Halil Mert

Halil Mert

Kahraman Yarbay ve Ninemizin Gözyaşları

Kahraman Yarbay ve Ninemizin Gözyaşları

Dağlıca.. TSK’nin sürekli kayıp verdiği bölge. Neden mi? Sınırda, kontrolü zor. Coğrafya ve konumu normal yaşam koşullarını güçleştiriyor. Genel olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde maalesef Türkiye Cumhuriyeti Devleti, çözüm süreci vs. denilerek alan hakimiyetini kaybetti.

Alan hakimiyetinin kaybedilmesi ile neler oldu?

Bölge tamamen PKK ve KCK’nın kontrolüne girdi. HDP ile beraber sözde Çözüm Sürecinde ihanet bir çok şeyin denemesini ve tatbikatını yaptı. Seyretti devlet. Sabretti diye kendimizi aldatmayalım. Dağlıca’da 2010’da, 2012’de de ciddi kayıplarımız oldu. Görmezden geldik. En son Kobani kalkışmasında 50’ye yakın yurttaşımız öldü. MİT mi sakladı Hükümetten, Emniyet mi? TSK mi? Cumhurbaşkanımız şehit ailelerinin metaneti ve Vatan sevgisini anlatıyor. Allah aşkına bu vatanseverliğin karşılığı bu ihmaller ve kayıplar mıdır?

PKK tüm bölgeyi kontrol altına aldı. Korucular dahi bölgede PKK’nın yöneticilerinin törenlerle elini öpüp saf değiştirmek durumunda kaldılar. Onları PKK ve KCK teröründen koruyan bir devletleri yok ki.

PKK/KCK bölgede mahkemelerini kurdu. Yargılıyor, hapsediyor.

PKK, HDP’ye alternatif siyasi yapılar dahi oluşturdu.

PKK, PYD ile beraber İngiliz, Alman, ABD ve İsrail’li Askeri Uzmanlar tarafından eğitildiler. PYD adı ile ciddi ve modern silahlarla desteklendiler. Şimdi hem eğitimliler, hem de daha modern silahlara sahipler.

Çözüm Sürecinde ihanet dağdan şehre indi. Şehirdeki unsurlarını eğitti, silahlandırdı. Şimdi şehirden eyleme dağa gidiyor, halkı ve HDP’yi kalkan olarak kullanıyor. Şehirde HDP’li belediyeler aracılığı ile halk ayaklanmasının da alt yapısını oluşturdu. Özerklik ilanlarını sadece gözü karalığından ya da ölçüsüzlüğünden değil, örgütsel gücünden de destek alarak yapıyor.

Peki, ya Ergenekon ve Bolyoz gibi süreçlerle topyekun yıprattığımız Türk Silahlı Kuvvetleri? Şimdi de Paralel yapı ile mahvettiğimiz Emniyet? MİT’in durumunu bilmiyoruz tam olarak ama görünenlere bakılırsa orada da durum çok farklı değil.

Ülkemizde, siyasi dökülmeye ve samimiyetsizliğe karşın halk hala fedakar ve fedakar oğullar yetiştirmeye devam ediyor. Şehid Yarbayımız, vurulan askerlerini kurtarmak için bir tim göndermiyor. “Ben şehidlerimi orada bırakmam.” diyor ve bizzat kendisi olay yerine gidiyor. Erzurum’un Olur ilçesinden. 98 yaşında ninesini gördük. 28 Şubatçıların terbiye ve örtüsünden dolayı küçük gördüğü Milletimin sembolü. İstiklal Harbinin Nene Hatunu. Sadece gözyaşına ve duaya gücü yetiyor. Milletim gibi. Şu anda da siyasi çevrelerin umurunda bile olmadığı, sadece kullanmaya çalıştığı, Milletimiz.

Peki ya siyaset? Siyaset hala Cumhurbaşkanlığı Sarayını konuşuyor. Hala Milletvekili sayısını konuşuyor. Siyasetin millet gibi bir derdi kalmamış.

Medya hala kaba tarafgirlikle ve yabancı ağalarının göz kaş işareti ile tepki gösterip halkı yanıltma derdinde.

PEKİ YA HALKIMIZ? PROTESTOLARDA HALA SİYASİ SEMBOLLER KULLANIYORLAR. KARDEŞİM SİZİ BU KABA TARAFGİRLİK VE SİYASET BU HALE GETİRDİ. YABANCILAŞTIRDI, ALDATTI, ÖTEKİLEŞTİRDİ. ARTIK SİYASET ADINA PROTESTO ETMEYİN. VATANIMIZ, MİLLETİMİZ, DİNİMİZ VE DEVLETİMİZ İÇİN PROTESTO EDİNİZ.

Alın bayrakları elinize çıkın sokağa. Siyasi slogan atmayın. “İntikam” diye bağırmayın. Tam tersi siyasilere “Edep ya hu!” diye bağırın. Kurt işareti yapmayın. Nerede 12 Eylül Öncesinin Ülkücü Kürtleri? Onları kim uzaklaştırdı? Kürt Düşmanlığı yapmayın. Bu gün en vatansever insanlar, terörün tüm baskılarına rağmen bölgelerinde durabilen PKK’ya alet olmayan Kürtler’dir. Dağda ve bölgede fedakarlıkla görev yapan Asker ve Polisler başta olmak üzere tüm Devlet memurlarıdır.

Ağrı’da şehit olan Siirt’li Kürt Kökenli askerimizin babasının yalvaran çığlıklarını hatırlayın. Ne dedi. “Biz Kürt’üz. Ama biz vatanımızı, bayrağımızı ve milletimizi çok seviyoruz. Biz hain ve kalleş değiliz.” Bu gün HDP’ye oy verenler, PKK’ye destek olanların hepsi Kürt mü? Hayır! Batıda da Marksizm, devrimcilik, özgürlük, vs diye HDP’ye oy veren PKK ve KCK’ya destek olan Kürt’le alakası olmayan Türk kökenli bir sürü insan var. Unutmayınız! Batıda vatanseverlik kolay. Her gün korumasız bırakılıp PKK tehdidi altında kaç gün yaşayabilirsiniz? Batıya çalışmaya gelmiş gariban insanlar sizin düşmanınız değil ki. işte hain siyaset ve dış düşmanlar tam da bunu istiyor.

Siyaset ve menfaat çevreleri, işbirlikçi cemaat ve tarikat yapıları bizi birbirimizden, değerlerimizden kopardı. İstiklal Harbi’nin, ecdadın değerlerini düşünün. Şehid evlerinde de, ellerinizde de sadece bayraklarımız olsun. Mustafa Kemal bile olmasın. Kimse kusura bakmasın. Milletimize dayatılan her şey bizim bir olmamıza engel oluyor.

Bizi bu topraklarda her şeyimizle bir araya getiren iki değer var. Bayrak ve Ezan.

Bayrak bu toprağı yurt yapan Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Çerkez, Arnavut, Kazak, Tatar, Arap vb. tüm atalarımızın mirası…

Ezan ise, Müslüman Milletimizin bağımsızlık parolası. Gelin Bayrağımız ve ilahi çağrı Ezanımızın etrafında bir araya gelelim.

Yetmez mi bize Bayrak ve Ezan?

Şehit Yarbayımız, kardeşimiz, Erzurum’lu İlker ÇELİKCAN bize lisan-ı haliyle diyor ki; “Aslınıza, asaletinize dönün. Siz imanlı bir milletin, cesur ve fedakar evlatlarısınız. Siz vatanınız ve milletiniz için bu toprağı mukaddes yapan imanınız için canını bir an bile fedadan geri durmayacak Büyük Milletimizin evlatlarısınız.” Şimdi, Orduda, Emniyette, Yargıda kadrolaşmayı hedef alıp, milletin kurumlarına fitne sokmaktan tereddüt etmeyen herkes.. Hepinize yazıklar olsun.

Ey Milletim. Dağlıca Şehidleri, diğer tüm şehidler bizi bir araya getirmeye vesile olsunlar. Milletimiz, Türk’ü, Kürt’ü, Sünni’si, Alevi’si ile büyük ve fedakardır. Kutlu bir mazisi vardır. İman kardeşidir, dolayısı ile dava kardeşidir. Medeniyet Coğrafyamızın mihenginde ve önünde Milletimiz vardır. Etrafımız kuşatılıyor. IŞİD, PKK, YPG, DHKPC tamamı seni kuşatmak için ezeli düşmanlarımızın bağrımıza sapladığı hançerlerdir. Bilgi hepsinin arkasında İngiltere, ABD, Almanya gibi değişmez düşmanlarımız var. Maalesef İran’da onlarla yine kol kola. DÜŞMANIN ESKİ TÜRKİYE’NİN AYIPLARINDAN DOLAYI TÜRK DEĞİL, PKK VE BÖLÜCÜLÜKTEN DOLAYI KÜRT DEĞİL. Asaletini koru. Tutunacağın ezeli kardeşlerinden başka, İmanın, bayrağın ve ezanından başka hiçbir şeyin yok. Değerlerine ve birbirine sımsıkı sarıl. Siyasiler de beşeriyet gibi gelip geçici. Ama sen ve senin yaşadığın İman, edep ve değerlerin kalıcı. İstikbale ne bırakacağına bir bak. Düşmanlık mı? Uhuvvet, tevhit ve birlik mi?

Birliğimize kalkan elleri hep beraber kıralım. Ama bunu Milletimiz ve İmanımız için yapalım. Günlük siyasete, kaba tarafgirlik ve kavgalara malzeme olmayalım. Fitnenin karşısında duralım. Fitneye sebep olanlar babamız olsa, bilmem hangi hoca, siyasi lider vs. de olsa karşısında duralım, engel olalım, gerekirse yakasına yapışıp hesap soralım.

Bu gün AKPARTİ artık “Alternatifsizim, Millet bana muhtaç.” paranoyasından vaz geçsin. Bu millet herkesten büyük. Gereğini yapacak kudret ve ferasete sahip. Milletin efendiliğini test etmeyin. Yereldeki şımarıklıklara ne zaman dur diyeceksiniz. Dileriz tekrar seçimde yine hesapsız Milletvekili atamaları yapmazsınız.

CHP, sol ve demokratlık diye yıllarca radikal solu himaye etti, Marksizm ve bölücülüğü içinde barındırdı ve büyüttü. En son seçimlerde Milletvekili dahi “Ben ve ailem HDP’ye oy verdik.” diyecek kadar gözü dönmüş durumdaydı. Taktınız saraya. Kardeşim bu saray Milletin sarayı. Başkenti Çankaya denen Cumhurbaşkanlığı kulübesinden kurtaran ve Milletimize layık bir Selçuklu Eserini kazandıran iradeye teşekkür et. Gel Çözüm Sürecinin hatalarının üzerine git ve siyasi iradeye destek ol.

MHP’nde bir adam doğru davrandı. Devlete ve Millete sahip çıktı. Sayın Tuğrul Türkeş. MHP’liler gidin MHP’ni doğru davranan bu adamın etrafında bir araya getirin. Sadece eleştirerek, çözümün bir parçası olma sorumluluğundan kaçarak, bayrak muhabbetleri ile bayrağınızın dalgalandırıldığı vatan topraklarına gidemeyerek, oralardaki insanlarınızı Kürt diye ötekileştirip kayberek nasıl Milliyetçi olacaksınız?

HDP Lider kadroları her gün suç işliyor. Halkı düşmanlığa azmettiriyor. Milletvekilleri silah taşıyor PKK’ya. İkiyüzlü ve yalancılar. Türkiye partisi olacağız deyip bölücü terörü örgütlüyorlar. Savcılarımız tatilde. Hükümet gereğini yapmıyor. Neden? Hala açılım saçılım sarhoşluğuna devam mı? Ey Kürt Kardeşim. Seni Büyük Türkiye’de ötekileştiren, yalnızlaştıran, suça iten herkes düşmanın. Bunu unutma. Kürtlerin çoğu batı illerimizde. Bu gün fırsat bulsa Kuzey Irak’taki, Kobani’deki, İran’daki Kürtler dahi İstanbul’da, İzmir’de olmak ister değil mi? Peki Allah korusun huzur bozulur ve bölücülük Türk Milletinin sabrını bitirirse neler olur? Emperyalizmin istediği şey Suriye gibi Türkiye’de de olursa acaba İstanbul’da HDP’ye oy vermek bir yana, PKK ve bölücülüğü savunup “Allah kime ne verirse..” rahatlığı ile tehditler savurabilen aslı Ermeni olup Kürtçülük yapanlar siz ne olursunuz? Aileleriniz çocuklarınız nereye gider? Hiç düşünüyor musunuz? Ermenistan’a mı gidersiniz? Türkiye’de kalamayacağınıza göre…

SP ve BBP dışarıdan gazel okumak kolay. Hamaset zevkli. Ama ülke gerçekleri öyle kolay değil. Bu seçimlerde AKPARTİ ile hareket edin. Yarın hesap sormaya hakkınız olsun. Destek olma, sürekli taşla, hakaret et. Ne zamana kadar hasbi insanların enerjilerini tüketmeyi düşünüyorsunuz?

Kahraman Yarbayımızın duruşu ve şahadeti hepimize ders olsun. Herkes en az O’nun kadar yiğit, sorumluluk ve feraset sahibi olsun. İzzetli ve iffetli olsun. Yoksa Allah hepimize hesap sorsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum
Halil Mert Arşivi