Fikri Türkel

Fikri Türkel

İş dünyasının siyasetle sınavı

İş dünyasının siyasetle sınavı

Milletvekili aday adayları açıklandı. İş dünyasından tahminlerimin de üstünde siyasete ilgi olduğunu gördüm. Bireysel olarak adaylar üzerinde durmayacağım.
Elbette herkesin siyaset yapma hakkı var. Yine de bu yoğun ilgiyi hayra yoramıyorum. 
Zihnim eskilere gitti. İşadamlarının siyasetçi ile anılması hoş bir şey değil. Rahmetli Turgut Özal döneminin Selim Edes'i gibi. Yine, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in 1999 yılında Büyükada'da çektirdiği resim aklıma geliyor. "Benim Ailem" dediği fotoğraftakiler şimdi nerededir?
Aslında ileride bir kitap yazılabilecek bir çerçevedir o. Nasıl oraya gelindi, neden fotoğraf verilme ihtiyacı hissedildi?

TÜSİAD, Kamuran Çörtük'ü ihraç etmişti. Bugün, haklarında benzeri iddialar bulunan üyeler dernekte pek çoğu arzı endam ediyor. Cavit Çağlar, kabinenin kudretli bakanı ve tekstil dünyasının öncüsüydü.
Demirel'in yeğeni Ali Şener de öyle. Adını herhangi bir projede, büyük bir grupta görebiliyor musunuz?

Mesut Yılmaz'ın, Tansu Çiller'in etrafındaki nevzuhur patronları düşünün. 
Herkes siyaset yoluna büyük ideallerle çıkar. Görünüşte öyledir, ama doğrusu kısa yoldan köşe dönmekten başka bir anlam taşımaz. En azından bizde algısı böyle... 30 yıldan beri siyasette olup da, tekrar aday olmayı izah edemiyorum. Adama sorarlar, şimdiye kadar ne yaptın ve neyi eksik bıraktın da tekrar aday oluyorsun. Adını söylesem duymamışsınızdır bile. 
Bir de açılım peşinde koşanlar var. Açılım ya ikna metodu ya da nefsini susturma yoludur...
2002 seçimlerinde Deniz Baykal, açılım vaadiyle birkaç işadamını siyasete çağırdı. Herkesin saygı duyduğu kişilerdi: Yapı Merkezi'nin sahibi Ersin Arıoğlu ve Nuh Çimento'dan Muharrem Eskiyapan başı çeken isimlerdendi.

Ersin Bey’le uzun saatler sohbet etmişliğim vardı. Nasıl gaza geldi anlamadım. Hem yurt içinde hem de yurt dışında yaptığı projelerle zaten hizmet ediyor. Ayrıca International Crisis Group'ta diplomatik fonksiyon da ifa ediyordu.
Siyasetin başlangıcında Rahmetli Eskiyapan'la da sohbet etmiştim. Kendi kişiliği ile bir renk, bir farklı fikir, bir desen olacaktı. Bugün de aday adayları ile konuşsanız, hepsi aynı şeyi söyleyecek. Ben kişiliğimle, birikimimle Meclis’te farklı bir katkı sağlayacağım. Ne yazık ki siyaset kabının içine giren herkes eriyor ve liderinin istediği kıvam ve renkte kalıyor. 

Siyasetle uğraşan işadamlarını dörde ayırıyorum: Siyasi lidere yakınlığı olup, Meclis’e girmeyen… Siyasetle ilgisi olmasına rağmen, iş yapma süreçlerinde siyasetten nemalanmayanlar. Meclis’e girerek siyaset yapanlar. Yandaşlıktan istifade için aday olup, iş takip edenler. 

Peki, gönüllerdeki veya kitaplardaki siyasi yapı nasıl oluşacak?
Sivil toplum örgütlerini artırıp, güçlenmesini sağlamak; Meclis’te olmaktan daha büyük fonksiyon taşıyor. Toplumun her biriminde, her oluşumunda liderler yetişmeden; ne demokratik yaşam gerçekleşir, ne de sağlıklı politikalar oluşturabiliriz. Çoğu aday adayına acıyorum... Her biri, siyaset için harcayacakları mesai ve birikimi uzmanlık alanlarında harcasalar, siyasetten beklentilerinin en az on katını kazanabilecek potansiyeldedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fikri Türkel Arşivi