “kamuoyunun bilgisi”ne sunmuştur!..
İşin güzel tarafı;
Yazılanlar, “yazıldığı yerde” kalmamış ve “Ergenekon İddianamesi”ne girmiştir!.. Ve bu iddialar, Vakit’in 6 Ağustos 2008 tarihli sayısına “askerî arazi talanı” başlığıyla “manşet” olup, iddianamedeki iddialar şöyle sıralanmıştır:
¥ Yakuplu Limanı’nda taşımacılık kooperatifi başkanı Mehmet Kahraman, jandarma bölge komutanlığı tarafından Diyarbakır’dan getirildi ve uyuşturucu işinde kullanılıyor.
¥ Arazi yolsuzluğunda Ahmet Özal’ın menfaat temin ettiği tespit edildi.
¥ Alkent 2000 villalarında 280 adet villa, milli savunma arazisine inşa edilmiştir.
¥ Orgeneral Teoman Koman, Yakuplu’da kaçak inşaat yaptırmaktadır.
¥ Aygaz dolum tesisinin arazisinin Milli Savunma Bakanlığı’ndan devrinde Orgeneral İsmail Hakkı Akansel menfaat temin etti.
¥ Orgeneral Çevik Bir, Tepekent villa inşaatının perde arkasında olmakla beraber 560 dönüm hazine arazisi gasp edildi. Mahkeme kararı olmasına rağmen talan devam ediyor.
¥ Vali Erol Çakır’ın usûlsüz ihalesi ve kendi vali yardımcılarına cinsel tacizde bulunduğu tespit edildi.
¥ İl Jandarma Komutanının bir generalin huzurunda ve savcının yüzüne karşı soruşturmada görev alan binbaşıyı vuracağını ifade edecek cesareti göstermesi kabul edilebilir tehdit sınırlarını zorluyor.
¥ Süleyman Demirel’in akrabalarının arazi yolsuzluğunda menfaat temin ettikleri tespit edildi.
¥ Yolsuzluğa adı karışanların isim ve makamları işlem yapacak kolluk ve adliye mensuplarını son derece korkutmaktadır. Hatta bu isimlerin zabıtlara geçirilmesi bir yana telaffuz edilmesinden dahi kaçınılıyor.
BİRBİRİNİ TETİKLEYEN OLAYLAR!
Dedim ya; bu günlerde, işte bu üç kitabı birden okuyorum.
Aslında, bu üç kitap; “Türkiye’de yaşananlar”ın, birbirlerini tetikleyerek yol açtıkları “zincirleme sonuçları” açıklıyor gibi!..
Meselâ, Ahmet Çağlayan’ın yazdığı “Ezan” adlı kitap, “Ezanı Türkçeleştiren”lerin ve “ibadetlere müdahale” edenlerin, aslında nasıl bir “vurgun ve soygun düzeni” peşinde olduklarını deşifre ediyor... Evet, “ibadetlere müdahale edenler”in gelip dayandığı nokta, Zeki Bingöl’ün kaleme aldığı “Türk İşi Mortgage” olarak vasıflandırılabilecek “vurgun, soygun ve peşkeş” düzenidir!..
Bunlar, “birbirini tetikleyen” olaylardır!..
Hüsnü Aktaş Hocaefendi’nin yaptığı da, bu düzene “isim” koymaktır:
“Medeni Vahşet!”
Tam da bu kitapları okuduğum şu günlerde, İzmir-Dikili’den gelen bir haber, “Medeni Vahşet”in hangi boyutlara ulaştığını gözler önüne serecek nitelikteydi.
Önceki günkü Vakit’te yer alan haber şöyleydi:
“İzmir Dikili’de mübarek Ramazan ayı öncesinde ilçede ezan sesinin ulaşmadığı bölgelere takılan hoparlörlerin, SHP’li Belediye Başkanı Osman Özgüven tarafından söktürüldüğü ortaya çıktı. Kendi imkânları ile alıp, ilçenin çeşitli noktalarına monte ettirdikleri hoparlörlerin sökülmesine büyük tepki gösteren vatandaşlar, aralarında imza toplayıp, belediye başkanı hakkında şikâyette bulundular.”
EZANLA İLGİLİ ANEKDOTLAR
İşte bu haberi okurken, “Ezan” adlı kitapta anlatılan olaylar geldi gözlerimin önüne.
Düşünebiliyor musunuz;
1932-1950 yılları arasında tam 18 yıl süren “Türkçe Kur’an, Türkçe Ezan, Türkçe tekbir ve Türkçe hutbe okutma” girişimleri, ancak ve ancak 16 Haziran 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi ve dönemin Diyanet İşleri Başkanı Ahmet Hamdi Akseki’nin 23 Haziran 1950’de bütün müftülüklere gönderdiği “genelge” ile sona erdirilmiştir!..
Peki, bu 18 yılda neler olmuştur?..
¥ Bir Cuma günü; “Türkçe Hutbe”ye itiraz edip, “Bu namaz olmadı” diye isyan edenler derhal karakollara götürülmüş ve orada bir güzel “benzetilmiştir!”
¥ 4 Şubat 1933 tarihinde bir “tamim” yayınlayan dönemin Diyanet İşleri Başkanı Rifat Börekçi, “ezanı Türkçe okumayanların cezalandırılacaklarını” bildirmiştir!..
¥ “Türkçe Ezan dayatması”nı delebilmek için, halk, minarelere “çocuk”ları ve “meczup”ları çıkarmış, onlara “ezanı aslî dilinde” okutmuşlardır.
¥ Milli Şef İnönü tarafından 2 Haziran 1941 tarihinde çıkartılan bir yasa ile, “Arapça ezan ve kamet” okuyanlara, 3 aya kadar hapis ve 10 liradan 200 liraya kadar para cezası verilmesi öngörülmüştür.
Bunun gibi daha nice “dayatma” örneği vardır ki, bunların hepsini burada yazmak mümkün değildir.
Ama, bir örnek var ki; her hatırladığımda tüylerim diken diken olur!..
“Namaz” için camiye gidenler, orada başlarına “takke” takmasın diye, saçlarına “zift/katran” sürülmüş, iyi mi?..
Yine o dönemle ilgili, bir de “sevindirici” bir örnek var ki, o da şöyle:
“Aslî dilde ezan”a izin verilince, Sultanahmet Camii’nin “6 minare ve 18 şerefesi”ne ayrı ayrı “müezzin”ler çıkmış ve 18 şerefede tam 18 müezzin, birer dakika arayla ezan okumuşlar!.. Camiye gelen cemaatin 10 bini aşkın olduğu, “sevinç gözyaşları” döktükleri kayıtlara geçmiştir!..
KATRANI ERİTSEN DE OLMAZ ŞEKER!
Aradan geçen 58 yıl sonra bugün, bu defa “aynı zihniyet” tarafından İzmir-Dikili’de “ezanın sesinin kesildiğini” duymak, beni yeniden “Milli Şeflik günleri”ne götürdü!..
Demek oluyor ki;
O zihniyet, hâlâ yaşıyor!..
O zihniyet, sadece “Halk”tan değil, aynı zamanda “Hak”tan da kopuk ve tahammülsüzdür!..
Hani, her zaman derim ya;
“Katranı eritsen de, olmaz şeker.
Cinsini sevdiğimin adamları, cinslerine çeker!”
Aynen öyle!..
“Şeflik despotizmi”ni yaşatıyorlar halka!..
Tabii, bunu yapmakla “yağma”ların, “peşkeş”lerin, “yolsuzluk” ve “soysuzluk”ların üzerini örtüyorlar!..
Ya da örttüklerini sanıyorlar!..
Hele söyleyin;
Bir “Medeni Vahşet” değil midir bu?!?..

 
 
 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 NAMAZ VAKTİM
Namaz Vaktim
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
 
 
 
 
 
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 BİR AYET    BİR HADİS
İman edip hicret eden ve Allah (c.c) yolunda mallarıyla,canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, Allah (c.c) katında daha üstündür..."
(Tevbe: 20)
  "Muhacir, Allah'ın (c.c) yasakladığı şeylerden uzaklaşan ve onları terk eden kimsedir."
(Buhâri)
 
 BİR DUA    BİR VECİZE
"Çünkü muradımız Sensin/ Gayrin sedasını kaldır/ Pak eyle gönül hanesin/ Kendi aşkınla doldur..."
(Aziz Mahmud Hüdâyi)
  İlim servetten daha kıymetlidir. Çünkü, serveti sen korursun, halbuki ilim seni korur.
(Hz.Ali (r.a))
 
 BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?
Pakistan'ın, 1960 darbesini gerçekleştiren cuntacılardan, Başbakan Adnan Menderes'i asmamaları için ricada bulunduğu ve Menderes'in idam edilmesi yerine Pakistan'a gönderilebileceğini bildirdiğini, cuntacıların ise Pakistan'ın bu isteğini reddettiğini biliyor muydunuz?

Türkiye'den ve dünyadan tüm son dakika haberleri ve gelişmeleri doğru haber'in vakti habervaktim'de
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.