23 Temmuz 2017 Pazar28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:54Güneş 05:45Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:38Yatsı 22:19
    • 32°C Adana
    • 36°C Adıyaman
    • 30°C Afyon
    • 28°C Ağrı
    • 26°C Amasya
    • 29°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 22°C Artvin
    • 39°C Aydın
    • 32°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

DÖRT YILLIK İRADENİN ZAFERİ.

Celil Ürün


I. Dünya Savaşı 4 yıl sürdü geceli gündüzlü ( 1914-1918)  4 yıl.... Aileden, anadan, yardan evlattan uzak 4 yıl. Akşam keyfi olmadan mezar boyunda toprak içinde her an saldırı olabilir duygusuyla, Ölümün saçlarını okşadığı ortamda geçirilen 4 yıl.

Yemek dersen yokluğun elverdiğinden daha az. Elbise dersen soğuklara davetiye  cinsinden. Her geçen gün bir öncekini aratmakla beraber sırt sırta verdiğin insanların belki bir gün belki bir saat sonra şehadet haberi alınmakta. Yine koşarak gidildi düşman üstüne yine de şehadet göz kırpılmadan tercih edilen oldu ve   ne olursa olsun birileri asla vazgeçmedi. Ne olursa olsun bildi vatanını korumasını. Onlar da insandı onlar da senin benim gibi etten ve kemiktendi.  Bugünün rahatlığı dünün zahmetinin hasadıdır vesselam.. Bugünün keyfi dünün katlanmışlığının sonucu.

Çevrene bir bak senin şartların mı daha zor cepheden cepheye eksi bilmem kaçlarda sırtlarında bilmem ne kadar yükle savaşan şehitlerin gazilerin şartları mı? Sen hiç eksi yirmi beşlerde bir buçuk metre karın içine yürüdün mü? Sen hiç evine son bir kez bakıp ve sırtını dönüp arkandan ağlayan bebeğine ölüme tebessüm ettin mi? Bu vatan, Bu memleket birilerinin verdiği fedakarlığın sonucu…. Birilerinin her şeye rağmen gösterdiği iradenin.

Sen bu yazıyı bilgisayar başında ve yumuşak bir sandalye üzerinde okuyup bir şeyleri başaramayacağına dair evhamlar geliştirirken o insanlar ayakta nöbetteydi. Gözleri kim bilir hangi hüzne bakıyordu. Kim bilir hangi soğuklardan daha çok hangi yalnızlık üşütüyordu.  Sen masa başında esneyerek olmayacak galiba derken  onlar kurşundan yağmurların altında sevdiklerinin hayalinden yaptığı şemsiye ile  adının şehadete yazıldığı kurşunu bile gözünü kırpmadan beklerken, ateşten gökyüzünün içine koşarak gittiler. Yine olsa yine giderler. Yine katlanırlar, Yine uyumazlar, yine benim senin için canını toprağa serip ayaklarının altına seccade yaparlar.

Savaş için yola çıkanlar en büyük iradeyi hep en sonda tükenmek üzere iken ortaya koyarlar tıpkı İngilizlerin saldırılarının şiddetini en sonda arttırması gibi.  Başarı tükenmek üzere iken en sonda gösterilen çabanın sonucudur. Bazen savaşı son kurşun kazandırır ve bazen Yarışı son yüz metrede atılan depar…. Savaşın kaderini bir asker değiştirir bazen ( seyit Onbaşı), sınavın kaderini de en sonda akıtılan bir damla ter… Sınava  az bir zaman kala korkularınızın baskısı şiddetini artırmışken bize de vazifeyi yapmak düşer.

Bazen insanı başarıya ulaştıran neye ne kadar değer verdiğidir. Neyi ne kadar önemsediğidir. Eğer esneyerek ders başında isen kendine bir sor gerçekten bir şeyler başarmayı istiyor musun ? Gerçekten göstereceğin irade bu kadar mı ?  Şimdi mağdur mazlum gariban edebiyatını bırak ne yapılacaksa yap. Kalemin silahın olsun, uykusuzluğun Nöbetin...

SEN DURMUŞSUN SAATİN İŞLİYOR Sorun SAATTE DEĞİL O VAZİFESİNİ YAPIYOR….

Bu toprağı içtikleri şehadet şerbeti ile vatan kılan  iradenin ne demek olduğunu bize öğreten şehitlerimizin  aziz hatırası için bir Fatiha lütfen…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.