Cihangir İşbilir

Cihangir İşbilir

Türkiye İçin İslamofobi Testi

Türkiye İçin İslamofobi Testi

İslamofobi ile mücadelede raporlama, saha tarama ve literatür eksiklikleri stratejik ve gerçekçi çalışmalar yapmayı engelleyen en önemli faktörler. Konu hakkında bugüne kadar benim de katıldığım ve tertip heyetinde bulunduğum Aralık 2007 ve Eylül 2013 tarihlerinde İstanbul’da geniş çaplı iki uluslararası konferans ve birçok çalıştay yapılmış olsa da bu çalışmalar henüz yeteri kadar somut adımı netice vermiş değil. Belki de bunda İslamofobi ve daha geniş anlamda ayrımcılıkla ilgili Türkiye’deki ‘iç sorunlar’ın yeterince aşılamamış olmasının etkisi var. Birçok mesele gibi Avrupa ve Amerika başta olmak üzere dünyanın muhtelif bölgelerinde yaşanan İslamofobi ile ve Müslümanların maruz kaldığı ayrımcılıkla ilgili çalışmalar da Türkiye normalleştikçe ve insan kaynağı geliştikçe artıyor... 

Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA)’nın gelecek yıldan itibaren düzenli olarakAvrupa İslamofobi Raporu yayınlayacağını duyurması raporlama ve saha taraması ile ilgili şu ana kadar atılan en somut adım. Avrupa’daki İslamofobinin yayılma trendini ülke bazında analiz etmeyi ve belgelemeyi amaçlayan ve 31 ülkeyi kapsayan çalışmanın sonuçları her sene mart ayının 15’inde, 21 Marttaki “Uluslararası Irkçı Ayrımcılığı Ortadan Kaldırma Günü”nden önce ilan edilip konunun ilgililerine gönderilecek. Her ülkeyle ilgili raporun o ülkede ırkçılığı belgelemeye kendini adamış ve İslamofobi çalışmalarında önde gelen uzmanlar ve sivil toplum kuruluşu aktivistleri tarafından yazılacak olması da raporların gücünü artıracak diğer bir husus. 

TÜRKİYE İÇİN İSLAMOFOBİ TESTİ

SETA’nın Avrupa ülkeleri için hazırladığı soruları bizler de Türkiye için sorup Türkiye’nin İslamofobi karnesini çıkartabiliriz; birkaç örnek verelim: 

1- İstihdam: “İş piyasasında herhangi birisi müslüman [dindar] olmaktan ötürü ayrımcılığa maruz kalıyor mu?” 

Maalesef hâlâ işyerinde namaz kılınmasına, tesettüre izin vermeyen, bundan dolayı ayrımcılık uygulayan firmalar, kurumlar var Türkiye’de. Yine başörtülü veya çarşaflı olduğu için gerekli saygının gösterilmediği, eşit muamele yapılmayan, olması gereken hizmetin verilmediği uygulamalar da eskiye göre azalmış olsa da hâlâ var. 

2- Eğitim: “İslamofobik içerik herhangi bir müfredatta, eğitim kitabında veya herhangi başka bir eğitim aracında rol oynuyor mu?”

Eskiden daha sık rastlardık; modernizm ve çağdaşlık adına İslamî bazı değer ve uygulamalar tahkir edilirdi okullarda, ders kitaplarında. Şimdi nasıl? Ne durumdayız? Ders kitaplarımızı bir de bu gözle tarayalım derim… 

3- Siyaset: “İslamofobya yerel ya da ulusal düzlemde siyasi hayatta (seçim kampanyalarında, siyasal programlarda, kişisel görüşlerde vb.) herhangi bir rol oynuyor mu?”

Mukaddesata hakaret eden, dindarlarla alay eden, Ramazan’da herkesin göreceği şekilde su içip yemek yiyen, Kur’an’a, Peygamberimize ilişen, meclisten başörtülü milletvekilini kovmaya kalkışan siyasetçi azaldı hamdolsun. Ama hâlâ Kâbe ile Taksim’i kıyaslamaya çalışan, dine Diyanet’e ilişeni var… İslam cahili ama Müslümanlara nizam vermeye çalışanı da var… Seçim kampanyalarını bir de bu çerçeveden izleyelim bence...

4- Medya: “Hangi medya organları İslamofobik bir dille İslamiyete ve Müslümanlara odaklanıyor?”

Belki de en geride olduğumuz ve neredeyse Batı medyası kadar İslam’dan habersiz ve İslamofobik yayınlar bizim medyada da yer buluyor. Dindarları ‘alt kültür’ gibi gören, adam yerine koymayan, aşağılayan medya ve medya mensubu hâlâ bolca var Türkiye’de. İşin ilginci mukaddesata hakaret eden İslamofobik bazı gazeteleri İslamcı diye bildiğimiz bazı medya kuruluşları matbaalarında basıyor! 

Bu testi geliştirmek ve detaylandırmak mümkün… 

Yarın da ‘dış politikada İslamofobi’yi tahlil edelim…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Cihangir İşbilir Arşivi