31 Mart 2017 Cuma3 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Ey îmân edenler! Allâh’tan ittikâ edin ve sâdıklarla berâber olun!” (Tevbe, 119)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk’a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:14Güneş 06:42Öğle 13:15İkindi 16:46Akşam 19:35Yatsı 20:57
    • 16°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • 8°C Afyon
    • -3°C Ağrı
    • 7°C Amasya
    • 10°C Ankara
    • 13°C Antalya
    • 6°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 10°C Balıkesir
  • BIST: 89.282 0.01
  • Altın: 145,897 -0.74
  • Dolar: 3,6363 -0.49
  • Euro: 3,8917 -0.97

"Ne ara?" deyip durma, ara!

Haşmet Babaoğlu

Bazı insanlar vardır. İçlerindeki gündelik hayat gaddarlığı yüzlerine yansır. Saklayamazlar.
Mimiklerinden bencillik akar.
Jestleri Berlin Duvarı gibidir. Kendi gibi olanlarla ötekiler arasına geçilmez bir engel koyar.
Eh, ne hali varsa görsün, deyip geçme imkânınız varsa, talihlisiniz demektir. İlle de konuşmak zorunda kaldıysanız, havadan sudan konularla idare edersiniz.
Fakat ya konu ciddi sosyal meselelere dönerse... Suratını tiksinir gibi ekşiterek başkalarından şikâyet etmeye başlar, memleketin halini yerden yere vurursa...
Hele bir de o berbat cümleyi kurarak "biz ne ara böyle insanlar olduk?" diye sorarsa...
Yandınız demektir. Mide bulantınızı durdurmak zorlaşır. 

***
Moda deyimler sıkıntılarımızı, kaçışlarımızı, yalanlarımızı, bastırdığımız gerçekleri fena halde dışa vururlar.
Şu sıralarda sosyal ve geleneksel medyada pek tutulan "ne ara böyle olduk?" sorusu da böyle bir deyim.
Neresinden baksanız...
Uyduruk bir "masumiyet" şaşkınlığı.
Pisliğe hiç bulaşmadan derhal sıvışma çabası. 
"Ben çok iyiyim, herkes nasıl da kötü" havası.
Üstelik epey "beyaz" ve yukarıdan bir bakış. (O yüzden esmerlerin bu kalıbı taklit etmelerine tahammül edemiyorum, açık söyleyeyim.) 
***
Son güncel versiyon şöyle: "Biz ne ara ölümleri bile ayırır olduk?"
Arası marası yok işte!
O "ara" dediğin çoğu zaman upuzun bir tarih ve sosyoloji dersi...
Sen "yaşam"ları ayırdın ve geniş kalabalıkların yaşadıklarına hiç bakmadıysan, gün gelir ölümler de ayrılıverir.
Zengin, güçlü ve seçkin olmak için vicdansız olmaya mahkûm bir kesime kapılanmışsan, sonra başkalarının vicdansızlığından şikâyet etmeye hakkın var mı?
Geleneksel edebi toplumdan söküp atmak için kültürüyle, medyasıyla seferber olduysan, şimdi ölümde, acıda, sıkıntıda edep nereye gitti, diye sızlanmak yalan değil mi?
İşin doğrusu... 
"Ne ara?" deyip durma, ara! Cevabı bizzat kendinde bulacaksın.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.