20 Ekim 2017 Cuma30 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:48Güneş 07:14Öğle 12:56İkindi 15:54Akşam 18:25Yatsı 19:44
    • 15°C Adana
    • 10°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 4°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 9°C Artvin
    • 14°C Aydın
    • 8°C Balıkesir
  • BIST: 108.434 1.41
  • Altın: 151,237 -0.13
  • Dolar: 3,6580 -0.38
  • Euro: 4,3278 -0.02

ABD’nin Suriye’deki hedefi Esad’ı devre dışı bırakmak değil, bölmek!.

Abdulkadir Özkan

BAŞLIKTAKİ iddia ile bilinmeyeni dile getirmediğimi biliyorum. Aslında başından beri Suriye’de yaşanan gelişmeler Irak’ın tekrarından ibaret. Sadece bir farkla, Irak’ta Saddam’dan kurtulmak söz konusuydu. Suriye’de aynı hedefe Esad’ı koruyarak ulaşılmak isteniyor. Irak işgalinin ardından ortaya çıkan tek gerçek, Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’dir. Bunun ötesinde işgal öncesi tüm söylenenlerin yalan ve gerek mahalli toplumu gerek dünya kamuoyunu aldatmaya yönelik olduğu işgalin hemen ardından netleşti. Buna rağmen dünyanın işgalcilerden hesap sormak gibi bir hamlesi olmadı. Hesap sorulabilir miydi? diyerek güce teslim anlamına gelen bir yaklaşım doğru olmaz. Böyle bir yaklaşım sadece güçlülere destek anlamına gelir. Suriye’de hiçbir çatışma yokken, hatta Türkiye ile Suriye ortak bakanlar kurulu toplantısı düzenlerken birdenbire çatışmaların başlaması, bu hamlenin hemen ardından hedefin Esad olduğu, Suriye’de Esad zulmüne son vermek için bu çatışmaların başladığı iddialarının kısa süre sonra yalan olduğu ortaya çıktı. Muhalif güçleri destekleyenlerin başında gelen ABD’nin Esad’ı devirmek gibi bir niyetinin olmadığı görüldü. Bir adım daha ileri atılarak Rusya’nın Esad’ın yardımına sevk edilmiş olması Suriye’de ABD, AB ve Rusya’nın Esad’sız  bir Suriye hedefinin olmadığı, ancak Suriye’nin parçalanması ve Irak’ta olduğu gibi burada da bir Bölgesel Kürt Yönetimi oluşturulmak istendiği çatışmalar başlayana kadar adından hiç söz edilmeyen bir örgüt PYD (YPG) ortaya çıkması/çıkartılması niyeti ortaya koyuyordu. Kim çıkarttı diye düşünmenin alamı yok. Başta ABD olmak üzere AB ve Rusya’nın bu örgüte destek verdikleri düşünüldüğünde Irak’ta olduğu gibi Suriye’nin parçalanması için Haçlı ittifakının birlikte hareket ettiği görüldü.

Bu noktada son iki gün içinde medyaya yansıyan bazı haberleri hatırlatmakta yarar var. İlki MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural’ın grupta yaptığı konuşmada dile getirdiği iddiadır. Vural’a göre ABD Başkan Yardımcı Bidan’ın Türkiye ziyareti ve bu ziyaret sırasında gerçekleştirdiği görüşmeyle ilgilidir ve Vural, bu ziyaretlerin, “Türkiye’deki taşeronlarla kurulacak 4 parçalı Kürdistan devletinin temellerini atmak için” yapıldığını söylüyor. Bu iddianın aslında doğruluğu konusunda fazla bir tereddüt yok. Sadece hangi şartlar, kimlerin aracılığı ile ve ne zaman gerçekleşebileceği hususunda farklı görüşler dile getirilebilir. Çünkü 4 parçalı Kürdistan’ın ilk parçası Irak’ta fiilen hayata geçilmiş resmen olmasa bile başta Türkiye olmak üzere uygulamada tanınmış durumdadır.

Bir başka haber ise Suriyeli muhaliflerin açıklamalarına dayandırılmaktadır. Haberde Suriyeli muhaliflerin ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin kendilerine, “Esad’ın ulusal birlik hükümetinin bir parçası olmasını kabul etmek zorunda kalabiliriz” dediğini belirtiyorlar.

Tüm bu bilgiler ışığında PYD’nin Cenevre Görüşmeleri’ne Türkiye’nin tavrı sebebiyle resmen davet edilmemiş olmasına bakarak Suriye’de sömürgeci güçlerin bir Kürt bölgesi oluşturulması fikrinden vazgeçtiklerini düşünmek yeni bir aldanmanın zeminini hazırlar. Son bir alıntı ile yazımı noktalamak istiyorum:

“ABD; PYD’nin resmi katılımı olmamakla birlikte, BM Temsilcisi’nin müzakerelerin uygun bir döneminde PYD ile danışmalarda bulunması gereğine dikkat çekiyor.”

Bu alıntıyı ABD Başkan Yardımcısı Biden’ın ziyareti sırasında yapılan görüşmelerle ilgili haberden yaptığımı belirtmekte yarar var. Yani, resmi söylemler ile kapalı kapılar ardındaki müzakereler büyük farklılık arz ediyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.