22 Temmuz 2017 Cumartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:53Güneş 05:44Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:38Yatsı 22:20
    • 32°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 29°C Afyon
    • 33°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 29°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 22°C Artvin
    • 35°C Aydın
    • 30°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

“Yok” saymalar başlamışsa!

Zeki Ceyhan

Biz, “İktidar partisi karışmıyor mu?” diye sorarken, “Bunu da nereden çıkarıyorsun, iktidar partisinde her şey güllük gülistanlık” diyenler Ali Babacan’ın “yok” sayılmaya başlandığı yolundaki haberleri okudukları zaman ne düşündüler dersiniz?

Acaba hâlâ iktidar partisinde her şeyin “güllük gülistanlık” olduğunu söyleyebiliyorlar mı?

Ali Babacan’ın “yok” sayıldığı, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, “Hâlâ niye Huber Köşkü’nü boşaltmadı” diye sorgulandığı bir ortamda iktidar partisi karışmış olmuyorsa ne zaman karışmış olur?

Dikkat edilirse bu sorular “iktidara karşı muhalefet” cephesinden gelmiyor!

Bizzat “yandaş medyadan” geliyor!

Bir parti içinde kutuplaşma bu noktaya ulaşmışsa yani birileri “yok sayılmaya” başlanmışsa ya da birilerinin oturduğu köşk “göze batar” hale gelmişse; yok sayılanlar ve göze batanlar açısından da bir “intikam alma” dönemi başlamaz mı?

Siz dün denilecek kadar bir zaman öncesine kadar birlik içinde olduğunuz insanları böylesine dışlar ve harcarsanız onların bu dışlanma ve harcanmaya karşı tepki vermelerinden daha doğal ne olabilir?

Evet, iktidar partisi giderek karışıyor!

Partide genel başkan değişikliğinden sonra bu dışlanma ve harcanmalara bir son verileceğini düşünenler de ne kadar çok yanılmış olduklarını herhalde görüyorlardır!

İktidar partisi içinde yıllardır var olagelen bir takım anlaşmazlık konuları giderek daha da büyümüş ve bugün artık saklanamaz hale gelmiştir!

Merkez Bankası Başkanı’nı hedef alan açıklamalar aslında sadece onu değil Babacan’ı ve dolayısıyla da Abdullah Gül’ü hedef alan açıklamalar değil midir?

İktidar partisi içinde ekonomi yönetimi konusunda ciddi görüş ayrılığı olduğunu kim inkâr edebilir?

Ekonomi yönetiminin başında bulunan insanların aldıkları kararlar yüzünden kimileri “çıldıracak” hale geliyorsa ve onların “suyunun ısındığı” ilan ediliyorsa bu “ufak tefek” bir anlaşmazlık olarak kabul edilebilir mi?

Kaldı ki anlaşmazlık konusu sadece ekonomik konular ile sınırlı değil ve bugün ısrarla gündemde tutulmaya çalışılan başkanlık sistemi konusunda da ciddi görüş ayrılıkları söz konusuysa iktidar partisinde işlerin karışmanın da ötesinde bir boyuta ulaşmış olması demek değil midir?

Evet, yakın bir gelecekte çok önemli gelişmeler yaşanabilir!

Harcanan, dışlanan ve yok sayılanlar harekete geçebilir!

Biri, ikisi “başa gelen çekilir” deyip sessiz kalsa da birçoğunun bu duruma sessiz kalmasını beklemek aşırı iyimserlik olur!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.