21 Ocak 2017 Cumartesi23 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:51Akşam 18:15Yatsı 19:39
    • 16°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 0°C Afyon
    • 5°C Ağrı
    • 3°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,530 -1.16
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Oruç Çeşitlerinden İstifade

Cemal Nar

Önceki yazımızda demiştik ki: “oruç; sadece ramazanda tuttuğumuz farz oruçlar değildir. Daha başka vâcip, nâfile ve mek­ruh oruçlar da vardır. Farz Orucu yazmıştık, “Ra­ma­zan oru­cu, ka­za­ya ka­lan ra­ma­zan oru­cu ile bazı suçlardan bir ceza olarak tutulan kef­fa­ret oruç­larıdır.”   

Şimdi gelelim diğer oruçlarımıza.

Va­cib Oruç, adak oruç­la­rıdır.  Bir de başlanmışken bir sebeple bozulannafile oruçların kazası da vacip olur.

Na­fi­le Oruç ise sün­net, müs­te­hap, men­dup ve­ya ta­tav­vu adı­nı alır­lar. Na­fi­le oruç­lar şu gün­ler­de tu­tu­lur :

1- Gün aşı­rı tut­mak: Na­fi­le oruç­la­rın en fa­zi­let­li­si gün aşı­rı oruç tut­mak­tır. Rasülûllah (s.a.s.) şöy­le bu­yur­muş­tur : “En fa­zi­let­li oruç Dâvud (a.s) ın tut­tu­ğu oruç­tu. Dâvud (a.s.) bir gün oruç tu­tar, bir gün tut­maz­dı.” Ab­dul­lah b. Ömer (r. an­hü­ma); “Ben da­ha faz­la­sı­nı tu­ta­bi­li­rim” de­yin­ce, Hz. Pey­gam­ber “Bun­dan üs­tü­nü yok­tur” bu­yur­muş­tur.

2- Her ay­dan üç gün oruç tut­mak: Her ayın on üçün­cü, on dör­dün­cü ve on be­şin­ci gü­nü oruç tut­mak müs­te­hap­tır. Bu gün­le­re, “ eyyâmı bıyz ” de­nir. Ebû Zer ( r.a )'ten ri­va­yet edil­di­ği­ne gö­re, Rasülûllah ( s.a.s. ) şöy­le bu­yur­muş­tur: “Her ay­da üç gün oruç tut­tu­ğun za­man, 13, 14 ve 15 nci gün­ler­de tut.”  Hz. Ai­şe ( r. anhâ ), Hz. Pey­gam­ber   (s.a.s.)'in her ay­dan üç gün oruç tut­tu­ğu­nu bil­dir­miş­tir.

3- Her haf­ta pa­zar­te­si ve per­şem­be gün­le­ri oruç tut­mak: Usâme b. Zeyd ( r.a. )'ten ri­va­yet edil­di­ği­ne gö­re; Hz. Pey­gam­ber ( s.a.s. ) pa­zar­te­si ve per­şem­be gün­le­ri oruç tu­tar­dı. Ken­di­si­ne bu gün­le­ri ter­cih et­me­si­nin se­be­bi so­ru­lun­ca : “İn­san­la­rın âmelleri Al­lah Teâlâ'ya pa­zar­te­si ve per­şem­be gün­le­ri arz olu­nur” bu­yur­du.  Baş­ka bir ri­va­yet­te; “Ben oruç­lu iken ame­li­min yü­ce Rab­bi­me arz olun­ma­sı­nı se­ve­rim.” ila­ve­si var­dır.

4- Ay­rı ay­rı gün­ler­de de ol­sa şev­val ayın­da al­tı gün oruç tut­mak: Fa­kat bun­la­rın bay­ra­mın he­men ar­ka­sın­dan peş­pe­şe tu­tul­ma­sı da­ha fa­zi­let­li­dir. Ka­za, adak, v.b bir oruç da bu gün­ler­de tu­tul­sa ay­nı se­vap el­de edi­lir. Ebû Eyyûb' un nak­let­ti­ği bir ha­dis­te şöy­le bu­yu­ru­lur: “Her kim Ra­ma­zan'ı oruç­la ge­çi­rir de son­ra bu­na şev­val ayın­dan al­tı gün ila­ve eder­se, bü­tün yı­lı oruç­lu ge­çir­miş gi­bi olur.” 

Bi­re on kat ecir he­sa­bıy­la Ra­ma­zan oru­cu­nun on aya, al­tı gün şev­val oru­cu­nun da 60 gü­ne kar­şı­lık ol­du­ğu, böy­le­ce bü­tün yı­lın oruç­lu ge­çi­ril­miş sa­yı­la­ca­ğı ri­va­yet edil­miş­tir. Çün­kü Kur'an-ı Ke­rim'de; “Kim iyi bir amel iş­ler­se, ona bu­nun on ka­tı ecir var­dır.” bu­yu­ru­lur  

5- Are­fe gü­nün­de oruç tut­mak: Hac' da ol­ma­yan­la­rın Zil­hic­ce­nin do­ku­zun­cu gü­nü­nü oruç­la ge­çir­me­si müs­te­hap­tır. Rasülûllah ( s.a.s. ) şöy­le bu­yur­muş­tur; “Are­fe gü­nü tu­tu­lan oru­cun bun­dan ön­ce ve son­ra bi­rer yıl­lık gü­nah­la­rı ör­te­ce­ği Al­lah'tan umu­lur.” 

6- Zil­hic­ce ayı­nın ilk se­kiz gü­nün­de oruç tut­mak: Çün­kü Hz. Haf­sa (r. anhâ ) şöy­le de­miş­tir. “ ( Hz. Pey­gam­ber ( s.a.s. ) dört şe­yi hiç terk et­me­miş­tir: Aşûre oru­cu, Zil­hic­ce­nin ilk on gü­nü, her ay­dan üç gün, sa­bah na­ma­zın­dan ön­ce iki re­kat na­maz. ”

Ha­cı­lar için za­yıf dü­şü­re­ce­ği tak­tir­de “ter­vi­ye ” ve “ are­fe ” gün­le­rin­de oruç tutmak mek­ruh­tur. Çün­kü bu du­rum hac ibâdetini ye­ri­ne ge­tir­me­de zor­luk do­ğu­ra­bi­lir.

7- Mu­har­rem ayı­nın do­ku­zun­cu, onun­cu (aşûre ) ve on bi­rin­ci gün­le­ri oruç tut­mak müs­te­hap ve­ya sün­net­tir.

8- Ha­ram ay­lar­da oruç tut­mak: Eş­hü­ru'l- Hu­rum de­ni­len Zil­ka­de, Zil­hic­ce, Mu­har­rem ve Re­cep ay­la­rı­nın per­şem­be cu­ma ve cu­mar­te­si gün­le­ri oruç tut­mak menduptur.

9- Şa­ban ayın­da oruç tut­mak: Hz. Ai­şe ( r. anhâ ) şöy­le de­miş­tir; “ Hz. Pey­gam­ber ( s.a.s. ) şa­ban ayın­dan çok hiç bir ay­da oruç tut­maz­dı, o şa­ban ayı­nın ta­ma­mı­nı oruç­la ge­çi­rir­di.  

Mek­ruh oruç­lar ise iki kı­sım­dır. Tahrîmen mek­ruh ve Tenzîhen mek­ruh.

1- Tahrîmen mek­ruh oruç­lar: Ra­ma­zan bay­ra­mı­nın bi­rin­ci gü­nün­de, kur­ban bay­ra­mı­nın dört gü­nün­de tu­tu­la­cak oruç­lar tahrîmen mek­ruh­tur. Çün­kü bu gün­ler Cenâb-ı Hakk'ın ziyâfet, ye­me, iç­me ve se­vinç gün­le­ri­dir. An­cak bu gün­ler­de oruç tu­tan bir kim­se günahkâr ol­mak­la bir­lik­te oru­cu ge­çer­li­dir. Sa­de­ce böy­le bir oruç bo­zu­lur­sa ka­za ge­rek­mez. Çün­kü câiz ol­ma­yan bir şey üst­le­nil­miş­tir. Baş­ka bir gö­rü­şe gö­re ka­za­sı ge­re­kir.

2- Ten­zi­hen mek­ruh: Sa­de­ce aşûre gü­nün­de oruç tut­mak, ba­zı­la­rı­na gö­re yal­nız cu­ma gü­nün­de oruç tut­mak, sa­de­ce cu­mar­te­si oruç tut­mak, Nev­ruz ve Mih­re­can (ba­har ve son­ba­har bay­ra­mı ) gün­le­rin­de oruç tut­mak ten­zihen mek­ruh­tur. An­cak ki­şi­nin âdeti ol­du­ğu için tut­tu­ğu oruç bu gün­le­re rast­lar­sa, o tak­tir­de bu­nun bir sa­kın­ca­sı bu­lun­maz. Yal­nız cu­ma­yı oru­ca ayır­ma­nın mek­ruh olu­şu şu ha­di­se da­ya­nır. “Ge­ce­ler ara­sın­da sa­de­ce cu­ma ge­ce­si­ni iba­de­te ayır­ma­yın. An­cak siz­den bi­ri âdeti olan bir oru­cu tu­tu­yor­sa bu müstesnâdır.”

Ge­ce­le­yin if­tar edil­me­yip iki üç gün peş­pe­şe oruç tu­tul­ma­sı da mek­ruh­tur. Bu­na “visâl oru­cu de­nir ” . Hz. Ai­şe'den şöy­le de­di­ği nak­le­dil­miş­tir : “Hz. Pey­gam­ber (s.a.s. ), müs­lü­man­la­ra acı­dı­ğı için, on­la­ra if­tar et­mek­si­zin de­vam­lı oruç tut­ma­yı (visâl oru­cu ) ya­sak­la­mış­tır. Ken­di­si­ne : Sen peş­pe­şe sü­rek­li oruç tu­tu­yor­sun, de­ni­lin­ce Hz. Pey­gam­ber ( s.a.s. ) şöy­le ce­vap ver­miş­tir : Ben siz­ler gi­bi de­ği­lim. Çün­kü be­ni Rab­bim ye­di­rir ve içi­rir.

Bir ka­dın için ko­ca­sı­nın iz­ni ol­mak­sı­zın nâfile oruç tut­mak mek­ruh­tur. Ko­ca­sı da bu oru­cu boz­du­ra­bi­lir. Ka­dın da­ha son­ra ko­ca­sı izin ve­rin­ce ve­ya ko­ca­sın­dan ay­rı dü­şün­ce bu­nu ka­za eder. Hz. Pey­gam­ber ( s.a.s. ) şöy­le bu­yur­muş­tur : “Ko­ca­sı yanın­da bu­lun­du­ğu hal­de, onun iz­ni ol­mak­si­zin ka­dı­nın nâfile oruç tut­ma­sı helâl ol­maz.”

An­cak, ko­ca­sı­nın ka­dı­na ih­ti­ya­cı yok­sa, ka­dı­nın nâfile oruç tut­ma­sı ca­iz olur. Koca, ka­dı­nın bu­lun­du­ğu yer­den uzak olur ve­ya hac ya­hut um­re için ihrâma girmiş bu­lu­nur­sa ka­rı­sı­nı nâfile oruç­tan me­ne­de­mez. Çün­kü bu du­rum­lar­da eşi­nin cin­sel yön­le­rin­den ya­rar­lan­ma imkânı bu­lun­maz.

Ma­aş ve­ya üc­ret kar­şı­lı­ğı ça­lı­şan kim­se, eğer işi­ne en­gel ola­cak­sa, iş­ve­re­nin iz­ni ol­ma­dan nâfile oruç tu­ta­maz. Fa­kat böy­le bir za­rar söz­ko­nu­su de­ğil­se iş­ve­re­nin izni­ne bak­mak­sı­zın oruç tu­ta­bi­lir.

Üze­rin­de Ra­ma­zan'a âit ka­za oruç bor­cu bu­lu­nan kim­se­nin nâfile oruç tut­ma­sı câizdir. Ama bir an önce borcundan kurtulması tavsiye edilir.

Ha­yız ve­ya ni­fas ha­lin­de­ki ka­dı­nın oruç tut­ma­sı ha­ram olup, tut­tu­ğu oruç ge­çer­li de­ğil­dir. Bu du­rum­da­ki ka­dın­lar, tu­ta­ma­dık­la­rı oruç­la­rı te­miz gün­le­rin­de ka­za eder­ler. Na­maz­la­rı ise ka­za et­me­le­ri ge­rek­mez.  

Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.