D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

“Birlik’ten yoksun yüzyıl”

“Birlik’ten yoksun yüzyıl”

Bi­rin­ci Dün­ya Sa­va­şı­’nın 100. Yı­lı­nı ge­ri­de bı­ra­kı­yo­ruz... 1914’te baş­la­yan sa­vaş bi­zim için 1918’de bit­ti... Sa­vaş bit­ti­ğin­de İs­lâ­m’ın mer­kez top­rak­la­rı Av­ru­pa­’nın sö­mür­ge­ci dev­let­le­ri­nin iş­ga­li al­tın­da idi. Ana­do­lu bu iş­ga­li red­det­ti; iş­te bu “Mil­lî Mü­ca­de­le­”dir. 

İs­lâm dün­ya­sı­nın ana top­rak­la­rı asır­lar­dır düş­man sal­dı­rı­sın­dan emin bir ha­yat ya­şı­yor­du. Os­man­lı, İs­lâm dün­ya­sı­nın gü­ney ve ku­zey ba­tı­sın­da Av­ru­pa güç­le­ri­ne kar­şı set teş­kil edi­yor­du. Bü­tün me­se­le bu sed­di yık­mak­tı... 19. Yüz­yıl bu uğur­da sa­vaş­lar­la geç­ti. Garb ocak­la­rı­nı, Ce­za­yi­r’­i, Tu­nu­s’­u Fran­sız­lar iş­gal et­ti. Bal­kan­lar ba­ğım­sız­lık oyu­nuy­la Os­man­lı­’dan ko­pa­rıl­dı. 

19. yüz­yı­lın ikin­ci ya­rı­sın­da İs­lâm dün­ya­sın­da sü­mür­ge­ci ile­ri ha­re­ka­ta kar­şı cid­di bir uya­nış his­se­dil­di. Ye­ni ha­ber­leş­me araç­la­rı, ge­le­nek­sel ile­ti­şim ka­nal­la­rı, hac­cın sağ­la­dı­ğı ya­kın­laş­ma İs­lâm dün­ya­sı­nın­da an­ti­em­per­ya­list bir şu­ur uyan­dır­dı. İt­ti­had-ı İs­lâm/İs­lâm bir­li­ği fik­ri yay­gın­laş­tı. Müs­lü­man top­lum­lar göz­le­ri­ni Hi­la­fet mer­ke­zi­ne, İs­tan­bu­l’­a çe­vir­di.

İs­lâm dün­ya­sı­nın ba­tı ucu­nu teş­kil eden Os­man­lı Dev­le­ti ba­tıy­la sü­rek­li te­mas ha­lin­de idi, dün­ya­da­ki ge­liş­me­le­ri kar­şı­sın­da ken­di­ni ye­ni­den tan­zim et­me ih­ti­ya­cı­nı his­set­ti. Ge­le­nek­le mo­dern­lik ça­tış­ma­sı Sul­tan Ab­dül­ha­mid dö­ne­min­de or­ta­dan kal­dı­rıl­dı. Ab­dül­ha­mid Han, Ha­li­fe sı­fa­tıy­la İs­lâm âle­mi­ne yö­ne­lik bir si­ya­set ta­kib et­ti. İs­lâm dün­ya­sı­nın Os­man­lı hi­la­fe­ti­ne te­vec­cü­hü İt­ti­had-ı İs­lâm dü­şün­ce­si­nin bir te­za­hü­rü idi. 

O za­ma­nın dün­ya hâ­ki­mi İn­gil­te­re bu ge­liş­me kar­şı­sın­da Os­man­lı Dev­le­ti­’nin yı­kıl­ma­sı ve hi­la­fe­tin or­ta­dan kal­dı­rıl­ma­sı si­ya­se­ti­ni uy­gu­la­ma­ya yö­nel­di. Bi­rin­ci Dün­ya Sa­va­şı İn­gil­te­re­’ye bu fır­sa­tı ver­di. İn­gi­liz li­te­ra­tü­rün­de bu sa­va­şın isim­le­rin­den bi­ri de “Türk ve­ra­set sa­va­şı­” idi. Os­man­lı/Türk İm­pa­ra­tor­lu­ğu yı­kı­la­cak, mi­ra­sı Av­ru­pa­’nın sö­mür­ge­ci dev­let­le­ri ara­sın­da pay­la­şı­la­cak, böy­le­ce İs­lâm dün­ya­sı baş­sız bı­ra­kı­la­cak­tı.

İn­gi­liz si­ya­se­ti bu, müt­te­fik­le­ri de Fran­sa, Rus­ya ve İtal­ya olun­ca, Os­man­lı­’nın Al­man­ya ile iş­bir­li­ğin­den baş­ka al­ter­na­ti­fi kal­mı­yor­du. Os­man­lı Dev­le­ti­’nin Bi­rin­ci Dün­ya sa­va­şın­da Al­man müt­te­fik­le­ri ile iş­bir­li­ği İs­lâm dün­ya­sı­na “Ci­had-ı mu­kad­de­s” ola­rak yan­sı­dı. Hep söy­le­nen şu­dur: Ha­li­fe­nin ci­had ila­nı bir işe ya­ra­ma­dı!

Bu­nun bir İn­gi­liz kar­şı pro­pa­gan­da­sı ol­du­ğu şüp­he­siz­dir. İs­lâm dün­ya­sı­nın umu­lan il­gi­yi gös­ter­me­me­si, ci­had çağ­rı­sı­nın il­gi gör­me­di­ği an­la­mı­na gel­mez. Fa­kat, in­kı­lap ta­rih­çi­le­ri ci­had ilâ­nı­nın Müs­lü­man dün­ya­sı ta­ra­fın­dan gör­mez­den ge­lin­di­ği­ni id­di­a et­miş­ler­dir. Me­se­la Cum­hu­ri­ye­t’­in li­der­le­ri­nin ün­lü bi­yog­ra­fı Şev­ket Sü­rey­ya Ay­de­mir, ci­had ilâ­nı­nın  “dün­ya­nın hiç­bir ye­rin­de, hiç­bir Müs­lü­man kit­le­nin kı­lı­nı da­hi kı­pır­dat­ma­sın­da et­ki­li ol­ma­dı­ğı­”nı ya­za­bil­miş­tir. Bu id­rak sı­nır­la­rı­nı zor­la­yan id­di­a kar­şı­sın­da, hiç bir şey ol­ma­sa bi­le, Şeyh Se­nu­sî­’nin ci­had ilâ­nı­na uya­rak İn­gi­liz­ler­le sa­vaş­ma­sı, ar­dın­dan ay­nı ga­ye­ye hiz­met için İs­tan­bu­l’­a gel­me­si ve ni­ha­yet Ana­do­lu­’da baş­la­tı­lan Mil­lî Mü­ca­de­le­’ye ka­tıl­ma­sı­nın kıl ka­dar de­ğe­ri ol­ma­dı­ğı­nı dü­şü­ne­bi­li­riz! Bu­nun na­sıl bir ka­dir­bil­mez­lik ve ha­ki­kat düş­man­lı­ğı ol­du­ğu­nu da gör­mek zo­run­da­yız. 

Ci­had ilâ­nın­dan son­ra Os­man­lı­nın ya­nın­da yer alan Arap li­der­le­ri Mı­sır ve Kı­zıl­de­ni­z’­i çev­re­le­yen bir hi­lâl teş­kil et­miş­ler­dir. Şeyh Se­nu­sî ve Lib­ya­lı­la­rın ci­had da­ve­ti­ne uy­duk­la­rın­dan şüp­he et­mek müm­kün de­ğil­dir. Ba­tı Su­da­n’­da Dar­fu­r’­un sul­ta­nı Ali Di­nar 1916 so­nun­da şe­hid olun­ca­ya ka­dar İn­gi­liz­ler­le mü­ca­de­le et­ti. On­dan son­ra da mü­ca­hid­le­ri 1917 so­nu­na ka­dar İn­gi­liz­le­ri zo­ra sok­tu. So­ma­li­’de Men­la Meh­med bin Ab­dul­lah, 1917 Ey­lü­l’ün­de de Kı­zıl­de­niz kı­yı­sın­da Ci­bu­ti­’nin ku­ze­yin­de Ra­he­ita Sul­ta­nı Ah­med ci­ha­da ka­tıl­dı. Kı­zıl­de­ni­z’­in do­ğu­sun­da İmam Yah­ya, Meh­med Nâ­sır Pa­şa, Hi­caz böl­ge­sin­de­ki ba­zı aşi­ret­ler, Ne­cid Emi­ri İb­nür­re­şid ve Ira­k’­ta Ucey­mî Sa­dun (Ace­mi Pa­şa) hi­lâ­lin öte­ki ucu­nu ta­mam­la­mak­ta­dır. Şeyh Se­nu­sî ve Ace­mi Sa­dun Pa­şa, ken­di ül­ke­le­rin­de ci­ha­da iş­ti­rak et­tik­le­ri gi­bi, Tür­ki­ye­’de de Mil­lî Mü­ca­de­le­’yi des­tek­le­ye­rek ci­ha­dın de­va­mı ma­hi­ye­tin­de mü­ca­de­le­le­ri­ni sür­dür­dü­ler. 

Ci­ha­d’­a kar­şı İn­gi­liz­le­rin ce­va­bı 1916'da Hü­se­yi­n’­in "Arap is­ya­nı"dır. Bu is­yan Af­ga­nis­tan ve Hin­dis­tan'da­ki Müs­lü­man­lar ara­sın­da şid­det­li in­fi­ale yol aç­tı. Hin­dis­tan Müs­lü­man­la­rı, bu is­ya­nı Ha­li­fe'yi en zor bir anın­da "ar­ka­dan vur­ma" ola­rak gör­dü­ler ve Hü­se­yi­n’­i lâ­net­le­di­ler. 

Mil­lî Mü­ca­de­le, za­ma­nın­da “Mil­lî Mü­ca­he­de/Mü­ca­he­de-i Mil­li­ye­” (ya­ni mil­lî ci­had) ola­rak da anıl­mış­tır. Mil­lî Mü­ca­de­le için bü­tün Ana­do­lu­’da ci­had ilân edil­miş­tir. İn­gi­liz­le­rin bas­kı ya­pa­rak ya­yın­lat­tı­ğı fet­va­ya kar­şı­lık, Ana­do­lu­’da müf­tü­ler, mü­der­ris­ler, âlim­ler ta­ra­fın­dan im­za­la­nan bir kar­şı fet­va çı­ka­rıl­mış­tır ki, bu fet­va­da, Ana­do­lu­’da­ki mü­ca­de­le­nin “ci­ha­d” ol­du­ğu ve bu uğur­da ölen­le­rin şe­hid sa­yı­la­ca­ğı be­yan edil­mek­te­dir.

1.Dün­ya Har­bi sı­ra­sın­da Ci­had ilâ­nı, Or­ta­do­ğu­’nun kur­ta­rıl­ma­sı­nı sağ­la­ma­mış­sa bi­le, Tür­ki­ye’nin düş­ma­na kar­şı sa­vu­nul­ma­sın­da ve kur­tu­lu­şun­da esas ro­lü oy­na­dı. Mil­lî Mü­ca­de­le baş­lan­gıç­ta bü­tün İs­lâm âle­mi­ni gö­ze­ten; bir­li­ği, “vah­de­t”­i esas alan bir ha­re­ket­ti. Bu ha­re­ke­tin stra­te­ji­si, Mus­ta­fa Ke­mal Pa­şa­’nın An­ka­ra­’ya ge­lir gel­mez ya­yın­lan­ma­ya baş­la­dı­ğı Hâ­ki­mi­yet-i Mil­li­ye ga­ze­te­si­nin 27 Ocak 1920 ta­rih­li “Hi­la­fet ve âlem-i İs­lâ­m” baş­ya­zı­sın­da ifa­de edil­miş­tir. İs­lâm dün­ya­sı­nın des­te­ği, hi­la­fet oto­ri­te­si­nin var­lı­ğı ol­ma­dan mü­ca­de­le­nin so­nu­ca ulaş­tı­rıl­ma­sı müm­kün de­ğil­dir. M. Ke­mal Pa­şa ta­ra­fın­dan yaz­dı­rıl­dı­ğı/ya­zıl­dı­ğı tah­min edi­len bu ya­zı Sa­kar­ya Sa­va­şı­’nın ka­za­nıl­ma­sı­na ka­dar ta­kip edi­len si­ya­se­tin esa­sı­nı or­ta­ya koy­mak­ta­dır. Za­fe­re yak­la­şı­lır­ken si­ya­se­tin us­ta­ca de­ğiş­ti­ril­di­ği, İn­gi­liz si­ya­se­ti­ne ya­kın bir yö­rün­ge­ye gir­di­ği son­ra­ki ge­liş­me­ler­den ko­lay­lık­la an­la­şıl­mak­ta­dır. 

Bir­lik gö­ze­til­me­den, vah­det dik­ka­te alın­ma­dan Tür­ki­ye­’nin kur­tu­lu­şu­nun tam bir müs­ta­kil­lik sağ­la­ma­dı­ğı­nı şim­di da­ha iyi gö­re­bi­li­yo­ruz. Os­man­lı son­ra­sı Tür­ki­ye Dev­le­ti­’nin ku­ru­lu­şu ve onun ta­kip et­ti­ği dev­rim si­ya­se­ti, kar­şı ta­raf­ta şah olan bir ül­ke­nin İn­gi­liz ta­ra­fın­da pi­yon ha­li­ne dö­nüş­me­si ola­rak okun­sa yan­lış ol­maz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
D.Mehmet Doğan Arşivi