M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

Açık mektuplar

Açık mektuplar

BİR GEN­CE:

Sİ­ZE yar­dım­cı ol­mak için baş­lan­gıç­ta üç şart koş­muş­tum: Bi­rin­ci­si Os­man­lı­ca oku­mak­tı. İkin­ci­si, na­maz­da ba­şı­nı­za tak­ke ge­çir­mek­ti. Üçün­cü­sü: Ta­ha­vî aka­idi oku­mak­tı.

Bu üçü­nü de ye­ri­ne ge­tir­me­di­niz. Öğüt­le­ri­mi­zi tut­ma­dı­nız.  

Si­ze çok se­lam ede­rim, bir da­ha gel­me­yi­niz.

Bu üç ba­sit şe­yi ya­pa­ma­yan kim­se­nin Ehl-i Sün­net ve Ce­ma­at da­ire­si için­de adam ol­ma­sı çok zor­dur. Be­nim gü­cü­mü aşar.  

Ben­de­niz kâ­mil mür­şid de­ği­lim. Mür­şid­lik tas­la­mak­tan ha­yâ ede­rim. Bu­la­bi­lir­se­niz ken­di­ni­ze kâ­mil bir mür­şid bu­lu­nuz, si­zi ye­tiş­tir­me­si için ona in­ti­sab edi­niz.

BİR HA­NI­MA:

Önü­nüz­de iki yol var: Ya Ku­r’­an’­a, Sün­ne­te, Şe­ri­ata uy­gun ger­çek te­set­tür kı­ya­fe­ti­ne bü­rü­nür­sü­nüz. Ya­hut dar, ren­gâ­renk ala­ca bu­la­ca, dik­kat­le­ri çok çe­ken şey­ta­nî te­set­tü­re. Se­çim si­ze ait­tir. Bu­nun mâ­ne­vî fa­tu­ra­sı­nı da öder­si­niz ta­bi­î. Bu be­ya­nı­mı siv­ri dil­li­lik ola­rak va­sıf­lan­dı­ra­bi­lir­si­niz. Lüt­fen ke­rem ve mü­rüv­vet gös­te­re­rek fa­ki­ri ba­ğış­la­yı­nız.

UM­RE­YE Gİ­DEN BİR ZEN­Gİ­NE:

Lüks, pa­ha­lı, is­raf­lı bir um­re ya­pa­cak­mış­sı­nız. Zam Zam To­we­rin üst ka­tın­da bir sü­it ki­ra­la­mış­sı­nız, Kâ­be-i Mu­az­za­ma­ya te­pe­den ba­ka­cak­mış­sı­nız. Mü­sa­ade bu­yu­run da si­zi uya­ra­yım. Lüks is­raf­lı ih­ti­şam­lı um­re ol­maz.  Her­ke­se ben um­re ben um­re de­yip du­ru­yor­muş­su­nuz, um­re na­fi­le bir iba­det­tir rek­la­mı ya­pıl­maz. Kâ­be­’ye yu­ka­rı­dan ba­kıl­maz.  Mek­ke­’de Me­di­ne­’de mü­te­va­zı ya­şa­yı­nız, az yi­yi­niz, çok ağ­la­yı­nı­z… Bir de şu­nu unut­ma­yı­nız: Üze­ri­niz­de kul hak­kı var­sa, um­re ile bun­la­rın si­li­ne­ce­ği­ni, pîr ü pak dö­ne­ce­ği­ni­zi san­ma­yı­nız.  Yi­ne de bi­ze du­a edi­niz. Se­lam­lar.

PER­HİZ YAP­MAK İS­TE­YE­NE:

Mer­di­ve­nal­tı fab­ri­ka­sı­nın ima­la­tın­dan hay­li pa­ha­lı gö­bek gi­der­me şu­ru­bu­nu ak­şam içe­cek­miş­si­niz, sa­ba­ha tığ gi­bi gö­bek­siz kal­ka­cak­mış­sı­nız. Bu­na ina­nı­yor­sa­nız saf­lı­ğı­nı­za şaş­mak, sağ­lı­ğı­nı­za acı­mak ge­re­kir. Ki­lo ver­me­nin, gö­bek erit­me­nin tek yo­lu az ye­mek, per­hiz yap­mak­tır. Her şe­yi yi­ye­bi­lir­si­niz ama az… Ge­ri­si fa­sa fi­so­fi­so­dur. Bu mem­le­ket­te dev­let ol­sa, bir­ta­kım kur­naz­la­rın ak­şam iç, sa­bah gö­bek­siz kalk rek­lam­la­rı yap­ma­la­rı müm­kün ol­maz­dı. Si­ze tav­si­ye­le­rim: Acık­ma­dan sof­ra­ya otur­ma­yı­nı­z… Sof­ra­dan doy­ma­dan ön­ce kal­kı­nı­z… Az yi­yi­ni­z… Ye­mek ara­la­rın­da fın­dık fıs­tık çi­ko­la­ta kek mek ıvır zı­vır ye­me­yi­ni­z… Her gün yüz gram za­yıf­la­sanız ay­da üç ki­lo eder,  böy­le­ce bir­kaç ay­da nor­mal ki­lo­nu­zu bu­lur­su­nuz. Lüt­fen ah­mak­lı­ğı bı­ra­kı­nız. Bu­la­bi­lir­se­niz bit­ki­sel akıl art­tır­ma şu­ru­bu içi­niz. Ak­şam içer­si­niz, sa­ba­ha âqil ü dâ­nâ kal­kar, za­ma­nın Fe­lâ­tu­n’­u olur­su­nuz.

Rİ­BA­LI KRE­Dİ ALAN SÖZ­DE DİN­DA­RA:

Ri­ba, Ki­tab Sün­net ic­ma ile ha­ram­dır. Ku­r’­an ri­ba­cı­lar Al­la­ha ve Re­su­lü­ne sa­vaş ilan et­miş­tir di­yor. Ha­ram olan ri­ba­ya fet­va ve­ren o re­form­cu ila­hi­yat­çı ve ona uyan siz, ile­ri­de na­sıl he­sap ve­re­cek­si­niz?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi