26 Temmuz 2017 Çarşamba29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:58Güneş 05:47Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:35Yatsı 22:15
    • 26°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 13°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 15°C Ankara
    • 25°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 22°C Aydın
    • 19°C Balıkesir
  • BIST: 107.041 0.31
  • Altın: 143,530 -0.01
  • Dolar: 3,5635 0.19
  • Euro: 4,1526 0.34

Çuvaldızı batırmadan önce!

Zeki Ceyhan

Dilini tutmayı bir türlü başaramayıp aklına geleni söyleyince “dürüstlüğü” bile tartışmaya açılan Bülent Arınç şimdi devreye “geçmiş günlerin hatırını” sokarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı susturmaya çabalıyor!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın annesi tarafından “beşinci oğlu” olarak görüldüğünü, çocuklarının “Tayyip amcası” olduğunu, ağabeylerinin de Erdoğan’ı kendisinden çok sevdiklerini hatırlatarak “samimiyetsiz” kişilerin(!) tahrikine kapılmamasını istiyor!

Bülent Arınç, keşke “çuvaldızı” Cumhurbaşkanı Erdoğan’a batırmadan önce “iğneyi” kendisine batırmayı denemiş olsaydı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Haberim yok” dediği bir konuda, “Haberi vardı” diyerek O’nu “yalancı” durumunda bırakmasaydı!

Yani içinden böyle bir şey söylemek geçtiğinde, “O benim annemin beşinci oğlu sayılır” deyip kendisini frenleyebilseydi!

Ya da “Çocuklarımın Tayyip amcasıdır” diyerek sessizliğini koruyabilseydi!

Bunlar aklına hiç gelmemişse, “Ağabeylerim O’nu benden çok severdi” deyip suskunluğunu muhafaza etseydi!

Bütün bunları yapmayıp, aklına geleni sayıp döktükten sonra karşı taraf konuşmaya başlayınca, “Geçmiş günlerin hatırına” sığınmak kendisine bir şey kazandırmıyor ki!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasından sonra yaptığı açıklama da gösteriyor ki Erdoğan’ın konudan haberdar olduğu konusunda elinde sağlam deliller yok!

“Bildiklerimi Yalçın Akdoğan’ın namusuna emanet ediyorum” diyerek işi daha bir dallandırıp budaklandırmaya çalışması da anlaşılır gibi değil! Yalçın Akdoğan ne yapsın şimdi?

Akdoğan’ı, “Yukarısı bıyık, aşağı sakal” bir durumla karşı karşıya bırakmak kendisini haklı çıkarmaya yeter mi?

Arınç daha şimdiden böyle bir mücadelenin kaybedeni olmaya mahkûm görünüyor!

Evet, şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan beklediği, “Geçmiş günlerin hatırına nefsine uymama” durumunu kendisi konuşmadan önce gösterebilmiş olsaydı bugün bu hale düşmemiş olacaktı!

Ne var ki, yıllarca önce tanığımız özelliklerini aynen sürdürüyor ve “iyi bir şey” yapıyorum zannı ile “ortalığı karıştırmayı” devam ettiriyor!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.