23 Mayıs 2017 Salı27 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:41Güneş 05:33Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:30Yatsı 22:13
    • 20°C Adana
    • 16°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 9°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 16°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 12°C Artvin
    • 28°C Aydın
    • 22°C Balıkesir
  • BIST: 97.717 1.37
  • Altın: 144,131 -0.08
  • Dolar: 3,5713 0.27
  • Euro: 3,9962 -0.12

Beyaz Batı'yı çırılçıplak görmek!

Haşmet Babaoğlu

Parisli bir genç kadın güneşli cumartesi sabahları şehrinin ne kadar güzel olduğunu anlatıyor.
İnstagram'a sevimli bir kaldırım kahvesinin fotoğrafını koymuş.
Fotoğrafın altına yapılan yorumlar ilginç.
Danimarkalı orta yaşlı bir kadın hiç duraksamadan dökülmüş: "Çok üzülüyorum. O güzelim kafenin çevresinde dilenen mülteciler var şimdi!"
Hollandalı bir genç kız "Geçen hafta oradaydım, her yer esmer Ortadoğulularla doluydu, eskisi gibi değil!" diye yazmış ve yarı kızgınlık yarı şaşkınlık ifadesi taşıyan bir yüz işareti kondurmuş cümlenin sonuna.
Sonrası Avrupa'nın çeşitli yerlerinden takipçilerin katıldığı mülteciler üzerine uzayıp giden bir tartışma.
Yorumlara bakıyorum da...
Daha yakın zamanda Paris'te patlayan bombalardan, silahlardan, ölen canlardan kimse söz etmiyor. Bir kartpostalın üzerinin karalanmasına üzülür gibi Paris'e üzülüyorlar. Daha beteri, belli ki artık "esmer Parisliler" de bu şehri seven Avrupalılar için henüz gelmiş "sığınmacılar"la aynı kategoriye dahiller. 
"Je suis Paris" deyip durdukları şeyin özü buymuş demek ki, diye düşünüyorum. İçinde zerre miktar "insan" fikri ve hassasiyeti yokmuş galiba! 

***
Danimarka'nın kararından haberdar olmuşsunuzdur. 
Bir avuç Suriyeli mülteci alacaklar. Onların da ziynet ve diğer değerli eşyalarına el koyacaklar.
Abartmıyorum. Parlamentonun kararında polisin çantaları arayacağı özellikle belirtildi.
Neden? Çünkü bu değerli eşyalar paraya tahvil edilerek mültecilerin barınma ve yiyecek gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılacak.
Karar sonrası parlamento kulislerinde uzun çizmeleri, pek şık kısa şortu ve bluz üzerine giydiği ceketiyle poz veren Entegrasyon ve Göç Sorunları Bakanı Inger Stojberggazetecilere "Ülkem her zaman insani değer ve hakların savunucusu oldu" dedi. 
***
Tamam! Ortadoğu bataklık...
Tamam! Diyelim ki, şu "kara kitleler" de rahat durmayıp birbirlerini yiyorlar...
İyi de Avrupa'nın o yüce "İnsan hakları", "evrensellik", "demokratik değerler" gibi yaldızlı kavramlarına ne oldu?
Hepsi buraya kadarmış, değil mi?
Ciltler dolusu kitapların anlatmakta zorlandığı ne varsa, apaçık ortaya seriliyor.
Gözlerimiz açılıyor.
Fakat dikkat etmeliyiz, çok dikkat etmeliyiz.
Batı ne yapıp edip bunun acısını çıkartacak; dünyanın esmerlerinin beyazları çırılçıplakgören gözlerini "kör etme"ye çalışacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.