Abdurrahman Dilipak

Abdurrahman Dilipak

Kellim kellim la yenfa

Kellim kellim la yenfa

Anlat, anlat faydasız.

Ben ne söylüyorum, tamburam ne çalıyor..

Ben yalanlıyorum, adam “doğruladı” diye haber yapıyor. Bahçe müftüsünün keçisi çalınıyor, “Bahçe müftüsü keçi çaldı” diye haber yapıyorlar. Hani müftülüğu arayıp, “keçi çalma olayı doğru mu” diye sorsalar. Müftülük görevlisi “evet doğru” diyecek. Ama doğru olan, Bahçe müftüsünün keçi çalması değil, Bahçe müftüsünün keçisinin çalınması. Ama haber şöyle çıkacak: “Bahçe müftülüğü keçi çalma olayını doğruladı..”

Durum bu. Bu paralelciler böyle. Ben kendilerini suçluyorum. Paralel yapı üzerinden AK Parti’yi ele geçirme projesini eleştiriyorum, bu adamlar “AK Parti’nin bir Amerikan projesi olduğunu” söylediğimi iddia ediyorlar. Oysa ben bunu yıllardır konuşmalarımda, yazılarımda defalarca dile getirdim.

Basına daha önce yaptığım açıklamaları özet olarak bir kez daha, bu vesile ile tekrarlamak istiyorum.

Birileri benim üzerimden AK Parti’ye yönelik bir tertip içinde. Bu kirli bir oyun.. 

Malesef bazı tv kanalları, gazeteler ve yazarlar, internet siteleri, bir partinin genel başkanının açıklamaları bir yalana alet edilerek, adım kullanılarak, bir gerçek saptırılmak sureti ile kirli bir oyun oynanmaya çalışılıyor.

Daha önce köşemde yazdığım, gazetemde yayınladığım, TRT, Haber a, Kanal 24 gibi tv kanallarında, konferans ve konuşmalarımda dile getirdiğim bir husus var.

Paralel medya ve paralel kişi vd. kuruluşlar, “Bahçe müftüsünün keçisinin çalınması” haberini “Bahçe müftüsü keçi çaldı” diye vermesi gibi çarpıtarak vermeye devam ediyorlar..

İşin ilginç yanı, konuyu haberleştiren internet sitesini arayıp, açıklanan görüşmenin muhtevasının gerçek olmadığını, ama böyle bir görüşmenin olduğunu söylüyorum. Çıkan haber şöyle: “Dilipak görüşmeyi doğruladı” çıkan anlam, görüşmenin muhtevasının da doğru olduğu anlamına geliyor. O toplantıda olan yazar arkadaş bana sormuyor, kendi şahitliğini, parti başkanının bir kanalda söylediği sözlerin bir internet sitesindeki yayınına dayandırıyor.

İşin aslı ne? Diyorum ki, Refahyol hükümetine Çiller’in katılımının özel bir anlamı vardı. Derin devletin içindeki bir kanat, bugün adına paralel yapı denilen ılımlı İslamcıların derin yapıya entegre ve enjekte edilmesine karşı çıkıyordu. Refahyol’dan beklenen ordudaki bu kanadın tasfiyesi idi. Ancak bunlar, rejimi koruma adına direnme kararı aldılar.. Gerekirse yönetime müdahele etme ve kan dökme senaryoları hazırladılar. Erbakan’ın “bakalım kanlı mı olacak, kansız mı” demesi bundandı. Erbakan kan dökülmesin istedi. Erbakan harekete geçmeyince, öteki kanat harekete geçti ve 28 Şubat yaşandı.

AK Parti ile ilgili kısım ise, paralel yapı, kendi adına siyasi bir oluşum gerçekleştiremedi. AK Parti içinde örgütlenme ve AK Parti oluşumunu zaman içinde ele geçirmek istediler.. Erdoğan’ı istemiyorlardı. Ama Erdoğansız da olmuyordu. Onun için o şiir davası uyduruldu. Gül başbakan oldu. Gül tezkereyi geçiremedi ve ordu içindeki, daha sonra Ergenekon ve Balyoz’la sanık yapılan kadroyu, bölgede askeri gerginlik yaşanırken tasfiyeye yanaşmadı.

Bu defa Erdoğan’ın siyasi yasağını kaldırıp, onu başbakan yapmak istediler. Öyle de oldu. Ama Erdoğan’ın önünü açarken, Cumhurbaşkanlığına Baykal’ın oturtulması, stratejik kurumların paralel yapı tarafından doldurulması planlandı ve fakat, Gül’ün cumhurbaşkanı olması ve paralel yapının bürokraside örgütlenmesi engellenince oyun bozulmuştu..

Paralel yapı üzerinden paralel yapının planı çıktı. AK Parti’yi BOP üzerinden paralel yapının siyasi ayağı haline getirmek istiyorlardı. Bu proje, başını Graham Fuller’in çektiği bir Amerikan projesi. Hedef İsrail’in varlığı ve güvenliğinin garanti edilmesi. Batı değerler sistemi ile çelişmeyen, paralel bir din algısı üretilmesi ve ABD, NATO’nun askeri ve stratejik hedefleri ile çelişmeyen bir siyaset üretilmesi.. Paralel yapının varlık sebebi bu plandır ve paralel yapı bu planı AK Parti üzerinden gerçekleştirmek istedi ve son operasyonlarla bu senaryo çöktü. Şimdi paralel yapı, ismim üzerinden AK Parti’ye karşı bir hamle peşinde.. Sürpriz isimler üzerinden bir algı operasyonu sözkonusu..

Amerika’da kimin oturduğu belli.. ABD ve İsrail’de, Vatikan’la kimin kol kola olduğu da.. Benim üzerimden böyle bir algı operasyonu yapmaya çalışmaları çaresizliklerinin açık bir ifadesi.

Bu işin içinde yer alan politikacı, gazeteci, bilim adamı gibi birtakım kişiler bildiklerini yazıp konuşsalar, aslında gerçek daha iyi anlaşılır. Bu haber ve yazılar üzerinden Twitterdeki birtakım itibar cellatlarının ve media twitçilerinin AK Parti logosu ve AK Parti sembolleri üzerinden sureti haktan gözükerek, bu kirli oyunda figüranlık yapmıyorlar mı..

Neyse, olur böyle vakalar. Sonunda her şeyi gören, duyan, bilen, hüküm sahibi bir Allah ( cc) var. Ve bir din günü var. Selâm ve dua ile..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum
Abdurrahman Dilipak Arşivi