22 Mayıs 2017 Pazartesi26 Şaban 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız. Ankebût, 29/7
  • “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hakim, "De’avat", No: 1919)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:42Güneş 05:33Öğle 13:08İkindi 17:03Akşam 20:29Yatsı 22:11
    • 19°C Adana
    • 19°C Adıyaman
    • 15°C Afyon
    • 15°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 14°C Ankara
    • 15°C Antalya
    • 13°C Artvin
    • 27°C Aydın
    • 22°C Balıkesir
  • BIST: 96.378 1.29
  • Altın: 144,129 -0.28
  • Dolar: 3,5608 -0.76
  • Euro: 4,0061 -0.27

Kupa ne demek?

Kemal Belgin


ANLAŞILAN o ki bizim ülkede, özellikle de orta sıra takımları veya kulüpleri Türkiye Kupası’nın önemini henüz kavrayamamışlar. Büyükler mi? Onlar için ayrı bir yorum gerekir sanırım.

Açalım... Kimse darılıp kızmasın sakın... Konyaspor, Beşiktaş’ı, devirdi ilk maçta. Tabii ki rövanş için büyük avantaj. Ama Konyaspor’un sahaya çıkardığı ilk on bire baktığımızda genelde ideal kadrolarda yer almayan dokuz adet oyuncu olduğunu gördük. Demek ki, Aykut hoca ve de yönetimi bu işe hiç iddia koymamış gibi görünüyor. Haa Beşiktaş on kişi kaldıktan sonra Konyaspor maçın üstüne gitti ve 2-1 kazandı. Peki, Beşiktaş ilk yarıda yakaladıklarını o yedekler takıma karşı gole çevirseydi, rövanş ne maçı olurdu? Bakınız; Konya’nın stadı bir harika... Seyirci ise bu sezonun bir numarası... O halde bu stada, bu taraftara, tanıdığım sevgili başkana, bu ligde şampiyonluk yaşamış, futbolcu iken de gol kralı olmuş teknik adama en azından bir UEFA Avrupa Kupası grup maçları yakışmaz mı? O zaman neden yedeklerle çıkılır ki çeyrek final oyununa?

Devam edelim. Akhisar Belediyespor da hayli eksik bir kadro ile çıktı Galatasaray maçına... Neden ki? O koşullarda, o ekonomide, hele hele o statta oynayan bir takıma da bir Avrupa Kupası oynamak hak değil midir? Haaa bazı asıl oyuncular girdikten sonra Sneijder-Selçuk ikilisi maçı kopardı ama, onlar oyunun başında kadroda olsalardı acaba Galatasaray maçı oraya kadar getirebilir miydi? Cevabı futbolun cilveleri arasında diyelim.

Bir başka açıdan daha bakalım. Galatasaray hemen hemen en ideal kadrosu ile çıktı. Doğrudur. Çünkü lig şampiyonluğu ile alakası kalmamıştır. Hiç olmazsa bu sezonu bu kupa ile kapatıp, yolda dik yürümek gerekir. Hatta UEFA’dan ceza gelecekse o cezayı iki numaralı kupada çekmek daha hesaplı olmaz mı? Demek ki Galatasaray doğruyu yaptı. Ya Beşiktaş? Yeni iki stoperi yan yana oynatmak uyum aşamasını çabuklaştırır. Doğrudur ama futbolun cilvesi gelecek için ciddi bir kriz de bırakmış olabilir. Pardon unutuyordum. Ne oldu Tolga’yı yerden yere vuranlar? Yeni arkadaş da havayı dövdü ve golü yedi... Bu nedenle yenmiş bir hatalı gole, ya de verilmiş bir kötü pasa, kaçırılmış bir pozisyona hemen yangın çıkartmayın!

Amedspor-Fenerbahçe maçı mı? Ev sahibi eti, kemiği Fenerbahçe’nin yedekleri kadar olmayan, bunu kalite açısından değil isim açısından yazıyorum, bir takımdı. Onlar için Ramazan dışında as takımının tamamından oyuncular olan Fenerbahçe’ye üç gol atmak çok önemlidir. Benim Aziz beyle problemim olduğunu sanan okurlarıma hatırlatmak isterim. Ne demişti zat-ı muhterem kendi sesi ve kendi görüntüsünden, “Herkes şunu iyi bilsin ki, Fenerbahçe’nin kupada hiç bir iddiası yoktur...” Acaba bundan mıdır, Nani ve Van Persie oralara gitmediler bile..? Oralara hem de ülkenin bugünkü koşullarında giden diğer oyuncular acaba bu işe burun bükmediler mi? Bunu ancak soyunma odası yaşamışlar bilir. Balkondan atanlar değil... Yine Pareira, Ramazan dışında ve ezeli yedek Mehmet topuz hariç ciddi bir takım sürdü sahaya...

Gelelim Halit Kıvanç’ın 1951 9 Nisan’da yazdığı yazıyı yayınlayışıma... Bazı okurlar tepki göstermişler. Vallahi ben bir şey yapmadın. Arabalar gibi ağızdan değil en sağlam olarak kabul edilen elden çıkmış belgeyi sundum. Siz de varsa bana karşı, lütfen rica ederim. Tabii ki her şeyi bilmek durumunda olamazsınız. Ama öğrenmenin de sonu yoktur derler ya...

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.