Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Ramazan'da dini tartışmak!

Ramazan'da dini tartışmak!

Ramazan'da dini tartışmak!
Ramazan programı diye namazın 3 vakte indirilmesini tartışıyorlar..
Bazı Ramazan programları “Dırar Mescidi” gibi..
Tartışmanın seviyesi, “sakız çiğnemek abdesti bozar mı”dan başlıyor.
- “Saçımı boyattım, tırnağım ojeli, bunun üzerine abdest olur mu?”
- “Kadınlar Bayram ve Cuma namazına gidebilir mi?”
Hani namazın kaç vakit olduğunu halletsek, herhalde sıra rekatlarına ve şekline gelecek!.
Mesela camiye sıra koysak nasıl olur?.. Hani yaşlılar sandalyede kılıyor ya, yere kafamızı koymaktansa sıraya secde etsek.
Hem dünya yuvarlak, Kabe de çok uzaklarda, zaten nefes alıp verirken bile insan Yemen’le Umman arasında gider gelir. Dünya yuvarlak olunca da Merih’e mi, Venüs’e mi yöneldiğimiz belli değil?!
Camilerde kıble zorunluluğu imarda da sorun çıkartıyor..
Bunlar İslâm’a ve Müslümanlara karşı en hafif anlamda bir saygısızlık..
Okuyarak öğrenilecek, namaz kılan herhangi bir kişiye sorulup öğrenilecek konular, ulusal kanallarda profesörlere soruluyor ve tartışılıyor.
Din polemik konusu olmamalı. Dinde tartışma olmaz. İnsanların ruh dünyasını ucuz polemiklere alet etmemek gerek..
İdeolojiyi, politikayı tartışabilirsiniz belki, ama din tartışma alanı değil. Konuşursunuz, anlaşır ya da anlaşmazsınız.. Kabul eder ya da etmezsiniz. Delilleri inandırıcı bulur ya da bulmazsınız, bu sizin bileceğiniz bir şey..
Şafiye göre kan abdesti bozmaz, Hanefiye göre bozar.. Siz müçtehidseniz, kaynağınızı, belli bir usul dairesinde ortaya koyar ve ulaştığınız neticeyi söylersiniz. Buna da insanlar inanır ya da inanmaz.. Sizin çözümünüzü kabul etmeyenleri suçlayamaz, aşağılayamazsınız..
İttifak ettiğimizde birlikte hareket eder, ihtilaf ettimizde birbirimizi mazur görürürz..
Unutmamak gerekir ki, “nas ile sabit bir konuda içtihad olmaz”
Muhkemler bellidir. Müteşabihler konusunda da kimse kendi zannını mutlaklaştıramaz..
Şuyuu vukuundan beter hadiseler uluorta tartışılıyor..
Batılın tasfirinin saf zihinleri idlal edeceğini unutmamak gerek..
Tartışma uslubu ve seviyesi çok önemli. Bazen öyle bir seviyeye iniyor ki, alimle cahil arasındaki farkı farkedemiyorsunuz..
Zaten birileri öğrenmek için sormuyor.. Tartıştırtmak istiyor..
-Parmağı kanayan adamın abdesti bozulur mu?
Cevap:
-Şafiye göre bozulmaz, Hanefiye göre bozulur..
Bitti mi? Neyi tartışıyorsunuz.
-Şafinin, Hanefinin delili ne diyebilirsiniz? Yok şu haklı, şu haksız, “Boş ver sen Hanefiyi” diyebilir misiniz?
Edeb ya hu!
Kimse 29 Ekim ya da 23 Nisan’da, Ankara’nın başkent olmasını durup dururken tartışıyor mu? Kaldı ki bu siyasi bir karar. İnsanların verdikleri bir karar. Mutlak değil.. Din gibi bir konuda, bir kanalda 3-5 kişi çıkıp namazı 3 vakte indiriyor.
2’ye indirin bari. Yok yok, 7’ye çıkartalım..
Siz kimsiniz?
Hani üzerine gidecek olsanız, Yaşar Nuri, Beyaz hoca gibi, insanların cahilliği üzerine polemik üretenleri kaynak gösterecekler.
İşin aslı Cem-i Takdim, Cem-i Te’hir..
Namaz 5 vakit. Ama bunu cem yoluyla 3 zamanda kılabilirsiniz. Ya da Evvabin namazını da ekleyip 6’ya çıkabilirsiniz.. Farz, vacip, sünnet namazlar var.. Namazın farzları, vacipleri, sünnetleri var.. Bunlar kulaktan dolma bilgilerle geçiştirilecek konular değil.
İman, akaid, kelam alanında konuşulacak ciddi bir sürü konu var.
Ya da bırakalım dinin bu alanlarını, Müslümanların sorumlulukları üzerine, Müslümanların bu günkü durumları üzerine bir çok şeyi konuşabiliriz..
Birileri mayınlı tarlada top oynamak ister gibi dalıyorlar sahaya, cahil cesareti ile her şeyi birbirine karıştırıyorlar.. Televizyonculara tartışma gerek.
Hele soru sormak için soru soran, ortalığı karıştırmak isteyen bir de izleyici buldunuz mu, hakikat pırasa gibi doğranıyor..
Bunun da adı Ramazan programı oluyor..
Zaten Ramazan programı dediğin ne ki, kimi Tv’ciler, organizatörler için, bolca polemik, ya da bol kepce etli pilav ve irmik helvası, sonra da vur patlasın çal oynasın eğlence! Adı üstünde “Ramazan eğlencesi”..
Unutmayın “Ağuyu altın tas içre sunarlar, bal da onun suç ortağı”.. Hakikati yalana bulayıp beyinlerinize boca etmek isteyenler olabilir.. Bataklık güllerinden sakının!.
Süngülerinin ucuna ayetleri geçirip savaşanlar gibi, bugün de birileri dillerinin ucuna Allah’ın ayetlerini geçirerek savaşmak, hatta Allah’ın ayetlerini savaştırmak istiyorlarsa buna dikkat etmek gerek..
Fasıklar size bir haber getirdiklerinde dikkat edin..
Dini kaynağından öğrenin. Okuyun..
Nasıl her gördüğünüz restorana gidip yemek yemiyorsanız, her kanaldan da beyninize gelişigüzel bilgileri boca etmeyin..
Selam ve dua ile..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdurrahman Dilipak Arşivi