Kerime Yıldız

Kerime Yıldız

İsyan Ahlakımız ve Ali Âtıf Bir

İsyan Ahlakımız ve Ali Âtıf Bir

Üsküdar Üniversitesi Rektörlüğü’ne Ali Âtıf Bir’in atandığını duyunca, Bir’in neler yaptığına bakayım dedim. Açıkçası başörtü düşmanlığından ziyâde, tv’deki bir ilim adamına yakışmayan basit görüntülere takıldım. Böyle bir adamın, öğrenciler ve öğretim üyelerinde saygınlık uyandırması imkânsız. Daha doğrusu böyle bir adamın iki dakika düz durması imkânsız. 

İstifâlar ve protestolar, üniversite yönetiminde karşılık buldu. Ali Âtıf Bir, rektörlükten alındı. Olsun bir günlük beylik de beyliktir. Özgeçmişine yazar.

Ülker’in böyle bir adama niye yatırım yaptığı hâlâ açıklanmadı. Tıpkı, Bedri Baykam’ın “Boş Çerçeve”sine sayılan paranın açıklanmadığı gibi.

Şimdi daha da ilginç bir şey hatırlatacağım. Taha Kıvanç’ın yâni Fehmi Koru’nun, 15 Şubat 2008’de, Yeni Şafak’ta yazdığına göre, Pepsi Cola Türkiye, “Duygularını Göster” diye bir yarışma düzenlemiş. Aranan şartlardan biri, türbanlı olmamakmış. Bu şartı koyan Pepsi’nin Türkiye temsilcisi, Jim Zaza adında bir Mûsevî imiş.

Aynı Jim Zaza, bu haberden iki ay sonra, Ülker’e üst düzey yönetici olarak transfer olmuş ve daha evvel, Zaza’yı hedef gösteren Taha Kıvanç, bu transfere sessiz kalmış.

Bizim nesil Ülker reklamlarıyla büyüdü. 

“Önce güneş hava su

Sonra bol gıda gelir

Akşama babacığım 

Unutma ülker getir”

Tek kanallı yıllardan kulağımızda kalan şarkıdır. Türkiye’nin neresine gitseniz berâber söyleyeceğiniz birisi çıkar.

Ülker, hiç şüphesiz kendi sektöründe çok başarılı. 28 Şubat döneminde bâzı kamusal alanlarda satışının yasak olması, dindarların bu markayı tercih etmesinde ayrıca tesirli oldu. Hattâ, espri bâbından, “Ülker’in satışları patlamış. Filanca marka ‘Beni de yasaklılar listesine alın.’ diye yalvarıyormuş.” cümleleri kuruldu. Sonradan öğrendik ki yasaklılar listesinde olmadığından tercih etmediğimiz firmaların da dinî hassasiyetleri varmış.

Ülker âilesinin dindarlığı ve işlediği hayırları bilenler bilir. Özellikle âilenin hanımlarının medyada görünmeyişi, cemiyet hayatı gibi sınıf atlama hâllerine iltifat etmemesi, takdire şayan bir durum. Ama, aynı Ülker’in reklamlarında asla ve kat’a bir tesettürlü hanıma yer verilmemesi de ilginç. Son reklamlarda varsa bilmiyorum. Ayrıca, Jim Zaza’nın, hâlâ Ülker’de olup olmadığını da bilmiyorum. 

Biraz kafanız karışsın istedim. Ali Âtıf Bir’i başörtü düşmanı olduğu için protesto edenler, Jim Zaza ve tesettüre yer vermeyen reklamlar üzerinde de kafa yormalılar.

Not: Perşembe günkü yazımın son paragrafı, teknik bir hatâ neticesi yayınlanamadı. Bugün, not olarak eklemek istedim. Yazı, şöyle bitiyordu:

“Siz, ne de olsa danışmansınız. Ne de olsa 1025 yazıya imzâ atmışsınız. Sizi, öyle sokaklarda, Züğürt Ağa’nın, “Domates.. domates….” diye ürkek ürkek seslenmesi misâli limon satarken düşünemiyorum. Allah muhâfaza, limon sandığını kaybeder; seçim sandığına döndürürsünüz.”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kerime Yıldız Arşivi