Cihangir İşbilir

Cihangir İşbilir

Çok Geç Olmadan…

Çok Geç Olmadan…

‘Ana-yavru’ metaforu Türkiye-Kıbrıs ilişkilerini anlatmak için birebirdir aslında…

Ana-yavru ilişkisindeki herkesin malumu birkaç hususu hatırlayalım önce… 

Analar yavruları için herşeylerini verirler, her riski alırlar, onlara gözleri gibi bakarlar; ölümüne korurlar, herkesten kıskanırlar onları… Yavrular da analarından bir türlü kopamazlar, vazgeçemezler; analarını taklit ederler, daima severler… Kezâ anaların gözünde yavrular her daim yavrudur, büyüseler de bu böyledir… Yavrular zaman zaman isyankâr olur, dinlemezler analarını; onlarsız yaşamayacaklarını bile bile… Analar yavrularını, hep yakınlarında olduğunu bildikleri için, çok iyi tanıdıklarını düşünürler; oysa bazen en az kendileri tanır, bilir… Yavrular da analarına her lafı deme hakkını kendilerinde gördükleri halde analarının onlara yönelik ufacık ikaz ve ihtarlarından çabuk gücenirler… 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin yeni cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın seçim sonrası açıklamaları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Akıncı’ya cevabı vesilesiyle başlayan ana-yavru tartışması, dün Kıbrıs’ta ve Türkiye’de bazı kesimler tarafından yeni bir krize dönüştürülmeye çalışılsa ve seviyesizce yorumlar yapılsa da aslında hem Kıbrıs’ın gündeme gelmesi hem de Kıbrıs’la ilgili konuların etraflıca tahlil edilmesi için oldukça sağlıklı bir zemini hazırlamış oldu. 

ANA, YAVRUYU KENDİNE BENZETTİ

Baştaki benzetmelerden yola çıkacak olursak, ana vatan Türkiye’nin yavru vatan KKTC için ödediği bedelleri Akıncı dahil her Kıbrıslı ve Türk vatandaşı gayet iyi bilir. Bununla birlikte yavru vatan KKTC’nin ana vatan Türkiye’yi hemen her konuda taklit etmekle birlikte, ana vatanın desteğine karşı zaman zaman vefasız davrandığı da bir gerçek. Yalnız bu vefasızlık ve isyankârlıkta en az yavru vatan kadar ana vatan da sorumlu ve sorunlu. Bugünkü konjonktürde, ana vatandaki bazı kesimlerle paralel yavru vatanda da Ak Parti hükümetleri aleyhine bir blok oluşmuş olsa da yavru vatanın bu hâle gelmesinde on yılların ve bir kaç istisna dışında, geçmişteki hükümetlerin ciddi payları ve sorumlulukları var. Ana vatanın her geçen sene kendine benzettiği yavru vatanı ödediği onca bedele rağmen, özellikle âidiyet ve kimlik konularında on yıllardır ihmal ettiğini unutmayalım. Yavru vatanın bugünkü isyankâr tavırları daha çok bundan; aşırı sol kökenden gelen, ODTÜ mezunu Akıncı’nın “yavrular da büyümek ister” demesi bunun ifadesi.     

KIBRIS(LILAR)LA TANIŞMA VAKTİ

Kıbrıs, dünyanın akupunktur noktalarından birisi. Sadece Ada’daki Kıbrıslıların değil, dünyanın dört bir yanına dağılmış Kıbrıs diasporasının psikolojisi, Kıbrıs meselesinin siyasi taraflarının Ada’ya etkisi ve jeostratejik özellikleri dolayısıyla hem bölgesel hem de küresel aktörlerin Kıbrıs’a dair politikaları da Kıbrıs gündemini oluşturan unsurlar. Kıbrıs, aynı zamanda Türkiye’nin hem iç hem de dış siyasetinin esas konularından birisi. Buna rağmen son açıklamalar üzerinden bir tahlil yapacak olsak bile, Türkiye’deki birçok kesimin sağlıklı bir şekilde tanı(ş)madığı bir ada Kıbrıs. Daha çok ya klişeler ve duygusal kabullerle yahut güvenlikleştirici ve milliyetçi söylemlerde Kıbrıs analizleri yapılıyor Türkiye’de. Hayatında Kıbrıs’ı hiç görmemiş, Kıbrıslılarla tanışmamış yazarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri Kıbrıs hakkında bolca ahkâm keser bizde. Kıbrıs’ı (yani yavru vatanı) anlatan ve tanıtan literatür eksikliğinin ve Kıbrıs’ın daha çok olumsuz şekilde gündeme gelmesinin de önemli bir payı var bunda… 

Çok geç olmadan Türkiye’nin son yıllarda istikametini doğrulttuğu Kıbrıs politikalarının araçlarını oluşturacak hamleleri yapmasında fayda var. Türkiye’yi Ada’da temsil eden resmi, diplomatik, sivil ve askeri personelden STK’lara kadar her kesim için teyakkuz vakti… 

Yarın ‘çatışma çözümleri’ perspektifinden Kıbrıs meselesini yazmaya devam edeceğim… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Cihangir İşbilir Arşivi