20 Temmuz 2017 Perşembe26 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:50Güneş 05:42Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:40Yatsı 22:23
    • 28°C Adana
    • 35°C Adıyaman
    • 25°C Afyon
    • 26°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 28°C Antalya
    • 21°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 106.736 -0.63
  • Altın: 141,158 0.45
  • Dolar: 3,5210 -0.02
  • Euro: 4,0955 0.94

İki Tür Yalnızlık

Fatma Tuncer

Anne karnında yalnızdık. Karanlık bir tünelde, hayata açılacağımız günü beklerken sadece annemizin nefes alış verişlerini işitirdik.

Karanlıktı burası ama arınmıştı hayatımız.

Dünyaya dair entrikalardan haberdar değildik,

Hayatı olduğu gibi saf ve temiz zannederdik. Yalnızdık ama mutsuz ve umutsuz değildik.

Yaşadığımız dünyada ise

Ne zaman düşsek

Ne zaman umutsuzluğa kapılsak

Ve ne zaman atılsa yüreğimize bir taş

Yine yalnızlığa çekiliriz. Yalnızlık üzerimize çektiğimiz bir zırh gibidir… Sanırız ki tıpkı anne karnında olduğu gibi kendimizi karanlık bir odaya kapatsak hiçbir taş değemeyecek bize.

İnsanlar göremeyecek

Hiçbir hain el uzanamayacak

Kulaklarımızı tırmalayan o seslerden uzak kalacağız

Yalnızlığın bizi acıdan koruyabileceğine inanırız. O yüzden, acıyla karşılaştığımızda çekiliriz kenara. Sorduğumuz sorulara kendimizce cevaplar arar, kendimizle bir yol buluruz. Atılan taşları çıkarabilmek için uzanır ve kendi yağımızla kavrulmaya çalışırız. Fakat dünya ile ünsiyet kurmuşuzdur bir kere yalnızlığın en yoğun noktasında yeniden doğrulur ve topluma katılırız.

Dışarıda ellerindeki taşlarla bekleyen adamlar vardır, hangi taşın hangi yandan geleceğini bilemeyiz. Yüreğimize değmesin diye ellerimizi göğsümüze bastırır ve yola devam ederiz.

Sonra alışırız taşlara. Açılan yaraları onarmaya devam ederiz.

Bazen de, kendimizle baş başa kalır, varoluşumuzu, ölüm ve sonrasını düşünür ve Allah’ı tefekkür için insanlardan uzaklaşırız. Bir günlük yalnızlığımızda, bin sayfa düşünür ve her anı dolu dolu geçiririz. Hatalarımızı haylaz bir çocuk gibi oturturuz karşımıza ve nasihat ederiz. El uzatır ve insanlığa davet ederiz. Yeni bir sayfa açarız hayatımıza. Yeni bir güne başlar gibi başlarız. En değerli bilgileri yalnızlığımızda ediniriz, en faydalı kararları yalnızlığımızda veririz ve yalnızlığın aslında korkulacak bir şey olmadığını söyleriz. Ama nedense insanlar yalnızlıktan ve yalnız kalmaktan hep korkarlar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.