22 Temmuz 2017 Cumartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:53Güneş 05:44Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:38Yatsı 22:20
    • 32°C Adana
    • 38°C Adıyaman
    • 29°C Afyon
    • 33°C Ağrı
    • 27°C Amasya
    • 29°C Ankara
    • 30°C Antalya
    • 22°C Artvin
    • 35°C Aydın
    • 30°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

Silah sanayi neden hiç grev yapmaz!..

Abdulkadir Özkan

NOBEL Edebiyat Ödülü sahibi Jose Saramago’nun Türkçeye çevrilen savaşların silah endüstrisi ve silah fabrikalarıyla ilişkisini irdeleyen romanında, “Neden silah sanayisinde hiç grev olmaz” sorusunun cevabını araştırdığına vurgu yapılan kitapla ilgili Star gazetesindeki haberin başlığını okuyunca bu soruyu kendime de sordum. Küresel sermaye ve küresel güçlerin en önemli gelir kaynaklarından birisi olan silah sanayinin durmasına bu güçlerin izin vermediği, bunun için silah fabrikalarının sürekli çalışmak zorunda oldukları aklıma geldi. Bu arada bir arkadaşım da silah sanayinde grevin yasak olduğunu, bu sebeple silah sanayinde grev yapılamadığını söyledi. Silah sanayinin devlet tekelinde olduğu ülkelerde grevin kanunla yasaklanmış olması mümkündür. Ancak, sektöre özel, ister devlet hâkim olsun silah sanayinde greve gitmenin çoğu zaman mümkün olmayacağı da ortada. Çünkü küresel sömürgeci güçler dünyayı daha rahat sömürebilmek için dünyanın çeşitli ülkelerinde sürekli çatışma ortamları oluşturuyorlar. Bunun için çeşitli örgütleri kullanıyorlar. Kullandıkları örgütlerin istenen sonucu alabilmesi için sürekli olarak bu örgütlere silah sevkıyatı gerekir. O zamanda silah sanayinin üretimini hiç ara vermeden sürdürmesi gerekir. Bu bakımdan silah sanayinin üretime geçicide olsa ara vermesi için öncelikli olarak yeryüzünde barışın hâkim olması gerek. Bu ise sömürgeci güçlerin işine gelmiyor.

Sömürgeciler için sürekli çatışma ortamına, çatışmaların devam etmesi için silah fabrikalarının sürekli çalışmasına ihtiyaç var. Bunun için de bu sektörde grevin söz konusu olmaması gerekiyor. Kaldı ki, sömürgeci güçlerin kendi oluşturdukları çatışmalara silah sevkıyatı yaparak dünyayı sömürürlerken, öbür yandan da pek çok ülkenin zenginliklerine el koyarak bu sömürülerini sürdürüyorlar. Silahsız ve çatışmasız bir dünyanın oluşması için grevsiz bir silah sanayisinden önce silaha duyulan ihtiyacın azalması, hatta sıfırlanması gerekiyor. Hâlbuki günümüz dünyasında sahip olunan silahlarla pek çok ülkenin zenginlikleri sömürgeci güçlere akıyor.

Her gün medyaya yansıyan bölgemizdeki terör örgütlerinin faaliyetleri ile ilgili haberlerden bile silah sanayi ile terör ve küresel sömürü arasındaki irtibatı açıkça görmek mümkün. Özellikle İslam dünyasındaki terör örgütleri silah sanayinin grevsiz, sürekli üretim yapmasına ve küresel güçlerin zenginleşmesini sağlıyorlar.

Sömürgeci güçler ve küresel sermayenin işbirliğinin bir sonucu ortaya çıkan terör örgütleri sürekli çatışma ortamını canlı tutuyorlar. Söz gelimi Peşmerge ve PKK birlikte Kuzey Irak’ta Arap köylerini yıkıyor. PYD, Rusya ve Esad güçleri Suriye’nin kuzeyinde Türkmenleri bölgeyi terk etmeye zorluyor. PKK ile Türkiye’nin 40 yıla yaklaşan bir süreden beri çatışma halinde olması, IŞİD denen örgütün kan dökmeye devam etmesi hep silah sanayisinin hiç grev yapmadan tam kapasite üretimini sürdürmesini sağlıyor. Sonuçta Müslümanlar ölüyor, bu ölmeler küresel sermaye ile sömürgeci güçlerin çıkarlarına hizmet ediyor. Gerçekten silah sanayisinin arada bir grev yapması, bir diğer ifadeyle üretime ara vermesi için öncelikli olarak dünya üzerinde barışın sağlanmasını dillerinden düşürmeyen küresel güçlerin söyledikleri ile amel etmeleri ilk şarttır. Bu bakımdan silah sanayisinin susması için küresel güçlerin kan dökücülükten vazgeçmeleri, akan kanlar pahasına daha fazla kazanma duygusunu bir kenara bırakmaları gerekiyor. Peki, böyle bir durum söz konusu olabilir mi? Elbette olamaz. Parayı putlaştırmak vahşi kapitalizmden, Haçlı-Siyonist ittifakının kan emicilikten vazgeçemedikleri sürece yeryüzünde barışı düşünmek hayalden öte gitmeyecektir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.