24 Ocak 2018 Çarşamba7 C.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ve namaz bittiğinde yeryüzüne serbestçe dağılın ve Allah'ın lütfundan (rızkınızı) aramaya devam edin; mutluluğa ulaşabilmek için de Allah'ı sıkça anın! (Cuma-10)
  • Ebu Abdullah Cabir İbn-i Semurete (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir. ”tüm namazlarımı peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile beraber kılardım. Onun namazı da hutbesi de ne uzun ne de kısa olmayıp orta olurdu.” (Müslim Cuma 41)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:46Güneş 08:15Öğle 13:22İkindi 15:54Akşam 18:17Yatsı 19:41
    • 7°C Adana
    • 4°C Adıyaman
    • -3°C Afyon
    • -3°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 12°C Antalya
    • 5°C Artvin
    • 5°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 118.400 0.99
  • Altın: 162,450 0.30
  • Dolar: 3,7705 -0.21
  • Euro: 4,6284 0.17

Cahillerin Din Konusunda Tartışmaları Haramdır

M. Şevket Eygi

TÜR­Kİ­YE Müs­lü­man­la­rı­nı sar­san, ye­re se­ren, par­ça­la­yan, zaa­fa dü­şü­ren, fit­ne ve fe­sat çı­kar­tan, bir­lik ve be­ra­ber­li­ği yı­kan bü­yük kö­tü­lük­ler­den bi­ri din ko­nu­sun­da çok tar­tı­şıl­ma­sı­dır.

İs­lam tar­tı­şıl­maz,  doğ­ru ola­rak öğ­re­ni­lir ve doğ­ru öğ­re­ti­lir. Son­ra hü­küm­le­ri ha­ya­ta uy­gu­la­nır.

Ke­nan Ev­ren Pa­şa­lar re­ji­mi bü­tün okul­la­ra mec­bu­rî din ders­le­ri koy­du.  Bun­dan mak­sat=amaç ço­cuk­la­ra, genç ne­sil­le­re İs­la­m’­ı doğ­ru ola­rak öğ­ret­mek miy­di? Ha­yır! On­lar Ke­ma­liz­m’­e ayar­lan­mış ev­cil bir İs­lam tü­ret­mek is­ti­yor­lar­dı. On­la­rın koy­du­ğu usûl üze­re, din der­si ki­tap­la­rı­nın ba­şın­da gü­nü­müz­de bi­le tam say­fa kal­pak­lı Pa­şa res­mi, onun kar­şı­sın­da Genç­li­ğe Be­yan­na­me met­ni bu­lun­mak­ta­dır.

Bü­tün İs­lam dün­ya­sın­da öl­müş, ta­raf­ta­rı kal­ma­mış olan Mu­te­zi­le mez­he­bi biz­de ka­sıt­lı ola­rak mü­te­am­mi­den hort­la­tıl­dı, men­sup­la­rı, ta­qiy­ye ve kit­man ya­pa­rak ken­di İs­lam­la­rı­nı sin­si­ce yay­ma­ya, Ehl-i Sün­ne­ti yık­ma­ya ça­lı­şı­yor.

De­rin şer güç­le­ri, Üm­met bir­li­ği­ni yık­mak, Müs­lü­man­la­rı bir­bi­ri­ne dü­şür­mek için bel­li baş­lı el­li çe­şit İs­lam yo­ru­mu çı­kart­tı­lar, bun­la­rın az ve­ya çok ta­raf­tar­la­rı­nı oluş­tur­du­lar ve mü­min­le­ri bir­bi­ri­ne dü­şür­dü­ler.

Ra­ma­zan yak­la­şı­yor. Yi­ne bir grup, İs­la­m’­da te­ra­vih yok­tur,  gü­neş bat­ma­dan ön­ce oruç açı­la­bi­lir, sa­bah gü­neş do­ğun­ca­ya ka­dar sa­hur ye­ni­le­bi­lir yay­ga­ra­la­rı­na baş­la­ya­cak­tır. 

Te­le­viz­yon­lar­da mü­zik­li-çal­gı­lı din prog­ram­la­rı ya­pı­lı­yor, bir­ta­kım bi­d’­at­çi ila­hi­yat­çı­lar ah­kâm ke­sip du­ru­yor. Din­siz­ler ni­çin din prog­ra­mı ya­pı­yor. Di­ne hiz­met et­mek, mü­min­le­ri ay­dın­lat­mak için mi? Yok­sa fit­ne ve fe­sat çı­kart­mak için mi?

Son el­li yıl için­de, Pa­kis­ta­n’­dan, Arap âle­min­den Tür­ki­ye­’mi­ze hay­li ak­ti­vist, vu­ru­cu kı­rı­cı ateş­li ha­ra­ret­li, hat­tâ bir kıs­mı te­rö­riz­me ye­şil ışık ya­kan İs­lam dok­tri­ni it­hal edil­di. Bil­has­sa genç­li­ğin ak­lı al­lak bul­la­k…

Pa­kis­tan­lı meş­hur bir İs­lam­cı­nı­n… Di­ni­mi­zi an­la­tan ki­tap­la­rı Türk­çe­ye çev­ril­di ve pey­nir ek­mek gi­bi sa­tıl­dı.  Bu zat, ima­nın şart­la­rı­nı be­şe in­di­ri­yor, ka­de­re ima­nı si­li­yor. Bu na­sıl bir İs­lam yo­ru­mu ve an­la­tı­mı­dır?

İran­lı Ali Şe­ri­ati’­nin ki­tap­la­rı da çev­ri­lip ya­yın­lan­dı.  Bu ki­şi, İs­lam Şi­na­si ad­lı ki­ta­bın­da “Al­lah yek Ja­nus-i ha­ki­kî est=Al­lah ger­çek bir Ja­nu­s’­tu­r” di­yor. Ya­ni ke­mal sı­fat­lar­la sı­fat­lı ve nok­san sı­fat­lar­dan mü­nez­zeh Rab­bü­lâ­le­mî­ni iki çeh­re­li bir Ro­ma pu­tu­na ben­ze­ti­yor.

Bin ica­zet­li âli­min ve müf­tü­nün fet­va­la­rıy­la tak­bih edi­len ve ül­ke­sin­den tard edi­len Faz­lur­rah­ma­nın eko­lü; Tür­ki­ye­’de Ehl-i Sün­ne­ti yı­kıp,  Ke­ma­list­le­rin,  Si­yo­nist­le­rin, em­per­ya­list­le­rin işi­ne ge­len ucuz, ılım­lı, light, su­ya sa­bu­na do­kun­maz, ci­had­sız, te­set­tür­süz,  fı­kıh­sız, Şe­ri­at­sız ev­cil bir İs­lam tü­ret­mek,   Ehl-i Sün­ne­tin ye­ri­ne Ta­rih­sel­lik mez­he­bi­ni ge­tir­mek için ge­ce gün­düz ça­lı­şı­yor.

Din adı­na, di­nin ka­bul et­me­di­ği bir yı­ğın sa­pık­lık, bo­zuk­luk, bi­d’­at ser­gi­le­ni­yor.    Bun­dan kur­tul­ma­nın tek ça­re­si şu­dur:

Bü­tün Ehl-i Sün­net men­sup­la­rı İs­la­mı, ica­zet­li Ehl-i Sün­net ho­ca­la­rın­dan, ule­ma­sın­dan, fu­ka­ha­sın­dan, kâ­mil mür­şid­le­rin­den öğ­ren­me­li­dir.

Bu tek­lif et­ti­ğim şey pra­tik­te=uy­gu­la­ma­da şöy­le olur: Ül­ke­miz­de Ha­ne­fî­ler ve Şa­fi­îler var­dır. Ha­ne­fî olan­lar di­ni Ömer Na­su­hi Bil­me­n’­in Bü­yük İs­lam İl­mi­ha­li­’n­den, Ha­cı Zih­ni efen­di­nin Ni­me­tü­’l-İs­la­m’­ın­dan ve­ya ben­ze­ri mu­te­ber ve sa­hih ki­tap­lar­dan; Şa­fi­î olan­lar da yi­ne sa­hih ve gü­ven­li Şa­fi­î il­mi­hal­le­rin­den oku­yup öğ­re­nir­ler.

Böy­le ya­pıl­dı­ğı tak­dir­de Ehl-i Sün­net ara­sın­da­ki ih­ti­laf­lar, çe­kiş­me­ler, pa­tır­tı­lar as­ga­rî­ye iner.

Pe­ki, öte­ki­ler ne ola­cak?  O fit­ne fe­sat bit­mez.  

Ehl-i sün­net Müs­lü­man­lı­ğın­da ca­hil­le­rin din ko­nu­sun­da tar­tış­ma­la­rı ya­sak­tı­r…  Mü­te­şa­bi­hat ko­nu­su­nu gün­de­me ge­ti­rip hal­kın zih­ni­ni ka­rış­tır­mak, o da ya­sak­tı­r… Ku­r’­an’­ı ken­di kı­sır ak­lı, re’­yi, he­va­sıy­la yo­rum­la­mak ya­sak­-  tı­r…  Tef­sir ica­ze­ti ol­ma­yan­la­rın Ku­r’­an ter­cü­me, mea­li, tef­si­ri yaz­ma­la­rı ya­sak­tı­r…  Ka­de­ri in­kâr küf­re gi­de­r… Mü­te­şa­bih ha­dis­le­ri in­kâr kü­für­dü­r…  Mez­hep­siz­lik sa­pık­lı­ğa ve küf­re gö­tü­ren köp­rü­dü­r… 

İs­la­m’­ın sı­fat­la­rın­dan bi­ri mü­bîn, bes­bel­li açık bir din ol­ma­sı­dır.  Onu dos­doğ­ru öğ­ren­mek Eh­li- Sün­net ule­ma­sı­nın ki­tap­la­rı­nı oku­mak­la olur.  Ehl-i Sün­net bir­bi­ri­ni tek­fir et­mez, da­la­let­le suç­la­maz.  Usûl­de, te­mel­de Ehl-i Sün­net ara­sın­da ih­ti­laf yok­tur. Ehl-i Sün­net ana cad­de­dir, Se­vad-ı  Âzam­dır

Üm­met bir­li­ği, ön­ce­lik­le Sün­nî Müs­lü­man­la­rın bir­leş­me­siy­le ku­ru­lur. Sün­nî­ler bir­le­şin­ce, di­ğer fır­ka­lar­la ateş kes, mü­ta­re­ke an­laş­ma­sı ya­pı­lır ve fit­ne fe­sat en aza in­di­ri­lir.

İyi ni­yet­li ol­sa­lar da ca­hil, ica­zet­siz Müs­lü­man­la­rın din ko­nu­sun­da tar­tış­ma­la­rı, çe­kiş­me­le­ri, te­piş­me­le­ri di­nin ve Üm­me­tin yı­kıl­ma­sı­na yol açar. 

Di­ni­mi­zi ken­di el­le­ri­miz­le di­na­mit­le­me­ye­lim.

Eli­fi mer­tek sa­nan­lar din ko­nu­sun­da yo­rum ya­pa­maz, Ehl-i Sün­ne­ti tar­tı­şa­maz.

İbn Se­be­’le­rin tu­zak­la­rı­na düş­me­ye­lim.

Di­ni­mi­zi Al­la­hın rı­za­sı­na, Re­su­lul­la­hın  (Sa­lat ve se­lam ol­sun ona) öğ­re­ti ve ta­li­ma­tı­na, Se­lef-i Sâ­li­hî­nin an­la­tım ve uy­gu­la­ma­sı­na, râ­sih ve muh­lis ule­ma ve fu­ka­ha­ya, kâ­mil mür­şid­le­re,  ev­li­ya­ur­rah­ma­nın açık­la­ma­la­rı­na gö­re öğ­re­ne­lim.

Din ko­nu­sun­da­ki bo­zuk­luk­la­rın ana se­be­bi, Me­da­ris-i İs­la­mi­ye­nin ka­pa­tıl­mış ve ica­zet­li Sün­nî ule­ma ve fu­ka­ha ye­tiş­ti­ril­me­miş ol­ma­sı­dır.

Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.