Abdulkadir Özkan

Abdulkadir Özkan

Terörle mücadelede toplumun bilgilendirilmesi!..

Terörle mücadelede toplumun bilgilendirilmesi!..

Terörün dış bağlantıları olduğu hususunda artık bir tereddüt kalmadı. Diyebiliriz ki terör örgütü/örgütlerinin arkasında yabancı ülkelerin ve istihbarat örgütlerinin olduğunu görmek istemeyenler bile artık bu gerçeği görmemezlik edemiyorlar. Yıllardan beri sürekli olarak özellikle PKK terör örgütünün kökünün kazınması, ülkemizde barışın tesis edilebilmesi için bu örgütün arkasındaki yabancı elin/ellerin kırılması gerektiği, bir başka ifade ile terör örgütünün yabancılarla bağlantısı kesilmeden kalıcı bir barışın sağlanmayacağını ısrarlı bir şekilde vurguluyoruz. Bu husus Suriye’de çatışmaların başlamasının ardından bazı ülkelerin var olan ya da var olduğu bilindiği halde çatışmalara kadar varlığından toplumun fazlaca haberdar olmadığı bazı ülkelerin terör örgütleri ile birlikte çalışmaları, hatta özellikle YPG/PYD adlı örgütün açık bir şekilde ABD ve Rusya’nın desteğini aldığı görülünce PKK’ya destek veren ülkeler konusu tartışmaya açıldı. Her ne kadar özellikle ABD, PKK’yı terör örgütü olarak ilan ederek güya bağlantısını gizlemeye çalışsa da sıra PYD/YPG’ye gelince, Türkiye’nin bu örgütün de terör örgütü olduğunu açıklamasına karşı, “PYD konusunda Türkiye ile aynı görüşte değiliz. PYD’yi terör örgütü olarak görmüyoruz” açıklamaları birbirini izlemeye başladı. Kısacası, ABD Türkiye’nin dostluğuna terör örgütü PYD’yi tercih ettiğini gizlemeye bile gerek duymadı. Son günlerde Obama’nın PYD’ye yönelik, “Fazla ileri gitmeyin. Bizi rahatsız etmeyin” anlamına gelen açıklamalar yapmasının da ciddiye alınacak bir yanı olmadığını, sadece Türkiye’nin ısrarlı çıkışlarına karşı gönül alma adımı olmaktan öteye geçmediğini sanıyorum söylemeye bile gerek yok.

Sınırlarımız ötesinde faaliyet gösteren terör örgütlerinin PKK’dan farklı olmadığı, bir bakıma PYD/YPG’nin PKK’nın Suriye kolu olduğu sorumlular tarafından ısrarla açıklanmasına karşılık içeride aylardan beri bazı yerleşim merkezlerinde sürdürülen terörle mücadele sırasında her gün emniyet görevlilerimizin şehit edilmesi giderek toplumun tedirginliğini artırmakta, hatta bazı yerleşim merkezlerinde terör örgütünün kökünün kazındığı ya da birkaç güne kadar yerleşim merkezlerinin temizleneceğine dair açıklamalarına rağmen çatışmaların sürmesi, hatta yüzde 95’i temizlendi denilen bir ilçemizde çatışmalarda emniyet güçlerinin hayatını kaybetmesi sanki topluma izah edilmeyen bazı hususların olduğunu akla getirmektedir. Halbuki, terörle mücadelede toplumun desteği çok önemlidir. Toplumun desteği ise toplumun bilgilendirilmesi ile sağlanabilir. Toplumun bilgilendirilmesi her şeyin ortaya dökülmesi anlamına gelmeyebilir ama 150-200 metrelik bir alana sıkıştırılmış teröristlerle sürdürülen çatışmalarda emniyet güçlerimizin hayatını kaybetmesi kafaları karıştırmaktadır. Terörle mücadele sürdürülürken sivil halkın zarar görmemesi için sivil ile teröristin birbirinden ayrıt edilmesi önemlidir ama emniyet güçlerinin hayatı da önemlidir.

Eğer, çatışmalarda etkisiz hale getirilen teröristlerin yeri dağdan gelen yenileri ile dolduruluyorsa o zaman hâlâ sınırlarımızın tam olarak kontrol altına alınamadığı akla gelir. Suriye’de çatışmalar sebebiyle sınırlarımızın tam olarak kontrol altına alınması mümkün olmuyorsa, o zaman ülkemize sızan teröristlerin yerleşim merkezlerine kadar gelmeleri, kuşatma altındaki mahallelere sızmalarının arkasında çok önemli bir gücün olduğunu akla getirir ki, artık bu güce karşı harekete geçilmesi, ilişkilerimizin sözle değil fiilen gözden geçirilmesi gerekiyor. Çünkü ülkemizin her yanında rahatlıkla hareket edebilen yabancılar istihbarat zaafına zemin hazırlıyor diye düşünülebilir. Bu bakımdan bir takım sahte dostların dostlukları uğruna insanımızın karamsarlığa sürüklenmesine meydan vermemek gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulkadir Özkan Arşivi