20 Eylül 2017 Çarşamba 23 Zilhicce 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:16Güneş 06:42Öğle 13:05İkindi 16:29Akşam 19:14Yatsı 20:34
    • 26°C Adana
    • 22°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 14°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 21°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 19°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 17°C Balıkesir
  • BIST: 104.918 -1.52
  • Altın: 147,092 0.24
  • Dolar: 3,4930 0.11
  • Euro: 4,1820 0.44

Tek Seçenek: AK PARTİ - MHP Milliyetçi Cephe Hükûmeti

Ahmed Gürkan

1- Nasılsanız Öyle İdare Edilirsiniz. (Hadîs-i Şerif)

Bir cemiyet neye lâyıksa o şekilde idare olunur. Bu “Rabbimizin âdetullahı”dır. Allah bizden ille lâyık olmamızı ister. Hakikî mânâda adaletli, milliyetçi, mukaddesatçı idareciler milletimize Rabbimizin bir lütfudur. Allah “El-Adl”dir; yani “mutlak adalet sahibi”dir, lâyık olmazsak o idarecileri bize lütfeylemez.

 İdarecilerde bir bozukluk, nâkıslık varsa halkta da aynı sıkıntılar var demektir. Vatandaşın helâl-haram hassasiyeti gevşediyse, toplumda namussuzluk, iffetsizlik, fuhşiyat yaygınlaştıysa bunun yöneticilere yansıması kaçınılmazdır.

Çoğunu kendimizin üretmediği teknolojik âletlerin ve otomobillerin ihtiyaç boyutunu aşarak ihtiras seviyesinde tüketildiği günümüzde idarecilerimizin lüks arabalara binmesini, saraylarda oturmasını pek yadırgamamak lâzım. Halkta var olan ne varsa yöneticilere de akseder. Yanlışı kendimizde aramalı, evvela kendi nefsimizi hesaba çekmeliyiz.

2- Bir Kavim Nefsini Değiştirmedikçe, Allah’da O Kavmi Değiştirmez.(Râd Sûresi-11)

 Âyet gayet açıktır. Bir kavim, millet, cemaat vs. kendi nefsini güzellikle tağyir eder yani değiştirirse Allah da o kavmi eski halinden daha iyi bir hâle tağyir eder, değiştirir.

Pis nefsi değiştirmek, temiz hâle getirmek, güzelliklerle bezemek, Kur’ânî tâbirle “tezkiye” etmek tasavvufun işi olup, Yesevîler, Aziz Mahmud Hüdailer, Hacı Bayramlar, Bahaeddin Buharîler, Ahmed Kuddusîler ve İmam Rabbanîler gibi “irşad ehli” âlimlerin işidir.

 İslâm ümmeti olarak son üç asırdır yaşadığımız felaketlerin Râd/11 ile yakın alâkası vardır. Son üç asrımızda 14 asırlık İslâm tarihinde görülmemiş zulme maruz kaldık. Hususen son asırda medeniyetimizi ayakta tutan kadîm İslâm şehirlerinin tamamına yakınının “düşman işgali” altında kaldığına şahitlik ettik. Bunca ceza-ceremeye rağmen hâlâ akıllanmadık.

İslâm âlemini “Osmanlı Çınarı” ayakta tutuyordu. O çınar içeriden ve dışarıdan müdahalelerle evvela zayıflatıldı sonra ise tamamen kesilerek kurutulmaya çalışıldı. Fakat kurutulamadı. Bugünlerde o çınar yeniden kendini toparlamanın ve dal salmanın arifesinde… Türkiye’de ve İslâm coğrafyasında yaşadığımız hadiseler, “Ulu Çınar”ın yeniden dirilişinin sancıları.

Tarih sanki tekerrür ediyor. Moğol ve Haçlı kefereleri ile “içerdeki eşkıya”nın saldırılarından bitmek tükenmek noktasına gelen Müslüman Türk milleti, “Osmanlı hamlesi” ile ayağa kalkarak içinde bulunduğu bozgun hâlini zafere çevirmesini bilmişti. Bugün de içten ve dıştan çökertilmeye çalışılan Osmanlı bakiyesi Türkiye’yi ancak böyle bir hamle ile içinde bulunduğu izmihlal hâlinden çıkarabiliriz. Böyle büyük bir hamle için millet olarak yekvücut hâline gelip nefis belasından kurtulmamız ne elzem…

3- Tek Seçenek AK PARTİ - MHP III.Milliyetçi Cephe Hükûmeti

1970’li senelerin ikinci yarısında Adalet Partisi, Millî Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi arasında kurulan koalisyonlara “Milliyetçi Cephe Hükûmetleri” ismi verilmişti. İki defa kurulan bu koalisyonlarda “Milliyetçi Cephe”nin partileri gayet uyumlu bir çalışma sergilediler. Dönemin kızıl çeteleri hariç milletin kahir ekseriyeti bu koalisyonları desteklemişti.

Bugün de ortaya çıkan Meclis yapısı AK PARTİ - MHP arasında böyle bir “Milliyetçi Cephe Hükûmeti”ni mecbur kılmaktadır.

Dün Adalet Partisinin liderliğinde, Necmeddin Erbakan Hoca ile Başbuğ Türkeş’in birlikteliğini, bugün bu liderlerin koltuklarında oturanlar göstermelidir.

-AK PARTİ ve MHP aynı tabana sahiptir. “Etnik bölücü zihniyet”i destekleyenler bu seçimle AK Partiden uzaklaşmıştır. Bugün iki parti de Anadolu’nun “milliyetçi-muhafazakâr” seçmenine hitap etmektedir.

-AK PARTİ ve MHP “Gülen ve Paralel Yapılanma”ya karşıdır. Bu hususta Devlet Bahçeli, Gülen Grubuna karşı mesafesini hep muhafaza etmiş, hatta “12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu”nda “mezardakileri oy kullanmaya davet eden” Gülen’i sert bir şekilde tenkid etmiştir. Bahçeli bugün de bu mesafeli tavrını devam ettirmektedir.

-AK PARTİ ve MHP “Başörtüsü ve İslâmî Haklar Hususu”nda mutabıktır. Hükûmetin “Başörtüsü, İmam Hatiplerin önünü açan katsayı kararı ve Kur’ân Kursları kararı”na MHP destek vermiştir.

-MHP Suriye meselesi ile alâkalı çıkarılan tezkerelere destek veren tek muhalefet partisidir.

-ABD ve AB, Kemal Derviş’in akıl hocalığında AK Parti - CHP hükûmeti istemekte olup Türkiye’deki bazı medya patronları ile TÜSİAD böyle bir koalisyonu desteklemektedir. Bu seçenek hem iktidar partisinin hem de Türkiye’nin mahvolması demektir.

-MHP’nin en hassas olduğu husus “çözüm süreci” olup bu sürecin hem AK Partiyi hem de ülkemizi ağır bir şekilde yaraladığı yaşadığımız süreçte ortadadır. Bugünün Türkiye’sinde “toprak hariç” pkk terör örgütünün kuruluş bildirisindeki hedeflerinin tamamı gerçekleşmiştir. Artık seçim barajını da aştıklarına göre verilebilecek başka bir insanî(!) hak kalmamıştır.

-Yolsuzluklar hususunda, AK Parti Yüce Divan yolunu açarak kendinden emin olmalı ve yolsuzluklara karıştığı iddia edilenlerin kânun ve cemiyet vicdanı önünde aklanmasına vesile olmalıdır.

“Dindar Nesil”den “Kindar Nesil”e Doğru

-Bugün Türkiye’de ilk defa oy kullanan gençlerin yaklaşık %20’si pkk’nın siyasî uzantısına oy vermiş olup, bu gelecek açısından bizi sancılı bir sürecin beklediğinin habercisidir. Bu şekilde devam ederse önümüzdeki seçimlerde pkk’nın siyasî uzantısı “emanet oylar”a gerek kalmadan barajı aşarak, %20’lere doğru yaklaşacaktır.

-Etnik bölücü kimlikle yetişen gençler, millî ve manevî kıymetlerimizden uzak, milletimize, tarihimize “kin” duyan arızalı tipler olup, kendilerini Marksist-Leninist pkk terör örgütüne yakın hissetmektedirler. Gençliğimizin beşte birini bu marazlı tiplerin meydana getirmesi ne acıdır.

- Bu ülkenin ana omurgasını teşkil eden Müslüman-Türk-Anadolu çocukları parçalı yapıdan kurtulup yekvücut hâline gelmediği sürece bu gidişata engel olunması mümkün değildir.

-Böylesine tehlikeli bir sürece doğru yuvarlanan Türkiye’de AK PARTİ ve MHP’nin birbirlerini eleştirmeyi bırakıp, müşterek hareket etmesi gerekmektedir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.