27 Mart 2017 Pazartesi27 C.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:22Güneş 06:49Öğle 13:17İkindi 16:44Akşam 19:31Yatsı 20:52
    • 14°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 0°C Ağrı
    • 10°C Amasya
    • 7°C Ankara
    • 14°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 90.383 0.69
  • Altın: 144,263 -0.10
  • Dolar: 3,6117 -0.38
  • Euro: 3,9021 -0.23

Ses var görüntü yok!..

Abdulkadir Özkan

Türkiye’nin en önemli konusu Cumhurbaşkanı Gül’ün Ermenistan ziyareti mi?

Önemli bir ziyaret olduğunda şüphe yok elbette. Benim merak ettiğim husus Gül’ün ziyaretinin Türkiye gündeminin bir numaralı meselesi olup olmadığıdır.

Peki.. Türkiye’nin en önemli konusu Aydın Doğan-Başbakan Erdoğan tartışması mıdır? Böyle bir konu ile ilgili olarak kamuoyunu günlerce meşgul etmek doğru mudur?

Ya da Türkiye’nin gerçekten en önemli konularının başında laiklik ve laikliğin tehlikede oluşu mu geliyor? Türkiye’de gerçekten böyle bir tehlike söz konusu mu?

Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında nöbet değişimi Türkiye’nin birinci gündem maddesi midir, olmalı mıdır?

Daha pek çok soru sıralamak mümkün. Günlerce tüm medyayı meşgul eden ve daha sonra unutulup giden pek çok konuyu soru haline getirip sıralamak mümkün.

Diyebiliriz ki sürekli olarak bazı olaylar ön planda tutulup gündemin başına çekilirken terör belası sanki rutin haber haline geldi, daha doğrusu getirildi. Halbuki her gün şehit haberleri geliyor, analar yavrularının tabutuna sarılıyor, feryat ediyor, gözyaşı döküyor. Sadece şehit anaları babaları değil, o görüntüler karşısında millet olarak gözyaşı döküyor, acı çekiyoruz.

Başbakan Güneydoğu’ya yönelik yeni uygulamalardan söz ediyor, bu uygulamaların devreye girmesi ile dağa çıkışın önünün kesileceğini söylüyor.. Ne var ki bu açıklamanın yapıldığı saatlerde dağdan ya da yerleşim merkezlerinden çatışma haberleri geliyor..

Genelkurmay Başkanı Diyarbakır’a gidiyor, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile bir araya geliyor; onları dinliyor ve gördüğü ilgiyi hayatı boyunca unutamayacağını söylüyor. Medya ise bu gelişmeleri terörle mücadelede yeni bir döneme girmek olarak değerlendiriyor.

Peki sonuç ne?

Aynı günlerde hemen her gün bölgeden şehit haberleri geliyor ve Türkiye’nin çeşitli illerinden şehitlerin cenaze törenleri televizyon ekranlarına yansıyor. Ve bu arada her cenaze töreninde benzer sloganlar atılıyor..

Bütün bunlar olurken terör can almaya devam ediyor.

Diyebiliriz ki terörle mücadele konusunda söz planında pek çok şey söyleniyor.. En sık da terörle mücadelenin aynı kararlılıkla sürdürüleceği belirtiliyor. Ama, bu kararlılık terörün kökünü kazımaya yetmiyor. Böyle olunca da insanın aklına “Ya terörle mücadelede yetersiz kalıyoruz ya da şimdiye kadar ki uygulamalar yanlış” gibi bazı düşünceler geliyor..

Ne var ki terör konusunda düşünmek ve yazmakta tehlikeli bir alanı oluşturuyor. Bu konuda çoğu bilgi sahibi kişiler de konuşmaktan, düşüncelerini açıklamaktan çekiniyorlar. Belki de toplumla paylaşmayı doğru bulmuyorlar.

Terör konusunda söz çok ama netice yok. Bir diğer ifade ile ses var görüntü yok. Türkiye’nin yıllardan beri en önemli sorunu olmaya devam eden terör belası hususunda herkes bu gidişe razı bir görüntü veriyor. Sanki dökülen kan, toprağa düşen canlar gözlerden kaçırılmaya çalışılıyor..

Artık birtakım gereksiz gündem maddeleri oluşturularak dikkatlerin buralara çekilmesinden vazgeçilerek ülkenin en önemli sorunu olduğunda hiç şüphe olmayan terör konusunda sözden, uygulamaya geçilmesi gerekiyor. Terörle mücadele için özel birimler ve timler mi oluşturulacak, bölgede yatırımlar teşvik edilerek işsizler iş sahibi yapılarak dağa çıkmaları mı engellenecek her ne yapılması uygun görülüyorsa yapılmalıdır. Bir başka ifade ile terörle aynı kararlılıkla mücadele edileceğinin söylenmesine değil, terörün belinin kırılmasına ihtiyaç vardır. Çünkü, 25 seneden beri sürdürülen bu mücadelede aksayan bir yan olduğu hissi yaygınlaşıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.