Recep Garip

Recep Garip

Oruca Uyanmak

Oruca Uyanmak

Oruçla birlikte bir sekine hali indi Müslümanlara. Bu iniş bütün çevreyi, doğayı, şehirdekileri, ülkedekileri de etkisi altına aldı. Kuşku yok Türk ve İslam coğrafyasında da bu sekine yaşanıyor. Namazdan, oruçtan, ibadetten nasibini almamış topluluklar cinayetlere, düşmanlıklara, ölümlere, savaşlara, fitne ve fesatlara devam ediyorlar. Sekine biraz da teslimiyet, Allah’ın kuşatmasıyla başlayan huzur, inanmış olmanın gereği olarak Allah’ın desteğinin, yardımının her an ve zamanda yanlarında olduğunu bilmek, Allah’ın her şeye sahip olduğunu, gördüğünü, bildiğini bilmek gibi anlamlara geliyor. Oruç ayı, toplumları vahdete, birliğe, dirliğe ve iriliğe çağırıyor. Öylesine çağırıyor ki ziyafetler üstüne ziyafetler verdirerek. İnsanın bireyselliğini, ben duygusunu biz duygusuna çevirerek, topluluk, cemiyet, millet ve medeniyet mensubu olduğumuzun yollarını öğretiyor. Kavgadan çok barışı, kırgınlıktan çok dostluğu davet ediyor.

Oruç, yeryüzündeki bütün insanlara huzur ve iman aşılıyor. Sabır ve metanet aşılıyor. Merhamet, cömertlik, bağışlanma, barış, tövbe, namaz, zikir, fikir kapılarından geçirerek Allah ve Resul buyruğunda bir ömür yaşamamızın talimini yaptırıyor.

Fetih  suresinin 4. Ayeti kerimesinde Allahü teâlâ şöyle ifade ediyor; “O (Allahü teâlâ), imanları üstüne iman artırsınlar diye müminlerin kalplerine, sekine indirdi. Bütün göklerin ve yerlerin orduları Allahü Teâlâ’nındır. Allahü teâlâ, Alimdir (her şeyi bilir), Hakîmdir (hikmet sâhibidir).”  Yine Tevbe suresi 40. ayeti celilede ise; “Eğer siz O’na (Resûlüme) yardım etmezseniz, bilin ki Allah vaktiyle O’na yardım ettiği gibi yine eder. Hani Mekke kâfirleri O’nu Mekke’den çıkardıklarında bizzat Allah O’na yardım etmişti. (Hicret esnâsında Resûlullah ancak) ikinin ikincisinden ibâretti. O zaman onlar (Sevr dağının tepesindeki) mağaradaydılar. O zaman Peygamber arkadaşına (Ebû Bekr-is-Sıddîk’a); “Mahzûn olma, zîrâ Allah’ın yardımı bizimle berâberdir” diyordu. Allah onun (arkadaşının) üzerine (kalbine) sekînetini indirmiş, O’nu (Habîbini) görmediğiniz (mânevî) ordularla kuvvetlendirmiş, kâfirlerin kelimesini (küfürlerini) alçaltmıştı...”

Görüldüğü üzere ayeti kerimelerle çepeçevre kuşatan Allah, huzur bulsunlar, güvende olsunlar, itaat etsinler, teslimiyet göstersinler diye ayetleriyle inanmışları desteklemiştir. Bunu idrak eden inanmışlar topluluğu, yeryüzündeki varlıkların geçici olduğunu, maddenin de bir emanet olduğunu, çoluk çocukların, mal mülk sahibi olmanın da idareten verildiğini, bununla sınavların arttığını görüp bilsinler ve öylece, imanları artsın diye tecellilerde bulunmuştur. 

Efendimiz (as) bir hadisi şeriflerinde şöyle ifade buyuruyorlar; “İlim ve sekine sâhibi olunuz. Öğrenirken ve öğretirken yumuşak söyleyiniz. İlim ile tekebbür etmeyiniz (kibirlenmeyiniz).”  Bir başka hadisteyse; “Allahü teâlâyı anmak için oturan kimseleri melekler kuşatırlar. Onları Allahü teâlânın rahmeti kaplar. Onlara sekine iner. Allahü teâlâ onları kendi katında olanlar arasında anar.” buyurmuşlardır.

İşte böyle bir sekine ayında bütün ihmalkarlıklar iptal edilmiştir. Bütün tembellikler kaldırılmış, bütün haytalıklar, yaramazlıklar, yanlışlıklardan dönülme fırsatları sağlanarak yenilenmeyle, dirilmeyle “bin aydan hayırlı olan Kadir gecesine”, oradan da bayram hediyesiyle bizleri kuşatmıştır. Bir ay içinde bize verilen lütufların; yıl boyunca sürdürülmesi, dostların aranıp bulunması, fakirlerin görülüp gözetilmesi, camilerin saf saf çoğalması, kardeşliğimizin artması, birliğimizin, vahdetimizin cihanı kuşatması kaybedilmemesi öğretilmiştir. Sadakaların, zekat ve fitrelerin mutlak surette  harekete geçirilmesiyle, fedakarlık, cömertlik, emre itaat gibi melekeler de geliştirilmiş, emrin mutlak surette uygulaması da yapılmıştır. Fitre her bir birey için verilmek mecburiyetiyle hayatın, sağlığın sigortalanması gerçekleştirilmiş oluyor. Zekat vermekle de malın  sigortası yapılmış oluyor. Vermediğinizde cezaya çarptırılıyorsunuz.

Yahyalılı Hacı Hasan Efendi (rahmetüllahi aleyh) şöyle ifade ettiği anlatılırdı;

“Az nimeti az sanma kimden geldi ona bak
Az külfeti az sanma nerden geldi ona bak”.
 İdrak, anlamayı gerektiriyor.

*   *   *

Doğu Türkistan’da yaşanan, Keşmir’de, Arakan’da, Musul’da,Bağdat’ta, Halep’te, Şam’da, Mısır’da yaşananlar, Filistin’de, Bosna’da, Çeçenistan’da, Kerkük’te, Afrika’da, Afganistan’da yaşananlar birbirinden bağımsız, ayrı şeyler değildir. “Yeryüzü müminlerin zindanıdır” acıyı en çok çeken, ıstırap duyan, uykularını kaybeden, çoluk, çocuk demeden, kadın, kız, kızan demeden hayatlarını kaybedenler Müslümanlardır. Bundan ibret alıp imanları artsın, birbirlerine sahip çıkıp, Allah’tan başka dayanak, sığınak, yardımcının olmadığını görsünler diye sınavlar birbirini takip ediyor. Bütün bunlar Ramazanda Oruçla birlikte “Bin aydan daha hayırlı bir gecenin –Kadir gecesinin…”  feyzini, rahmetini, kurtuluş hareketini beklemek, yakarışlarda bulunmak, kendini düzeltmek etrafında gelişiyor.

*   *   *

Rahmet ayında, rahmete yönelik tavırlarımız, taleplerimiz, niyazlarımız, elbette ki hayra dair yorumlarımız artarak sürüyor. Olan da hayır vardır, rahmet ve bereket vardır. Bakara suresinin 216. ayeti, bizlere her zaman ışık tutmaya devam ediyor; “Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır. Bunu Allah bilir, siz bilemezsiniz” buyuruluyor. Bu ayeti celileyle zaten bütün Kur’an ayetlerine iman etmiş olmanın teslimiyetiyle yenilenme, sürecinde olan bir Türkiye fotoğrafı elimizde duruyor. Şimdi, siyasetin attığı adımları, geldiği noktayı iyi tahlil etme ve buradan çıkış yollarını “Ergenekon” Destanı’nın çıkış yolu gibi görmek pekala mümkündür. Ergenekon’dan çıkışla, özgür olmuşlar, yer yurt tutmuşlar, devlet üstüne devlet kurmuştu bizim atalarımız. Tarihe tanıklık, tarihten yararlanma bu olsa gerektir. Şimdi yeniden derlenip toparlanmalı ve millete hizmet devam etmelidir. Erken seçim gibi faydasız işlerle ilgilenmemek ve önümüzde duran yığınlarca problemin iyi okunması, Doğu Türkistan’dan, Suriye’den, Kırım’dan, Afrika’dan, Kudüs’ten yana durmak icap ediyor. Kendimizden yana durmak gerekiyor. Ümmetin icma algısı budur diye düşünüyorum.

*   *   *

TBMM Meclis Başkanı’nın seçilmesinde alenen desteğini, siyasal bakışla MHP’nin verdiği herkezce biliniyor. Bu bir ittifak algısından ziyade aklın ittifak ettiği noktadır. Üstat Necip Fazıl’ın, seksen öncesi yıllarda bir ara denediği Ülkücü gençlerle Akıncı gençlerin ittifak çabası belki de bir duaya dönüşerek bugün içinde bulunulan krizden kurtulunması ve Büyük Cihan Devletimiz Türkiye’mizin düşmanlarını bir kez daha kaybettirmenin ve hakkın rızasını gözetmenin vaktidir diye düşünüyorum. Şimdi AK PARTİ ve MHP milletin güvencesi olarak “Ya Allah, Bismillah, Allahuekber”demelidir. Üç zikrin birlikte ifadesinde yarar görmekteyiz. Dolayısıyla bu birliktelikle “Durmak yok yola devam” denilmesi hem milletimizi hem de ümmeti Muhammedi mutlu edecektir kanaatindeyim.

Rahmet kapısı bizi Kadir Gecesi’ne doğru yaklaştırıyor şükürler olsun. Orucun bereketiyle gönenen şehrimizin, ülkemizin, insanlığımızın esenliği, bizim dirliğimize, birliğimize bağlıdır. Bugünler istikametimiz için, ahirimiz için, dünya ve ahiret dengesindeki gayretlerimiz için duaları artırmalıyız. Ramazanı şerifin son on gününde aranılması icap eden Kadir Gecemiz mübarek olsun. “Bin aydan hayırlı olan” bu geceyi her gece kadir bilerek geçirmeli ve bayrama kavuşmalıyız.

*   *   *

5 Temmuz’da kaybettik Eğitimci Yazar Sedat Yenigün’ü. Dahası Şehidimiz o günden bu güne asla unutulmadı. Öğretisi, mücadelesi sürdürülüyor. Yine Şair Erdem Bayazıt’ı kabri başında andık. Türkiye Yazarlar Birliği’nin İstanbul Şubesi’nde, hayatı, mücadelesi ve şiiri üzerine konuşup, şiirler okuyarak rahmetler diledik. Bu programlara katkısı olan Küçükçekmece Belediye Başkanı Temel Karadeniz ve Kültür Müdürü Salih Nurettin Çevik nezdinde emeği geçen bütün kardeşleri tebrik ediyorum. Bu türlü etkinliklerin hamiliğini üstlenmek demek medeniyetimize, geleceğimize, gençliğimize sahip çıkmak demektir.

Bu bayramda; her eve, her ferde, her gence ve her çocuğa bir kitap armağan alınmalıdır. Bayram hediyeniz olan kitap, her birimize Kur’an’la haşrolmayı nasiplendirsin inşallah. Amin vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Recep Garip Arşivi