22 Temmuz 2017 Cumartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:53Güneş 05:44Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:38Yatsı 22:20
    • 29°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 29°C Ağrı
    • 23°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 30°C Aydın
    • 28°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Terör ve Bölücülüğe Karşı Yeni Bir Yol Haritası

Selçuk Özdağ

Türk kelimesi neredeyse ırkçılıkla özdeşleştirildi. Dincilik ve din kisvesi altında sinsi bir milliyetsizleştirme, kimliksizleştirme kampanyası yürütülüyor. İşin ilginç yanı Türklük ırkçılıkla özdeşleştirip bastırılırken, Kürtlüğün neredeyse bir insan hakkı olarak öne çıkarılması, yoğun bir Kürtleştirme kampanyasının yürütülmesidir. Yani, Türk milliyetsizleştirilmeye çalışılırken Kürtlük kesif bir kampanya ile uluslaştırılıyor.

Bu elbette sebepsiz, maksatsız bir tutum değil. Bir milliyeti zayıflatmadan ötekine alan açmak mümkün değil. İbni Haldun, karşı karşıya gelen iki asabiyeden hangisi güçlüyse o kazanır diyor. Türklük asabiyesi yok edilerek en azından zayıflatılarak Kürt Ulusalcılığının önü açılıyor. Üstelik bazıları bunu İslam adına yapıyor. Din bir kimliksizleştirme, milliyetsizleştirme aracı olarak kullanılıyor. Halbuki, tam aksine din milliyeti de koruyan bir değerler bütünüdür. Müslüman olan Türk topluluklarının hepsi Türklüklerini de korumuşlardır. Müslüman olmayanlar zaman içinde milliyetlerini de yitirmişlerdir. Bulgarlar bunun en yakın örneğidir. İstisnası Gagavuz Türkleridir. Onların bu milliyet asabiyesini koruma cehtleri ciddi bir araştırma konusudur.

Öte yandan toplumu uyutmak, tedbir imkanlarını ortadan kaldırmak için ‘Kürtlerin yüzde altmışı Batı’da yaşıyor, nasıl bölecekler müsterih olun’ gibi  kampanyalar yapılıyor. Bu söylem biçiminin hiç bir inandırıcılığı yok. Pakistan ile Bangladeş, Hindistan’dan ayrılırken Hindistan’ın ortasında 150 milyon Müslüman vardı. O zaman bazı Hint aydınları da bu manzaraya ve demografik dağılıma bakarak bir şey olmaz diyordu. Sonra ne oldu, Hindistan parçalandı, bu Müslümanlar Delhi ve çevresinde kalmaya devam ettiler. Müslümanların dağınık durumda olması bölünmeye mani olmadı.

Bu kampanyaların maksadı belli. Bir PKK devletine engel olacak şeyler ya İslami kurallar çarpıtılarak yahut  toplumsal olaylar bağlamından çıkarılarak takdim ediliyor. Bunun son örneği Öcalan için başlatılan kampanyadır. İçinde İslamcı kisvesi giyenlerin de bulunduğu bir grup Öcalan’ın serbest bırakılmasını istiyor. Öldürülen bebekler, çocuklar, yaşlı kadın ve erkeklerin onlar için hiç bir değeri yok. Adam öldürmenin, fitne çıkarmanın, isyan etmenin, yol kesmenin İslam’da hükümleri belli olmasına rağmen İslam’a ve insanlığa kutup yıldızı kadar uzak bir terörist için hürriyet istiyorlar. Aralarında düne kadar güya barış için gezen akil adamların bulunması da ayrı bir trajedi. Barış ve kardeşlik için seçilen adamların ne kadar isabetsiz seçildikleri, kime ve neye hizmet ettikleri bugün daha iyi anlaşılıyor.

İslam dini maalesef bu tiplerin elinde gittikçe araçsallaşarak gayri ahlaki işlerin bir gerekçesi haline getirilmiştir. Türk milliyetini ret eden ama PKK’nın patronajındaki dinsiz bir Kürt milliyetini destekleyen bir din. Bir tarafı milliyetsizleştiren öteki tarafı milliyetçileştiren bir din. İslam’ın nurdan kurallarıyla tarihin hiç bir döneminde bu kadar oynanmadı. Bugün bölücülük sadece vatanımıza musallat olmamıştır, aynı zamanda dinimize, milliyetimize de musallat olmuştur. Toplumu savunmasız,  hareketsiz bırakmak için her yola başvuruluyor. Yanlış işleyen barış süreci de bu tiplerin ekmeğine yağ sürmüştür. Barışa hizmet etsinler diye seçilenlerin çoğu ayrılıkçılığa ve PKK’ya hizmet etti. Çözüm Süreci çocuklar dağa çıkmasın gençler, askerler velhasıl vatandaşımız ölmesin diye yürürlüğe konuldu. Yoksa hukuk rafa kalksın, PKK-KCK-HDP her türlü suçu işlesin, etnik temizlik yapmaları için değil. Ortak yaşama inanan, üniter yapıyı kabul eden, tek vatan tek devlet tek bayrak tek millet’e inanan herkesle her şeyi konuşuruz. Ama yerel toplulukçuluk-azınlıkçılık-yapma peşinde koşanlarla bir adım dahi yürümeyiz. Bugün Türkiye’de yapılmak istenen PKK-HDP -KCK eliyle yani terörizmle emperyalist saldırganlıktır. Yaşanan acı tecrübeler yeni bir yol haritası ve yeni bir çözüm kadrosunu zorunlu kılıyor. Bu yöntemle devam edilmesinin sonu hem vatanın hem milliyetin ağır yara almasıdır.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.