21 Ekim 2017 Cumartesi1 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:49Güneş 07:15Öğle 12:56İkindi 15:53Akşam 18:23Yatsı 19:43
    • 26°C Adana
    • 22°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 16°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 26°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,139 -0.05
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

"Piyano çal, marangoz ol!"

Haşmet Babaoğlu

"Piyano çalışmaktan keyif aldığını söylemene sevindim. Piyano ve marangozluk, bana göre senin yaşında en güzel meşguliyetler. Okuldan bile daha iyidirler." 
Einstein, bu mektubu gönderdiğinde oğlu Albert on bir yaşındaydı. 
Şunu da eklemiş mektubuna: "Piyano hocan öyle yönlendirmiyor olsa da hoşuna giden parçaları seç! Sevdiğin şeyler üzerinde çalışırken zamanın nasıl geçtiğini fark etmezsin bile. Öğrenmenin en iyi yolu budur." 

***


İçinde yaşadığımız kültür o kadar kaypak ki!..
Kendi çocuğumuz yapsa, hemen "oyalanma bakayım, dersine çalış!" diye azarlayacağımız şeyleri ünlü birinden işittiğimizde hoşumuza gider, doğru buluruz.
İşte bu yüzden Einstein'ın oğluna yazdığı mektup internet sitelerinde ara ara başköşeye oturtulur ve günlük "tıklanma" hasılatı yükseltilir.
Dün baktım da...
Bir gazetenin internet sitesi 2008'de ABD'de yayımlanan bir kitapta yer alan mektubu yeni ortaya çıkmış gibi manşete çekmiş.
Neyse, biz oraya takılmayalım.
Biz Einstein'ın dediklerine bakalım... 

***


Her üç çocuktan birinin odaklanma yetersizliği çektiği bir dönemde çocuklaraherhangi bir müzik aleti çalmayı öğretmek zor!
Bana kızmasınlar ama hocalar da yanlış yapıyorlar: Sevimli melodilerle çocukların dikkatini çekmeyi kendi işlerini hafife almak sandıklarından mı bilmem, durmadan "disiplin"in altını çiziyorlar.
Oysa her müzik aleti zaten eninde sonunda kendi disiplinini çocuklara kabul ettirir.
Fakat söyler misiniz, çocukların şevkini disiplin sopasıyla hırpalayıp kırmanın ne âlemi vardır!
Bir de son zamanlarda hep başkalarına "göstermek" için bir şeyler öğrenme hastalığı zuhur etti.
Oysa bir müzik aleti asıl yalnız anlarımızın dostudur. Eşsiz yanı odur. 

***


Gelelim şu marangozluk konusuna... 
Einstein'ın oğluna tavsiyesini büyükbabalarımız duysaydı, "hay ağzın bal yesin!" derlerdi, kesin!
Fakat biz burun kıvırırız.
Çünkü ellerimizle yaptığımız işlerden duyduğumuz keyifle kalbimiz ve zihnimizin ferahlığı arasındaki kuvvetli bağı kaybettik.
Şimdi kalkıp burada...
Bir gençlik arkadaşımın yakalandığı uyuşturucu bağımlılığından en nihayetinde öğrenimini bir kenara bırakıp marangoz atölyesi kurarak kurtulduğunu anlatsam... 
"Hımmm, ilginç bir hikâye" diyecekler.
Hayır! İlginç değil, içinde hakikat saklayan bir hikâye!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.