18 Ekim 2017 Çarşamba27 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:12Öğle 12:56İkindi 15:56Akşam 18:28Yatsı 19:47
    • 15°C Adana
    • 12°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 2°C Ağrı
    • 3°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 7°C Artvin
    • 13°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 106.991 0.49
  • Altın: 151,481 -0.24
  • Dolar: 3,6762 0.88
  • Euro: 4,3196 0.38

Neden Korkuyorlar?

Şevket Tandoğan

Avrupa’da hortlayan, yabancı göçmen karşıtlığı görünümündeki, İslamofobi (İslam korkusu) haçlıları sarmış durumda. Müslümanların uyanışı ve toparlanışı ile, çok sayıda gayri-müslimin ihtida etmesi ve İslâmiyetin hızla yayılması kiliseyi harekete geçirmiştir. Özellikle 11 Eylül’de ikiz kulelere yapılan saldırı sonrası, o günkü ABD Başkanının ifadesiyle Haçlı Seferleri başlatılmıştır.

Almanya’da giderek büyüyen İslam karşıtı gösteri ve şiddet eylemleri tüm Avrupa’ya yayılabilir. Paris’te mizah dergisine yapılan baskın bunu iyice tetikleyecektir. Siyonist İsrail yönetiminin zulümleri, emperyalist devletlerin İslam ülkelerini işgalleri, bombardımanlar, kardeşi kardeşe kırdırma oyunları, kısaca Müslümanların ezilmeleri, haçlı seferidir.

Geçmişe baktığımızda; İslam’ın doğuşuyla başlayan ve Asr-ı saadet denilen aydınlanma öncesi birinci fetret devrinde, orta çağın zifiri karanlığı içinde, zulüm ve putperestlik hâkimdi. Allah’ı unutan ve canavarlaşan insanlar birbirini yiyor, kız çocuklarını diri diri toprağa gömüyorlardı. Kilisenin aforoz ettiği kişiler arenalarda aslanlara yem ediliyor, kadınlar çırılçıplak pazarlarda satılıyordu. İnsanlık âlemi ateş çukurunun kenarına kadar gelmişti.

Kur’an nuru ile nübüvvet nuru güneş gibi kâinatı aydınlatınca, beşer ufkunu saran zulüm ve şirk bulutları dağılmış, kısa zamanda hidayete eren binlerce müslüman, İslâm adaletini, ilim ve irfanı cihana yaymışlar, böylece insanlık âlemi rahat nefes almıştı.

Resûl-ü Ekrem’in 23 yıllık risâleti esnasında ayet ve hadislerle temeli atılan, veda haccında yaklaşık 120.000 kişiye hitabesindeki evrensel beyanlarla şekillenen İSLÂM DEVLETİ, Raşit Halifeler zamanı ve daha sonraki parlak dönemlerde kurumsallaşarak, doğuya-batıya, güneye-kuzeye dünyanın dört bir yanına fetihler ve irşad ile İslâm’ı cihana yaymıştı. Ancak kâfirleşen ehli-kitap bundan çok rahatsızdı.

Işıktan gözleri kamaşan Yahudiler, Müslümanların arasına fitne sokup birbirini kırdırırken, ehli-salip haçlılar; Papa’nın organizesi ile kilise öncülüğünde Haçlı Seferleri başlatarak, tüm Hıristiyan devletler ittifak halinde barbarca İslam ülkelerine saldırdılar. Gözü dönmüş haçlı sürüleri katli-amlar yaptılar. Ma’bedleri, kütüphane ve tüm İslâm eserlerini yakıp yıktılar. Çekirge istilası gibi girdikleri şehirlerde kadın, çocuk, yaşlı demeden bütün Müslümanları kılıçtan geçirdiler.

Tarihte benzeri görülmedik bu zulüm ve tahribat sonunda, İslâm dünyası mahzun, hilal sanki mağlup ve dünya seması kararmış, ikinci fetret devri yaşanıyordu ki, tam bu hengâmede Müslüman Türk milletinin öncülüğünde OSMANLI İMPARATORLUĞU kurularak, kudret ve adaletiyle Müslümanları toparladı. Hilâfeti üslendi, Osmanlı kültür ve medeniyetini inşa etti.

Hak ve adaletin öncüsü Osmanlı Cihan Devleti, altı asır süper güç olarak ayakta kaldıktan sonra, yine Yahudi fitnesi ve haçlı saldırıları sonunda inkıraza uğramış, yirminci asrın başlarında dört bir yandan İslâm dünyası darmadağın olmuş, halifesini kaybedip başsız kalmış ve üçüncü fetret devri yaşanmıştır. Bu döneme âhir zaman fitnelerini düşünerek DECCAL DEVRİ de diyebiliriz.

Yaklaşık bir asra varan ve çok çetin geçen bu üçüncü fetret devrinde, Siyonistlerin ve haçlıların sömürü ve zulümlerine uğrayan çilekeş İslâm dünyası, şimdilerde yine Müslüman Türk Milletinin öncülüğünde tekrar uyanıp toparlanmaya başlamıştır. Mazlum dünya Müslümanları Türkiye’nin istikrar içinde siyasî ve ekonomik şahlanışını umutla izlemektedir. Anlaşılıyor ki, bu asır; bir buçuk milyar İslam coğrafyasının uyandığı ve ümmet anlayışının güçleneceği bir asır olacaktır. Hilâfet düştüğü yerden kalkacaktır.

Siyonistler, haçlılar ve diğer İslâm karşıtları bundan korkuyorlar. Hiç korkmasınlar. İslâm onların da kurtuluş ve saadet vesilesidir. Kutsallarımıza saldırmasınlar. İslâm’ı öğrensinler, nasipleri varsa hidayet bulurlar. Zaten Hadisle sabittir ki; Âhir zamanda ilim inkişaf edecek, İnsanlar İslam’a yönelecek ve Hz.Mehdi’ye ittiba ile Huccet-üllahi-l bâliga tamamlanacaktır. Gün; bölünüp parçalanmak değil, küfür ehline karşı bütünleşme, kucaklaşma günüdür. Dünyanın umudu, İslam âleminin lideri güzel ülkemizi güçlendirip, istikrarı koruyalım. Gelecek bizimdir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.