24 Mayıs 2017 Çarşamba28 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:39Güneş 05:32Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:31Yatsı 22:14
    • 19°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 8°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 20°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 98.314 0.61
  • Altın: 143,977 0.12
  • Dolar: 3,5732 0.14
  • Euro: 3,9941 0.01

Mahrumiyetlerimiz ve Kazançlarımız

Fatma Tuncer

  Mahrumiyet yaşamın belli dönemlerinde daha yoğun yaşanır. Böyle durumlarda mahrum kaldığımız şeyin yerini daha iyi olanla doldurarak yoksunluğumuzu kazanca çevirir ve hayata kaldığımız yerden devam ederiz. Yaşamın iki evresinde mahrumiyeti hiç olmadığı kadar yoğun yaşarız. Bunlardan biri yaşlılık diğeri ise gençlik dönemidir. Her iki dönemde de kişi bir meşakkat sürecinden geçmektedir. Bu süreci kazanca çevirenler olduğu gibi zorluklarla başa çıkamayıp yenilgiyi kabul edenler de vardır. Genç yabancısı olduğu koca bir dünyaya açılmaktadır. Burada güç savaşları vardır, genç bu savaşın galibi olabilmek için akranları ile rekabet etmektedir. Artık çocuk değildir, güç, enerji ve zihinsel aktivasyon olarak yaşamın doruk noktasındadır. Fakat sonu gelmeyen hayal ve beklentiler gencin yükünü daha da arttırmakta ve onu haddinden fazla yormaktadır. Genç bu dönemlerde geçmişinden koptuğunu hisseder ve hayallerine ulaşamayacağı kaygısı taşır. Bu onun en büyük korkusudur. Mahrumiyetin yoğun yaşandığı dönemlerden biri de yaşlılık dönemidir. Bu dönem kişi, sahip olduğu güç ve imkânların yavaş yavaş elinden gittiğini hisseder. Hareket kabiliyeti zayıflamıştır, yardım ve desteğe daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Yaşlılık döneminde, eski dostlukları yeniden kazanmaya ve vakti daha verimli geçirmeye çalışanlar, nispeten mahrumiyeti daha az yaşarlar. Ancak gençliğinde elindeki imkânları hoyratça kullanıp, gelecek için bir yatırım yapmayanlar bu imkânları kaybettiklerinde kendilerini mahrum ve çaresiz hissederler. Bugün küresel etkinin yoğun kuşatması altındaki toplumlar, iç kaynaklarından uzaklaşarak dış odaklı bir hayata meylediyorlar. Bu durum özellikle mahrumiyet anlarında kişinin tıkanmasına ve çaresiz kalmasına neden oluyor. Oysa her insan yaşamın zorlukları ile başa çıkabilecek iç kaynaklara fıtri olarak sahiptir. Yeter ki bunu görebilsin. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.