22 Ekim 2017 Pazar1 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:50Güneş 07:16Öğle 12:56İkindi 15:51Akşam 18:22Yatsı 19:42
    • 20°C Adana
    • 15°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 1°C Ağrı
    • 8°C Amasya
    • 4°C Ankara
    • 17°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 16°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,139 -0.05
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

Abantçılardan ahlaksız bildiri

Ahmet Kekeç

Müjdeli haberi, ihanet şebekesinin yayın organından almıştık... Gazete, “bu yılki Abant Toplantısı’nın çok renkli geçeceğini” bildiriyordu.

Hakikaten öyle oldu...

Çok renkli geçti.

Düne kadar, cemaat dendiğinde tüyleri diken diken olan ne kadar loser varsa, oradaydı.

Ek olarak kimi Cumhuriyet yazarlarını gördük ve çok mutlu olduk: Nuray Mert, Ahmet İnsel ve elbette (huzurlarınızda) Aydın Engin... Varlıklarıyla renk kattılar.

Hüda Kaya...

Milletvekili seçilerek muradına eren bu kariyerist hanımefendi olmazsa, bir şeyler eksik kalacaktı. Bir zamanlar “Hüda Kaya ve kızları” etiketi altında yandaş gazetelerde sıklıkla boy gösteriyordu. Bir 28 Şubat mağduruydu. İlaveten, bir cemaat düşmanıydı. Şimdi, PKK’nın 28 Şubat’ını aklama misyonuna koşulmuş olarak görüyoruz onu. Nicedir “kızlarını” göremiyoruz. Demek ki yola yalnız devam etme kararı aldı.

İlginçtir (hakikaten ilginç) 28 Şubat zulmünden çok çekmiş bu hanımefendi, HDP’ye katıldıktan sonra halet değiştirdi. Artık inanç tercihleriyle var olmaya çalışan insanlardan (onların meram anlatma çabalarından) sıkıldığını bildiren konuşmalar yapıyor.

Mesela, “Bırakın bu Yasin Börü edebiyatını” diyor. İnanmayacaksınız ama bunu diyebiliyor...

Ertuğrul Günay da Abant toplantısındaydı...

Kambersiz düğün olmaz, Nazlı Ilıcak da...

Eski Dışişleri Bakını Yaşar Yakış da...

Ben, en çok, Cumhuriyet gazetesi yazarlarını yakıştırdım. PKK terörünü kınamamak için bin dereden su getiren ve darbeci görüşlerini gizleme gereği duymadan “düşünce” üreten Ahmet İnsel... Hükümetin, duble yollarla Güneydoğu Anadolu bölgesine şiddet götürmek istediğini söyleyen Nuray Mert... “Hocalarının” himmeti altında Abant’ta boy gösterdiler ve utanç verici akademisyenler bildirisinden daha beter bir “utanç bildirisi”nin hazırlanmasına önayak oldular. Aydın Engin hakkında herhangi bir yorumda bulunmak istemiyorum. Lüzum yok. Hangi tahfif sözcüğünü kullanırsanız kullanın, Aydın Engin isminin yaratacağı tahribattan daha fazlasına yol açamazsınız.

Bitti mi?

Murat Belge de oradaydı... Ve “darbeci” kontenjanından Ömer Laçiner... Hani, “Erdoğan’ın demokrasi dışı yollarla indirilmesi gerektiğini” söyleyen Birikim dergisi genel yayın yönetmeni Ömer Laçiner.

Bu ikili varsa, mutlaka içki servisi de yapılmıştır...

Baskın Oran, Mümtaz’er Türköne, Ali Bulaç, Şahin Alpay, Reha Çamuroğlu, Eser Karakaş, Mehmet Altan, Ferhat Kentel...

Hepsi oradaydı.

Ki, sonuncusu (yani Ferhat Kentel) bir cemaat operasyonundan kıl payı kurtulmuştu.

Birileri, “KCK sanığı” yapmak için çok uğraşmışlardı. Aynı birileri, bu kez, “Abant Platformu üyeliğine” terfi ettirdiler bu değerli akademisyeni. Eh, alan razı veren razı olduktan sonra, bize olay mahallinden hızla uzaklaşmak düşüyor. Birbirlerine hayırlı olsunlar.

Bu kadar “değerli” isim bir araya gelir de, bir “bildiri” çıkmaz mı?

Bildiriden “tadımlık” niyetine bir pasaj aktarıyorum: “Kürt sorunu merkezli çok yönlü şiddetin yoğun olarak yaşandığı Sur ve Cizre ilçeleri başta olmak üzere, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sivil insanlarımız zarar görmekte, göç etmek zorunda kalmakta ve kadim kültür mirasımız yok edilmektedir.”

Bildiri, bu şekilde uzayıp gidiyor.

Metinde bir tek “PKK terörü” ifadesi yok.

Kimler “sivil insanlarımıza” zarar veriyor? Yok...

Hangi güç insanlarımızı göç etmek zorunda bırakıyor ve bu insanlar nereye sığınıyor? Yok...

Kadim kültürümüzü temsil eden camiler ve tarihi yapılar kimler tarafından ateşe veriliyor? Yok...

Devlet kötü, devlet kıyıcı, devlet faşist...

Bir tek PKK eleştirisi yok!

Başlıkta “ahlaksız bildiri” ifadesini kullanmıştım. Özür diliyorum.

Hayır, bu ifade için değil.

Daha ağırını bulamadığım için.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.