28 Temmuz 2017 Cuma4 Zilkâde 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:01Güneş 05:49Öğle 13:18İkindi 17:11Akşam 20:33Yatsı 22:12
    • 27°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 16°C Afyon
    • 19°C Ağrı
    • 21°C Amasya
    • 23°C Ankara
    • 26°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 19°C Balıkesir
  • BIST: 108.392 1.11
  • Altın: 143,183 -0.13
  • Dolar: 3,5328 -0.58
  • Euro: 4,1224 -0.21

Evimiz herkese açık

Fatma Tuncer

Uzmanların kişisel mutluluk için şu üç koşulu ileri sürüyorlar. İnsanların birbirlerine hediye almaları, karşılaştıklarında selamlaşmaları ve zor anlarında yardımlaşmaları. Yani insanın değerli olduğunu hissetmesi ve zor anlarında yardımına koşacak dostların olması. Bütün bunlar insanın kendini güvende hissetmesini sağlıyor.

İnsan dünya ile kuvvetli bir ünsiyet kurmuştur, sanki hiç ölmeyecekmiş gibi çalışır. Kazanmaya bir şeyleri elde etmeye karşı hırsı büyüktür, bir şeylere sahip oldukça hırsı daha da büyümektedir. Oysa insan kendince ihtiyaçlar üretse de, gereksinim duyduğu şeyler bellidir. Sevildiğini, değerli olduğunu bilmek, zor durumda kaldığında yardımına koşacak insanlardan haberdar olmak. Yarınlara bir şeyler bırakmak ve hayatı olması gerektiği gibi yaşamak. Fakat nedense, insanın ihtiyacı olan şeyle peşinde koşturduğu şey arasında uçurumlar vardır. Huzur ve mutluluğun kaynağı maddi ve manevi paylaşımlarımızla yakından alakalıdır. Fakat insanoğlu vermekten çok almaya odaklıdır ve aldıkça da ihtirasları artmaktadır.

Toplumumuzda, yardım çalışmaları sadece zengin kesime mahsus bir eylem gibi görülüyor. Rabbimiz yoklukta da varlıkta da iyilik ve ikram edenleri övmüştür. Onlar sahip oldukları şeyleri yoksullarla paylaşmış ve alan el değil veren el olmayı tercih etmişlerdir. Geçtiğimiz gün gazetelere göz atarken tam da bu olaya örnek olabilecek bir haber okudum. Suriye’de yaşanan iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan sekiz kişilik bir aile ortada kalınca 70 yaşında emekli Şerif Dağdelen isimli bir bey amcamız bu aileyi sahipleniyor ve kıt kanat geçindiği emekli maaşıyla aileye destek veriyor. Bir emekli maaşıyla sekiz kişilik ailenin sorumluluğunu almak gözünüzü korkutabilir. Fakat bey amcamız içinizi rahatlatacak bir açıklama yapıyor “Her kim olursa olsun ister doğudan ister batıdan olsun evim yemeğim ve kapım herkese açıktır.” Amcamızın bu ifadesi bize şunu öğretiyor: İyilik sadece zenginlerin yapabileceği bir şey değildir, iyilik ve erdem sahibi kişilerin talip olduğu bir eylemdir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.