21 Eylül 2017 Perşembe 23 Zilhicce 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:17Güneş 06:43Öğle 13:04İkindi 16:28Akşam 19:12Yatsı 20:32
    • 26°C Adana
    • 20°C Adıyaman
    • 19°C Afyon
    • 16°C Ağrı
    • 17°C Amasya
    • 17°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 24°C Aydın
    • 24°C Balıkesir
  • BIST: 105.324 0.39
  • Altın: 146,596 -0.30
  • Dolar: 3,4727 -0.58
  • Euro: 4,1687 -0.32

Çağımızın paradoksu

Fatma Tuncer

Zygmunt Bauman şöyle der: “Bizler hiçbir zaman bu kadar özgür olmamıştık, aynı zamanda kendimizi hiç bu kadar aciz hissetmemiştik” Mademki, modern insanın özgürlük dediği şeyi mutluluğunun garantisi olarak görüyor peki neden mutsuzluktan ve yalnızlıktan şikâyet ediyor? Neden, depresyon, kaygı ve boşluk gibi ruhsal sorunlardan bahsediyor? Özgürlük diye tanımladığı şey neden mutluluk getirmiyor ona? Çünkü kişisel ve toplumsal sınırlar beşeriyetten insaniyete geçişi sağlayan yapıtaşlarıdır. Bu sınırlar insanın ilkel özelliklerinin kontrolünü sağlamakta ve kemalata ulaşmasının yolunu açmaktadır. Fakat aydınlanma çağı ile birlikte ortaya atılan özgürlük ve eşitlik kavramı birey ve toplumlara cafcaflı ifadelerle sunularak insanı sınırları hedef alıp, fertleri boşluğa sürüklüyor.

Kavramların çarpıtılması yeni kaoslara zemin hazırlıyor. İyi olanla kötü olan birbirine karışıyor, fertler özgürleşme bahanesi ile hayvanların dahi yapamadığı görüntülere, gayri insani davranışlara yelteniyorlar. Bilinmelidir ki, insani sınırlar İslam’ın ilkeleri ile çizilmiş ve bizlere hazır sunulmuştur. İnsanın gerçek özgürlük bu sınırların korunması ile mümkün olabilir. Fakat bizim özgürlük dediğimiz değerle, modern insanın özgürleşmek dediği şey aynı değildir. Biz insan yanımızı ne kadar koruyabilirsek o kadar özgürleşebileceğimize inanıyoruz onlar ise dürtülerini doyurdukça özgürleşeceklerini sanıyorlar. Şaşı gözle bakan esareti özgürlük zanneder.

Unutmayın!

Şaşı gözle doğruları göremezsiniz. Siz özgürlüğümüzün garantisi olan ahlaki ilkeleri özgürleşmek dediğiniz şeyin önünde bir engel olarak görüyorsunuz. Peki nedir sizin özgürlük dediğiniz şey?

Edep, haya, dürüstlük, hakkaniyet, saygı, sevgi ve bütün insani değerleri ortadan kaldırıp gayri insani bir hayat yaşamak mıdır? Başıboş gezmek, aklınızın estiğini yapmak mıdır?

Allah’ın bak dedi yerden değil, nefsinizin bak dediği yerden mi bakmaktır hayata?

Özgürlük sorumluluktan kaçmak mıdır? Hayvani olanı insanı olanla takas etmek midir ya da?

Siz zaten Allah’ın koyduğu ölçülere riayet etmiyor ve kendinizce özgür olduğunuzu söylüyorsunuz. Sahi bu sizin hayatınıza ne getirdi? Sonuç ne? Koca bir boşluk, mutsuzluk, kaos, yalnızlık, intihar yoksunluk… Elinize bunlar dışında ne geçti? Allah’ın koyduğu kaideler sizin özgürlüğünüz ve hedeflediğin mutluluğunuz için kafi. Eğer bunun farkına varabilirseniz bir kuş kadar hafiflediğinizi hissedeceksiniz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.