28 Mayıs 2017 Pazar2 Ramazan 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in O"nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe"ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak. (Tirmizi, İman 3, (2612))
  • " Kim Allah'a inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır." (Buhâri,
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:35Güneş 05:29Öğle 13:08İkindi 17:05Akşam 20:34Yatsı 22:19
    • 29°C Adana
    • 27°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 20°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 17°C Artvin
    • 26°C Aydın
    • 21°C Balıkesir
  • BIST: 97.533 -0.18
  • Altın: 145,781 1.23
  • Dolar: 3,5801 0.37
  • Euro: 4,0019 0.03

TARİHÎ 1-KASIM SEÇİMİ

Şevket Tandoğan

Cumhuriyetin kuruluş yıldönümünü idrak ettiğimiz bugünlerde, Ülkemiz, hatta dünya için tarihî bir dönüm noktası olan 1 Kasım seçimi, hayâtî derecede önemli ve ciddî sonuçlar doğurabilecek mahiyettedir. Seçmenler hangi partiye oy verirse versin, sonuç itibariyle sandıktan iki netice çıkacak: YA İSTİKRAR, YA KAOS.

7 Haziran seçimi öncesinde kaleme aldığım bir yazımda, “Ya istikrar, ya kaos” başlığı atmıştım. Sonuçta milletçe gördük ki, güçlü bir tek parti iktidarı çıkmayınca, kaos ve terör hatta karmaşa doğmuştur. Zaten birbiriyle kanlı bıçaklı zıt kutupların ortak noktada anlaşarak ülkeyi güzelce yöneteceklerini düşünmek safdilliktir. İyi ki iktidar değiller. Buna rağmen boşluktan istifade eden şer güçlerin medya ve finans ayakları ile PKK, DHKP-C ve diğer paralel çeteler azgınlaşıp, cirit attığı sıkıntılı bir ortamdayız. Birkaç ayda nereden nereye geldik. Ülke yangın yerine dönmüştür.

Bugün ekonomisini güçlendirerek yerli savunma sanayiini kuran ve üreten, büyük yatırımlarla dünya ile rekabet eden, emperyalistlere boyun eğmeyen, dünyadaki tüm mazlumların umudu istikrarlı, hür ve demokrat bir Türkiye var. Özgürlükler fazlasıyla mevcut. İnançlı temiz insanlara baskı yok. Elbette yanlışlar, hata ve eksikler var. Ama artılar daha çok. En önemlisi, terörü bitirmek üzere ciddi mücadele veriliyor.

Dışta ve içteki şer odaklar, ezelî düşman haçlılar, Siyonist emperyalistler bu durumdan çok rahatsız oldular. Hükümeti ve Sayın Cumhurbaşkanı’nı devirmek istiyorlar. Tabloya bakarsanız; tek başına elif gibi dimdik Ak Parti ve onun kurucusu Sayın Cumhurbaşkanı bir cephede, karşıda sağdan-sola tüm partiler, paralel yapılar, illegal örgütler, Siyonist ajanlar, bazı Müslüman gurupların başındaki kuklalar saf tutmuşlar, koro halinde ağız birliği yapmışlar. Dindar geçinen, Kur’an okuyan kimi gâfiller, ihtirasları uğruna siyasî holigan durumunda din düşmanlarını destekliyor.

New York Times adlı Siyonist gazete ve Türkiye uzantıları bir asır önce Osmanlının yıkılması için çalışırken Sultan Abdülhamit hakkında hangi yalan ve iftiraları yazmış ise, bugün de Sayın Cumhurbaşkanı hakkında benzer yayınları yapıyor. Aynı gazete ve Türkiye uzantıları Merhum Adnan Menderes ve Turgut Özal için de aynı şeyi yapmışlardı.

Yapılan işin sonucuna bakılır. Ne yaptığınız değil, hangi yolda nereye varıyorsunuz sonuca itibar edilir. Hangi siyasi düşünceye sahip olursanız olun, oyunuzu kullanırken sadece iki tercihten birini seçmiş olacaksınız. YA İSTİKRAR, YA KAOS üçüncü bir ihtimal görünmüyor. Tabii ki, gemiyi delen bir çılgın delinin hatasının bedelini tüm yolcular hayatıyla öderler. Dolayısıyla “NEME LÂZIM” deme lüksümüz yoktur.

Darbe dönemlerindeki zulümleri yaşadık: 27 Mayıs 1960 askerî darbesi, 12 Mart 1971 muhtırası, 12 Eylül 1980 darbesi ve 28 Şubat post-modern darbesi dönemlerinde çok acılar çektik. O kara günleri Allah bir daha bu millete yaşatmasın. İşte o kara günlerden daha beteri, şimdilerde SİVİL DARBE ile milletimize yaşatılmak isteniyor.

Cumhurbaşkanı tökezlerse, Ak Parti tökezler. Ak Parti tökezlerse, Türkiye tökezler. Türkiye tökezlerse, İslâm dünyası tökezler. Bunu asla siyasî tarafgirlikle değil, tarihi iyi analiz ettiğim için R.T.Erdoğan düşmanlığının nedenlerini ve sonucunu belirtmek için yazdım. Zira:

Hilâfetin kaldırılarak, Halîfe Abdülmecid Efendi başta, Sultan Vahidettin ve diğer Osmanlı hanedanının yurt dışına sürülmesiyle sonuçlanan 11 Abdülhamid hal’i, bir asırlık serüveni başlatır. Ondan sonra Müslümanların başı Halîfe bulunmadığı için, İslam dünyası karmakarış olmuştur. Binlerce irili ufaklı devlet, hizip ve cemaat, ümmet şuurundan uzak ben merkezli, ötekileştirici, dışlayıcı despot yapılara dönüşmüştür.

Umarım akl-ı selim gâlip gelir, vatansever tüm muhafazakârlar bir asırdır süregelen bu serüveni iyi okuyup, asgarî müşterekte birleşirler ve hayırlı bir sonuç hâsıl olur.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.