D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Şimdi mi Yazmalı, Seçimden Sonraya mı Bırakmalı?

Şimdi mi Yazmalı, Seçimden Sonraya mı Bırakmalı?

Bu se­çim ül­ke­miz için kök­lü bir dö­nü­şü­mün ha­ber­ci­si ola­bi­lir mi? 

Ge­nel ka­na­at, ik­ti­dar par­ti­si­nin se­çi­mi ka­za­na­ca­ğı yö­nün­de. “Öy­ley­se kök­lü bir dö­nü­şüm bek­len­me­me­li­” de­ni­le­bi­lir. 

Biz ak­si­ni dü­şü­nü­yo­ruz!

Se­çim so­nu­cu ile il­gi­li de­ğil, so­nuç­tan son­ra ola­cak­lar hu­su­sun­da... 

Tür­ki­ye­’nin 21. yüz­yı­lı­nı baş­la­tan si­ya­sî ha­re­ket, 13 yıl­lık ik­ti­dar, geç­mi­şi­ni ger­çek­çi şe­kil­de de­ğer­len­di­re­rek, bu­nun se­çim so­nuç­la­rı­na yan­sı­ma­sı­nı da doğ­ru gö­re­rek bir is­ti­ka­met ta­yi­ni yap­mak gü­cü­nü gös­ter­me­li­dir.

Si­ya­sî ik­ti­dar­la il­gi­li dü­şün­ce­le­ri­mi­zi se­çim ön­ce­si yaz­ma­mız ge­rek­ti­ği­ni söy­le­yen­ler bir hay­li. Bu iki se­bep­le doğ­ru gö­rün­mü­yor. Bi­rin­ci­si, se­çim ha­va­sı­nın es­ti­ği gün­ler­de ba­zı has­sas ko­nu­la­rı gün­de­me ge­tir­me­nin do­ğu­ra­ca­ğı ra­hat­sız­lık... İkin­ci­si, bu­gü­ne ka­dar ik­ti­da­rın uy­gu­la­ma­la­rı ile il­gi­li bir hay­li eleş­ti­ri­miz ol­du. Mil­lî Eği­tim, kül­tür, ba­zı be­le­di­ye re­is­le­ri­nin sa­kil uy­gu­la­ma­la­rı... Bu me­al­de­ki ya­zı­la­rı­mız il­gi­li­ler­de so­nuç alı­cı bir me­rak uyan­dır­ma­dı. “Ne de­mek is­ti­yor­sun?” di­yen ol­ma­dı. Da­ha öte­si, mer­kez par­ti­nin se­çim be­yan­na­me­sin­de ne maa­rif­le ne de kül­tür­le il­gi­li ye­ni bir ufuk or­ta­ya ko­nul­du­ğu­nu gö­re­me­dik. Tek par­ti ida­re­sin­den devr alı­nan ve dar­be dö­nem­le­rin­de pe­kiş­ti­ri­le­nin sür­dü­rü­le­ce­ği­ne da­ir en cid­di de­lil bu. 

Bi­zim hü­kü­me­tin ik­ti­sat si­ya­se­ti ile il­gi­li, kal­kın­ma uy­gu­la­ma­la­rı ile il­gi­li söy­le­ye­cek faz­la bir şe­yi­miz yok. Fa­kat stra­te­jik ter­cih­le­re iti­raz hak­kı­mız var. Bü­tün mu­ha­fa­za­kâr ik­ti­dar­lar, 1950’den be­ri ay­nı mo­de­li uy­gu­lu­yor­lar: Oy top­la­mak için kül­tü­re, ma­ne­vi­ya­ta vur­gu ya­pı­yor­lar, ik­ti­dar ol­duk­tan son­ra eko­no­mi ve mad­dî kal­kın­ma esas­lı si­ya­set be­lir­le­yi­ci olu­yor. 

Tek bo­yut­lu kal­kın­ma­nın do­ğur­du­ğu sos­yal çal­kan­tı­lar dik­kat­ten uzak tu­tul­ma­ma­lı. Ye­tiş­mek­te olan ne­sil­le­rin zih­ni­ni bes­le­ye­cek, genç­le­rin ben­lik­le­ri­ni ye­nip ken­di­le­ri­ni aş­ma­la­rı­na, ide­aliz­me yük­sel­me­le­ri­ne ze­min oluş­tu­ra­cak va­zi­fe ve so­rum­lu­luk aşı­la­ya­cak cid­di ça­lış­ma­la­ra ih­ti­yaç var. 

Bun­la­rı se­çim­den son­ra da­ha ay­rın­tı­lı gün­de­me ge­tir­mek ge­rek­ti­ği dü­şün­ce­sin­de­yiz. Bu ara­da, si­ya­se­tin ta­van yap­tı­ğı bir dö­nem­de ne­den si­ya­set­ten uzak dur­du­ğu­muz so­ru­lu­yor. As­lın­da si­ya­set­ten uzak dur­du­ğu­muz yok. Bi­zim uzak dur­du­ğu­muz gün­lük si­ya­set. Gün­lük si­ya­se­tin iğ­va­sı­na ka­pıl­ma­dan uzun va­de­li, ka­lı­cı si­ya­set için dü­şün­mek ve yaz­mak çok da­ha önem­li. 

Me­se­la, baş­kan­lık sis­te­mi gi­bi ha­ya­tî bir ko­nu­da ne­den yaz­mı­yor­su­nuz, di­yen­ler var. El­bet­te bu ko­nu­yu fark­lı yön­le­ri ile ele al­dı­ğı­mız ya­zı­lar ya­yın­la­dık. Fa­kat bu­gün­ler­de baş­kan­lık ko­nu­su­nu en kes­kin şe­kil­de sa­vu­nan, bir za­man­lar oy kul­lan­ma­yı bi­le sis­tem­le uz­laş­ma ola­rak gö­ren ra­di­kal dost­la­rı­mız var. On­la­rın yaz­dı­ğı mec­ra­lar­da baş­kan­lık sis­te­mi­nin sün­ne­tin ge­re­ği olu­du­ğu­nu id­di­a eden, bel­ki de va­cib ve­ya farz ol­du­ğu­nu söy­le­yen­ler da­hi çık­tı! 

Biz ça­ğı­mız­da si­ya­sî bir sis­te­min di­nî gö­rü­nüm­lü muh­te­va ile sa­vu­nul­ma­sı­nın doğ­ru ol­ma­dı­ğı­na ina­nan­lar­da­nız. İs­lâ­m’­ın bir din dev­le­ti ön­gör­me­di­ği, ta­rih için­de­ki müs­lü­man dev­let­le­rin hiç bi­ri­nin “din dev­le­ti­” ol­ma­dı­ğı ka­na­atin­de­yiz.

İyi­li­ği em­re­den, kö­tü­lü­ğü en­gel­le­yen bir dev­let an­la­yı­şı­nın öte­sin­de­ki id­di­ala­rın dev­let adam­la­rı­nı kut­sal­laş­tır­ma gi­bi bir so­nuç do­ğu­ra­ca­ğı­nı bu yüz­den baş­kan­lık sis­te­mi­ni sa­vu­nur­ken di­nî de­lil­le­rin dev­re­ye so­kul­ma­sı­nın doğ­ru ol­ma­ya­ca­ğı­nı dü­şü­nü­yo­ruz. 

Bu­gün­ler­de en bü­yük ek­si­ği­miz, 20. yüz­yı­lın din­dar dü­şü­nür­le­ri­nin iç eleş­ti­ri­le­rin­den yok­sun­lu­ğu­muz­dur. Ne­cip Fa­zıl ve Nu­red­din Top­çu iki mü­him ör­nek­tir. On­la­rın din­dar­lık tas­la­yan­lar­la il­gi­li kes­kin ten­kid­le­ri­ni bu­gün­ler­de dik­kat­le oku­ma­mız, “ham yo­baz ve ka­ba sof­ta­la­r”­a ne göz­le bak­tık­la­rı­nı ha­tır­la­ma­mız ge­re­ki­yor. 

Hem za­ten şu an­da ül­ke­miz­de bir­çok ga­ze­te, te­le­viz­yon doğ­ru­dan baş­kan­lık si­te­mi­ni des­tek­li­yor ve bu ga­ze­te­ler­de baş­kan­lık sis­te­mi­nin öne­mi­ne ve Tür­ki­ye­’nin ge­le­ce­ği­ni sa­de­ce onun kur­ta­ra­ca­ğı­na da­ir bir­çok par­lak ya­zı­lar ya­yın­la­nı­yor. Bu ka­la­ba­lık ko­ro­ya bir ses da­ha ila­ve et­me­nin so­nu­cu de­ğiş­tir­me­ye­ce­ği or­ta­da­… 

Sa­de­de ge­lir­sek, 7 Ha­zi­ran so­nu­cu bel­li bir se­çim ol­mak­la be­ra­ber, ay­nı za­man­da mil­le­tin ik­ti­da­ra ve mu­ha­le­fe­te ufuk açı­cı me­saj­lar ve­re­ce­ği­ni tah­min edi­yo­ruz. Mil­le­tin or­ta­ya koy­du­ğu so­nu­ca gö­re mu­ha­le­fe­tin ken­di­ne çe­ki dü­zen ver­me­si ya­nın­da, ik­ti­da­rın da ders al­dı­ğı­nı gös­te­rir bir ta­vır ta­kın­ma­sı bek­len­me­li­dir. 

Bu se­bep­le asıl ya­za­cak­la­rı­mı­zı 7 Ha­zi­ran son­ra­sı­na bı­rak­ma­yı doğ­ru bu­lu­yo­ruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum
D.Mehmet Doğan Arşivi