18 Ekim 2017 Çarşamba28 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:46Güneş 07:12Öğle 12:56İkindi 15:56Akşam 18:28Yatsı 19:47
    • 29°C Adana
    • 23°C Adıyaman
    • 12°C Afyon
    • 12°C Ağrı
    • 14°C Amasya
    • 12°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 19°C Aydın
    • 13°C Balıkesir
  • BIST: 107.284 0.27
  • Altın: 151,606 0.09
  • Dolar: 3,6790 0.08
  • Euro: 4,3207 0.03

İdam Cezası Geri Gelir mi?

M. Şevket Eygi

vrupa Birliği’nin ve ona paralel olarak laik ve Kemalist Türkiye’nin idam cezasını kaldırmış olması aşağıda sayacağım değerlere aykırıdır:

1. Kur’ana aykırıdır, Sünnete aykırıdır, Şeriata aykırıdır.

2. Bizzat âdil hukuka aykırıdır.  Senin on yaşındaki çocuğuna tecavüz edecek, sonra onu en ağır vahşî korkunç işkencelerden sonra feci şekilde katledecek. Sonra, neymiş efendim, idam cezası çağdışıymış denilerek bu adam asılamayacak. Bu mudur adalet, bu mudur insaf?

3. Hikmete, yâni bilgeliğe aykırıdır. 

4. Türkiye’nin sosyal ve kültürel yapısına aykırıdır.

Tek cümleyle: İdam cezasını âdil bir muhakeme sonunda gerçekten hak etmiş bir kimseyi  itlaf etmemek maktule (katledilmiş olana), onun velilerine ve yakınlarına, toplumun tamamına  zulümdür, hıyanettir.

Hukuk sistemlerinin en doğrusu ve âdili olan İslam Şeriatı, bazı şartlar ve kayıtlar dahilinde, idam edilmesi gereken kimselere bir şans tanımaktadır.  Maktulün velisi, gerektiğinde  tazminat=diyet alarak onu affedebilir.  Bunda büyük hikmetler ve menfaatler vardır. Adam öldürüldü, geriye dul bir kadın ve beş çocuğu kaldı, bunların geçimleri yok.  Kadın razı olursa diyet ödenerek idam durdurulabilir. Katilin malı mülkü satılır, mağdurlara verilir. Malının mülkünün satılması suçluya ceza olur.

Kur’an-ı Kerim’de “Kısasta sizin için hayat vardır” buyrulmaktadır.  İdam cezasını kaldıran bir İslam toplumu, hayat  ana damarlarından birini kesmiş olur ve bunun cezasına ve âkıbetine katlanır.

Âhir zamanda yaşıyoruz, bina zina riba ve adam öldürmeler aşırı şekilde çoğaldı.  Ceza hukukumuz bunları önleyemiyor, azaltamıyor. Aksine sinsi ve dolaylı bir teşvik  ve suhulet (kolaylaştırma) var.

Bazı cinayetler, vicdanları dehşete düşürecek şekilde vahşi ve barbarca.

İki adam alkol almışlar, sonra tartışmışlar, bıçakları çekmişler, biri diğerini öldürmüş, sağ kalan ağır yaralı… Bu oldukça normal bir cinayet ve katildir.

Bir de çok anormal cinayetler ve öldürmeler var.  On iki yaşında kız veya oğlan çocuğunu kandırıp bir yere götürüyor, orada ona tecavüz ediyor ve sonra  işkence ediyor, başını taşla ezerek öldürüyor. İşte bu,  cinayetten de öte bir vahşettir.

Böyle vahşî öldürmelerden sonra idam cezası geri gelsin şeklinde birkaç gün süren ucuz edebiyat yapılmaktadır.

Maalesef bu edebiyat hayata geçirilemez. Türkiye kendi iç hukuku ile ve dış hukuk ve baskılarla  idam konusunda kendini sıkıca bağlamıştır.

Zalim İstiklal Mahkemelerinin karakuşî kararlarıyla nice masum vatandaşı inançların, fikirlerinden, görüşlerinden dolayı apar topar idam edilmesini doğru bulan Kemalistlerin nicesi  şimdi idamı  çağdışı ve geri buluyor.

Tekrar ediyorum: İşlediği adam öldürme suçundan dolayı, âdilâne bir şekilde muhakeme edildikten sonra  idam edilmesi gereken bir kimseyi, kıydığı candan dolayı idam etmemek;  maktule, onun veli ve yakınlarına, halka, topluma, ülkeye ve devlete  büyük  zulümdür. Böyle bir çarpıklığa adalet diyenlere şaşılır.

TAMAMLAYICI EK CÜMLELER ve PARAGRAFLAR:

1. Kadınları ve kızlarını, erkekleri tahrik edecek açık, dekolte, şehevî kıyafetlerle gezdirenler, suç işleyenleri dolaylı şekilde teşvik ve provoke etmiş olur ve mânen sorumludur.  

2. Lisede okuyan kız çocuğunun, geceleyin  tek başına yabancı bir erkeğin evine gitmesine izin verenler veya göz yumanlar,  o kız tecavüze uğradığı ve bilahare öldürüldüğü takdirde sorumludur.                  

3. Eğitimi, kesinlikle şehvete ve sekse karıştırmamak gerekir. İslam dini ve medeniyeti, buluğa ermiş erkek ve kız çocukların karma eğitimle birlikte okutulmasına izin vermez.

4. Atasözü: Kızını dövmeyen dizini döver. 

5. Bilhassa kadınların kıyafetleri iffete ve hayâya uygun olmalıdır.

6. Kendi karısına, kızına, bacısına söz ve göz atılınca küplere binen, hattâ cinayet işleyen; lakin kendisi başkalarının karılarına, kızlarına, bacılarına sarkıntılık eden, onlara şehvetle bakan kimseler  çok âdi ve rezil kimselerdir. Devlet, bunları terbiye edemediği için baş sorumludur.

7. Müstehcen yayın yapan  gazeteler, dergiler, tv’ler  tecâvüz  suç ve cinayetlerinin baş sorumlusudur.

8. İffet ve hayâ değerlerine sahip olmayan bir medeniyet, maddî bakımdan zengin ve ileri olsa da, sapık ve çarpık bir medeniyettir.

9. İffetsiz, hayâsız, ahlaksız, seks manyağı bir toplum çökmeye mahkumdur. Sodom ve Gomore gibi…

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.