26 Temmuz 2017 Çarşamba29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:58Güneş 05:47Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:35Yatsı 22:15
    • 29°C Adana
    • 34°C Adıyaman
    • 28°C Afyon
    • 24°C Ağrı
    • 30°C Amasya
    • 30°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 28°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 34°C Balıkesir
  • BIST: 107.206 0.15
  • Altın: 142,796 -0.51
  • Dolar: 3,5533 -0.29
  • Euro: 4,1312 -0.52

Danimarkalı

Cengiz Çelik

Avrupa kendisini umulmaz hastalıklar çukuruna hapsedeli epey zaman oldu.

Yani Batı batmış durumda.

Artık kendi içerisini kemiren hastalıklı bir yapı…

Mesela: vicdanı kangren, ciğerler kanser. Ve bu hastalıklar bütün manevi ortamlarını kaplamış. Nefes alıp veren bir Avrupa var ama ciğerler bitmiş. Alınan her nefes ölüme biraz daha yaklaştırıyor onları.

Bizdeki bazı akıllıları(!), batı hayranlığını da ona benzer bir durum. Vicdansız, ahlaksız, edepsiz, ikiyüzlü nankör bir çırpınış… Tek buluştukları ortak nokta İslam düşmanlığı!

Etme bulma dünyası. Bir gün mizan kurulur, hesap defter dürülür.

*

Danimarkalı polisin Suriyeli küçük kardeşimizle oyun oynaması tüm dünyayı şaşırttı. Herkes “ne oluyor?” maymunluğuna düştü.

Bu tablo Avrupalının tanımadığı sosyolojik bir “veri”: Polis ve mülteci çocuk… Sömürülecek maddi hiçbir şeyi yok. Petrolü, ülkesinde kalmış; Esad’ın elinde. Onlara verecek toprağı yok. Küçücük, çalışıp para kazanacak durumda da değil. Üstelik Müslüman!

Hal böyleyken doğal olarak polis dünyanın gündemine oturdu.

Çok acıdır ki –tıpkı akbabanın önünde bırakılan Afrikalı çocukta olduğu gibi- o mülteci çocuğun nerde olduğunu daha sonra yazan çizen olmadı. Sınır dışı mı edildiler, kamplara mı götürüldüler… Bundan sonra onları nasıl bir gelecek bekliyor bilmiyoruz.

Elbette o polis memuruna bir Müslümanı gülümsettiği için teşekkür etmek gerekir.  Lakin buradaki derdimiz polisin şahsiyeti değil. “Polis niye bu kadar meşhur oldu?” sorusunun cevabını aramak.

Bu fakire göre, Afrika’da ölüm orucuna terk edilmiş, Bosna’da kulakları kesilmiş, Filistin’de gözlerine mil çekilmiş, Doğu Türkistan’da elleri koparılmış, Afganistan’da dili sökülmüş, Irak’ta tecavüze uğramış, Myanmar’da diridir yakılmış, Mısır’da çukura düşmüş, Suriye’de gömülmüş; PKK köpekleriyle aynı lağım borusundan besleniş… bir vicdanın kangrenden, kanserden tıbbî olarak kurtulma ihtimaline karşı bir umut arayışı olsa gerek.  

Ya değilse tüm dünya hortlak görmüşe niye dönsün? 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.