21 Ocak 2017 Cumartesi23 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik.Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?(Tin 4-8)
  • “Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmemeniz için belinizden yakalıyorum, ancak siz ateşe ateşe koşuyorsunuz”Buhârî, Rikâk 26
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:47Güneş 08:17Öğle 13:22İkindi 15:51Akşam 18:15Yatsı 19:39
    • 8°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 0°C Afyon
    • 4°C Ağrı
    • -2°C Amasya
    • -4°C Ankara
    • 10°C Antalya
    • 0°C Artvin
    • 9°C Aydın
    • 3°C Balıkesir
  • BIST: 83.067 0.93
  • Altın: 146,530 -1.16
  • Dolar: 3,7912 -1.01
  • Euro: 4,0490 -0.54

Evimiz herkese açık

Fatma Tuncer

Uzmanların kişisel mutluluk için şu üç koşulu ileri sürüyorlar. İnsanların birbirlerine hediye almaları, karşılaştıklarında selamlaşmaları ve zor anlarında yardımlaşmaları. Yani insanın değerli olduğunu hissetmesi ve zor anlarında yardımına koşacak dostların olması. Bütün bunlar insanın kendini güvende hissetmesini sağlıyor.

İnsan dünya ile kuvvetli bir ünsiyet kurmuştur, sanki hiç ölmeyecekmiş gibi çalışır. Kazanmaya bir şeyleri elde etmeye karşı hırsı büyüktür, bir şeylere sahip oldukça hırsı daha da büyümektedir. Oysa insan kendince ihtiyaçlar üretse de, gereksinim duyduğu şeyler bellidir. Sevildiğini, değerli olduğunu bilmek, zor durumda kaldığında yardımına koşacak insanlardan haberdar olmak. Yarınlara bir şeyler bırakmak ve hayatı olması gerektiği gibi yaşamak. Fakat nedense, insanın ihtiyacı olan şeyle peşinde koşturduğu şey arasında uçurumlar vardır. Huzur ve mutluluğun kaynağı maddi ve manevi paylaşımlarımızla yakından alakalıdır. Fakat insanoğlu vermekten çok almaya odaklıdır ve aldıkça da ihtirasları artmaktadır.

Toplumumuzda, yardım çalışmaları sadece zengin kesime mahsus bir eylem gibi görülüyor. Rabbimiz yoklukta da varlıkta da iyilik ve ikram edenleri övmüştür. Onlar sahip oldukları şeyleri yoksullarla paylaşmış ve alan el değil veren el olmayı tercih etmişlerdir. Geçtiğimiz gün gazetelere göz atarken tam da bu olaya örnek olabilecek bir haber okudum. Suriye’de yaşanan iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan sekiz kişilik bir aile ortada kalınca 70 yaşında emekli Şerif Dağdelen isimli bir bey amcamız bu aileyi sahipleniyor ve kıt kanat geçindiği emekli maaşıyla aileye destek veriyor. Bir emekli maaşıyla sekiz kişilik ailenin sorumluluğunu almak gözünüzü korkutabilir. Fakat bey amcamız içinizi rahatlatacak bir açıklama yapıyor “Her kim olursa olsun ister doğudan ister batıdan olsun evim yemeğim ve kapım herkese açıktır.” Amcamızın bu ifadesi bize şunu öğretiyor: İyilik sadece zenginlerin yapabileceği bir şey değildir, iyilik ve erdem sahibi kişilerin talip olduğu bir eylemdir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.