21 Temmuz 2017 Cuma27 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:51Güneş 05:43Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:39Yatsı 22:22
    • 34°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 27°C Afyon
    • 33°C Ağrı
    • 29°C Amasya
    • 30°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 33°C Aydın
    • 29°C Balıkesir
  • BIST: 106.942 0.19
  • Altın: 141,866 0.55
  • Dolar: 3,5300 0.26
  • Euro: 4,1089 0.33

Güne başlarken

Fatma Tuncer

Anadolu insanının dilinden düşürmediği bir söz vardır: “Güneşi üzerinize doğdurmayın” Anadolu insanının güne başlama ve günü bitirme serüveninin özetidir bu söz. Onlar günün ilk ışığı ile birlikte kalkar, sabahı dua ve namazla karşılarlar. Günün bereketi için yapılır dualar. İnsanlar gündelik işlerini bitirip kahvaltı hazırlığına koyulurken gökyüzü yavaş yavaş açılır. Her yeni gün bir başlangıçtır, insanlar günle birlikte yeniden doğarlar.

Günle birlikte toprak yeniden canlanır. Bütün canlılar rızık peşindedir. İşlerine giden adamların gözlerinde umut ve telaş vardır. Evinden ekmek parası için çıkan baba, çocuklarına helal kazanç getirebilmenin heyecanı içindedir. Tatlı bir heyecan vardır. Her insan her canlı görevinin başındadır. Hayat öylesine muntazam işler ki, hiçbir canlı görevinin dışına çıkmaz. Helal rızık için koşturan babalar, sabahın bereketinden faydalanır ve enerji ile dolarlar. Zaman onların avuçlarındadır, o yüzden kendilerini sorumlu tutarlar.

Bir de anaların duası vardır. Sabah onlar için taze bir çiçektir ve her sabah gönüllerine açar. Analar o yüzden erken kaldırır çocuklarını ve onların sabahın bereketi ile kucaklaşmalarını isterler.

Sabahı uykuda geçirenler vardır bir de. Bütün gece eğleniyorum deyip, zamanı katleden o vurdumduymaz insanlar… Ruhları ölmüştür onların, o yüzden ne sabahla birlikte uyanan topraktan ne de sabahın bereketinden haberdardırlar. Amansız bir hastalığa yakalanmıştır bu insanlar. Görmezler, işitmezler ve hissetmezler. Günün bereketini bilmezler. Karanlık bir dehlizdir hayatları. Güneşi hiç tanımadan tüketirler ömürlerini. Bitmeyen bir gecenin içindedirler. Işıktan korkarlar o yüzden hep karanlıktadırlar. Siz onları gördüğünüzde yüzlerindeki belirsizlikten hemen tanırsınız. Hayatımızı yaşıyoruz diye çıkışırlar oysa bu karanlık dehliz onları her gün biraz daha aşağı çekmekte ve ışığa olan aşinalıklarını yok etmektedir. O yüzden karanlığı aydınlık, kötülüğü iyilik zannederler.

Sabahı, savaş ve yoksulluk içinde karşılayanlar vardır bir de. Onlar için gün hiç bitmez, zaman hiç tükenmez. Anaların gözlerinde açlık ve sefaletin izleri vardır burada. Şehitler gitmiştir geride kalanlar ise acı ve gözyaşı ile devam ederler hayatlarına. Onlar için vakit hiç bitmez. Acı arttıkça vakit uzar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.