18 Ocak 2017 Çarşamba20 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:19Öğle 13:21İkindi 15:48Akşam 18:11Yatsı 19:36
    • 7°C Adana
    • 5°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • 7°C Ağrı
    • 2°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 7°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 82.270 -0.11
  • Altın: 147,180 0.20
  • Dolar: 3,7763 0.00
  • Euro: 4,0329 -0.14

CHP - Başkalaşmada yeni merhale

Ahmet Taşgetiren

CHP kurultayının ortaya koyduğu sonuç pek çok çevreye “CHP nereye?” sorusunu sorduruyor.  Ankara siyasetini, özellikle de CHP dünyasını iyi takip eden gazeteci- yazarlardan Habertürk’ün Ankara Temsilcisi Muharrem Sarıkaya’nın tespitleri bence çok önemli. Şöyle yazmış Sarıkaya:  

“CHP kurultayından çıkan sonucun özetini yapmak gerekirse...

Kurultay Başkanı Murat Karayalçın’ın deyimiyle “orta siyaset tuzağına” düştü...

Dördüncü devrimi yapmak için yola çıkmışken, üçüncü dönem kapanına bastı.

Bir zamanlar sosyal demokrat ilkelerin kavgası verilen CHP, hiziplerin kavgasıyla karşılaşmıştı; bununla baş etmek isterken daha tehlikeli güzergâha, aşırı kimlikleşmiş, bireysel kavganın öne çıktığı üçüncü yola saptı.

Bundan çıkmak da kolay değil; çünkü bu yapı bir de katı ideolojik solla bütünleşti.

Özetle, mikro ekonomiye odaklı, 1970 tipi sol ideolojiyle bütünleşik, hemşericiliğe dayalı aşırı kimlikleşmiş, bireysel politikanın ön aldığı yapı oluştu.

CHP’de fikir siyaseti yerine, “toplumların deli gömleği ideoloji” kazandı.

Özetle Kılıçdaroğlu, ileriye dönük umudunu yaşatmak için güçlenmedi, salondaki listesi gibi yalnızlaştı.”

Bence Sarıkaya’nın “hemşericiliğe dayalı aşırı kimlikleşmiş, katı ideolojik solla bütünleşmiş” tanımlamaları ile işaret ettiği bu sonuç, Kurultay’da ortaya çıkan bir sürpriz değil. Aksine bir tür “Perşembenin gelişi...” türünden gelişen bir hadise.

7 Haziran öncesinde milletvekili listesi belirlemek için CHP’de yapılan ön seçim sonrasında ortaya çıkan sonuç bugünlerin gelmekte olduğunu haber vermişti aslında. Bunu 1 Nisan 2015 tarihindeki yazımda  “CHP’nin yeni profili” diye not etmişim. Bugün Muharrem Sarıkaya’nın kurultay sonrası için yazdıklarını başka bir dille ben o gün önseçim sonrasında ifade etmişim. Bakın işte şöyle:

“CHP’nin ön seçimi kaçınılmaz olarak parti içindeki odaklaşmaların etkisi altında gerçekleşecekti, nitekim öyle olmuştur. 750 bin partilinin yüzde 50-60’ının oy kullandığı bir seçimden söz ediyoruz. Bunların “bir şekilde” aktif hale getirilmiş partililer olması tabiidir. Dolayısıyla CHP’deki ön seçimin, CHP’ye oy veren kitlelerin eğilimini yansıttığını söylemek bile zordur... Denebilir ki, 45 ilde CHP’ye oy verecek olanlar, aşağı yukarı belli motivasyonlarla hareket eden 400 bin partilinin seçtiğini seçeceklerdir.

Nasıl bir profil çıktı ön seçimden, diye sorulursa, ona dair ilginç tespitler bulunuyor;

- İlk sıralarda mezhebi ağırlık mesela en çok dikkat çeken hususlardan birisi. Buna göre parti bünyesindeki Alevi odaklaşma, ön seçimde yoğun çalışma göstermiş ve belli isimlerin tepe noktalara yerleşmesini temin etmiş.

- Böyle dar kapsamlı seçimlerde, Türkiye genelinde memleketçilik de etkin bir motivasyon unsurudur. Partili, ne de olsa “senin için çalıştım” diyebileceği, kendi memleketinin milletvekiline daha kolay ulaşacağını düşünür ve onu seçmeye özen gösterir. O sebeple, sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için CHP listelerinin seçilecek yerlerinde memleket yoğunlaşmasına bakmak gerekiyor.

- Ön seçimde, gezi vs gibi toplum olayları sırasında Halk TV’ye çıkma olayının da etkin bir tercih unsuru olduğu görülüyor. Bunun da CHP’ye “sokak eylemciliği” gibi bir vitrin malzemesi sunacağı muhakkak.

- Ön seçimler CHP’nin klasik isimlerinin, bu arada Osman Korutürk gibi, Kılıçdaroğlu tarafından partinin diplomasi ayağı bulunsun diye devreye sokulan, Süleyman Çelebi gibi DİSK menşeiyle parti bünyesinde yer alan, özellikli simalarının tasfiyesini de getirmiş durumda. Olan biteni, Kılıçdaroğlu’nun, CHP’nin bir yüzünü ön seçim giyotininde tasfiye etmesi olarak değerlendiren CHP’lilerin yaklaşımını çok da yabana atmamak gerekiyor.”

Son bildiri olayında, CHP’nin önemli bir kesiminin duygu dünyasını yansıttığını düşündüğüm Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun CHP çizgisinden çok farklı bir yerde durması da partideki farklılaşmayı çok net biçimde ortaya koyuyor. İhsan Özkes, “CHP bir azınlığın eline geçiyor” demiş. Bunu Bekaroğlu’nun diyeceği günler de uzak olmamalı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.