23 Mayıs 2017 Salı27 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:41Güneş 05:33Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:30Yatsı 22:13
    • 19°C Adana
    • 13°C Adıyaman
    • 11°C Afyon
    • 11°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 11°C Ankara
    • 21°C Antalya
    • 15°C Artvin
    • 17°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 96.400 1.32
  • Altın: 145,076 0.38
  • Dolar: 3,5740 -0.39
  • Euro: 4,0116 -0.13

Bu CHP İle Yeni Anayasa Olmaz, Demokrasi De Lafta Kalır

Abdulkadir Özkan

Bu memlekette hep gariplikler ve çelişkiler yaşanıyor. Söz gelimi kim her ağzını açışta demokrasi ve özgürlük diyorsa o çevrelerin demokrasinin ülkemizde yenleşmesine katkı vermediklerini görüyoruz. Bunun için darbe dönemlerinde hangi siyasi kadroların darbecilere destek sağladığını hatırlamak yeterlidir. Bir bakıma bazı kesimler için demokrasi ve özgürlük söylemi sadece kendileri için geçerli. Kendileri gibi düşünmeyenlere karşı her zaman hırçın, her zaman kendileri gibi düşünmeyenler yanlıştalar, ülkenin önünü tıkıyorlar. Böyle olunca da demokrasi ve özgürlükleri sadece kendileri için istedikleri anlaşılıyor. Hâlbuki demokrasi farklılıklara rağmen birlikte yaşama kültürü demektir. Farklılıklara tahammül edilemediği sürece bir ülkede demokrasi ve özgürlükler yasalar açısından ne kadar teminat altına alınmış olursa olsun işlemez. Yakın geçmiş hatırlandığında pek çok Cumhurbaşkanı Meclis tarafından seçilmiş olmakla birlikte kimsenin aklına Cumhurbaşkanı’nı seçmek için toplanacak Millet Meclisi’nde bu toplantı için 367 üyenin hazır bulunması gerektiği gelmemişti. Ne var ki, geçmişte kimsenin aklına gelmemiş iken birdenbire 367 üyenin hazır bulunması gerektiği gündeme geldi ve TBMM’nin Cumhurbaşkanı seçmesi engellendi ve en yüksek mahkeme eliyle bu iş gerçekleştirildi. Bu bakımdan bir takım çevreler demokrasi, insan hakları gibi kavramları dillerinden yüreklerine indiremedikleri, bir başka deyişle sadece kendileri için değil herkes için isteyecek şekilde içselleştiremedikleri sürece demokrasi laftan öte geçmiyor. Böyle olunca da bu tür kavramları kendileri için bir siper haline getirenler ikiyüzlülükten kurtulamıyor.

Sözü uzatmadan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Kurultay konuşmasında, “Bedeli ne olursa olsun, bu ülkeye demokrasiyi ölümüne getireceğiz” sözleri bana demokrasinin ülkemizde yerleşeceğine ve buna CHP’nin yürekten destek vereceğine inancım bir kez daha zedelendi. Çünkü demokrasi ile ölüm kavramlarının birlikte telaffuz edilmesi bu çelişkiyi içinde barındırıyor. Çünkü demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile işlemesi için yeni bir sivil anayasaya ihtiyaç vardır. Yani, öncelikli olarak ülkemizin darbe anayasası ve yasalarından kurtarılması öncelikli konudur. Bu bakımdan CHP gerçekten demokrasinin yanında yer alıyorsa önümüzdeki dönemde TBMM’de sağlanacak işbirliği ile bu düzenleme yapılabilir. Bunun için kimsenin ölmesine de gerek yoktur. Bu noktada artık demokrasi anlayışının sulandırılmasından ve çarpıtılmasından da vazgeçilmelidir. Demokrasi milletin iradesine uyulması ise yeni bir anayasa hazırlanır, milletin oyuna sunulur, millet ‘evet’ derse mesele halledilmiş olur.

CHP sözcülerinin açıklamalarından anladığım kadarıyla darbe anayasasının yerine sivil bir anayasa yapılmasının önünde sanki tek engel Cumhurbaşkanı’nın başkanlık sisteminde ısrarcı oluşu gösteriliyor. Cumhurbaşkanı bu düşüncesinden vazgeçse bu Meclis’in darbe anayasasının yerine özgürlükleri teminat altına alan yeni bir anayasa yapma imkânı var mıdır? CHP’nin başkanlık sisteminden başka itirazı yok mudur? Şahsen tek sebebin başkanlık sistemi olduğuna inanmıyorum. Çünkü yeni bir anayasa yapılmak isteniyorsa daha işin başında olmazları sıralayarak yola çıkılmaması gerekir. Nelerin olabileceği sıralanır, öncelikli olarak olabilecek üzerinde uzlaşma sağlanır. Daha sonra diğer maddelere geçilir. Bu arada CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, yeni anayasadan çok darbe yasalarının temizlenmesi çağrısında bulunuyor. Darbe yasalarının darbe anayasasına dayandığı düşünüldüğünde öncelikli olarak anayasanın ele alınması gerekmez mi?

Darbe anayasasını ele almadan darbe yasalarını temizlemek istenen sonucu verebilir mi? Çıkan yasaların anayasaya uygunluğu sistemin esasını oluşturuyor. Darbe yasalarını temizlediniz, yerine yeni yasalar koyacaksınız, o zaman birileri çıkıp bu yeni yasaların anayasaya aykırı olduğu iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne gitmesi durumunda ne olacaktır? Kısacası demokrasinin artık lafını yapmaktan vazgeçmek gerekiyor. Çünkü demokrasi şarkısını söylemeyi sürdürüp gereğini yapmamak topluma sıkıntı vermeye başladı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.