29 Mart 2017 Çarşamba1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Ey îmân edenler! Allâh’tan ittikâ edin ve sâdıklarla berâber olun!” (Tevbe, 119)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk’a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 22°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 14°C Amasya
    • 15°C Ankara
    • 19°C Antalya
    • 13°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 16°C Balıkesir
  • BIST: 89.113 -1.19
  • Altın: 146,730 -0.35
  • Dolar: 3,6439 -0.11
  • Euro: 3,9308 -0.52

Kendi kendime söylenip durduğumdur!

Haşmet Babaoğlu

Hep öyledir!
Tam hamdık piştik, olduk; bundan sonrası iyi gelir dediğimiz sırada içimizde bir yerler çürümeye başlar.
Tam kesinkes kazandık, şimdi rahatça ilerleyebiliriz dediğimiz noktada adımlarımız sarsaklaşır; dayanışan omuzlarımız birbirinden ayrılır.
Büyük davalardan konuşurken problem gözükmez. Sıra kişisel davalara gelince küçük ödünler; küçük hırslar, küçük yalanlar, küçük kavgalar kurt gibi kemirir.
Bir de atmosfer diye bir şey var tabii.
Bazen "gündelik hayatın iklimi" olarak açıkladığımız şey.
Orada solcusunu, sağcısını; liberalini muhafazakârını aynı rüzgârlar sarsıyor, üşütüyor. İş gailesinin hapishanesine ise hiç değinmeyeyim.

***


Sonuçta ortaya çıkan tablo şu...
"Okumuş insanım; her şeyi çok iyi bilirim, aydınım, aydınlatırım, öğretirim, yazarım, çizerim, özelim" havasından geçilmeyenlerin şu sıralardaki hali iyi değil.
Hep bir dolap çevirmece...
Sürekli karnından konuşup kendini yere göğe koyamama...
Bitmez tükenmez bir hırs ve haset...
Haydi kendini muhalif diye adlandıran "aydınlar" tayfasının reflekslerini biliyoruz, ezberledik. Uyanıktırlar; sırf kültürel iktidarı ellerinde tutmak için bile muhalif geçinir, öyle yaşar giderler.
Onları anladık da...
Bizim taraftaki "okumuş çocuklar"a noluyor?
Bir "yırtma" ve yer kapma telaşı ki, hiç muhafazakâr falan değil!
Öyle odaklanmışlar ki, "işler"ine...
Gözleri ne paralel tehlikesi görüyor, ne de milletin halini!
Varsa yoksa sermayenin şekerlisi, "analiz"in kibirlisi...
Bin dereden su getirip siyaseti yine "seçkinlerin işi" kılma çabası...

***Yani diyeceğim o ki...

Muhafazakâr medya, akademi dünyası ve siyaset çevrelerinde bazı şeylere bakıyorum da...
"Okumuş yazmış" olmanın bazı hallerinden umudumu kesmenin eşiğine geliyorum.
"Okuma"nın güzelliği ve derinliği modern bir "statü"ye dönüşünce böyle oluyormuş demek ki...
Halka da yazık! O her seçimde sağımızdan solumuzdan çekiştirip bizi doğru yola yönlendiriyor ama olmuyor işte! (Evet! Buysa eğer, popülistim var mı itirazı olan!)
Bilmiyorum, daha kaç kez sabırla bizi "tashih" edecek?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.