22 Temmuz 2017 Cumartesi28 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:53Güneş 05:44Öğle 13:18İkindi 17:13Akşam 20:38Yatsı 22:20
    • 32°C Adana
    • 33°C Adıyaman
    • 23°C Afyon
    • 28°C Ağrı
    • 26°C Amasya
    • 25°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 25°C Artvin
    • 30°C Aydın
    • 25°C Balıkesir
  • BIST: 106.843 0.10
  • Altın: 142,689 1.13
  • Dolar: 3,5367 0.45
  • Euro: 4,1209 0.62

MUSUL VE HALEP İÇİN HATAY MODELİ

Ahmed Gürkan

1- “Ortadoğu” İngiliz sömürgecilerinin isimlendirmesidir

 

Ortadoğu son bir asırdır kullanılan bir tabirdir. İngilizler kendilerinin bulunduğu bölge olan Batı Avrupa’yı merkez kabul ederek bu isimlendirmeyi yapmışlardır.

Batı Avrupa’nın emperyalist kafasına göre Mısır ve Kuzey Afrika “Yakındoğu”dur; Türkiye’de dahil, Arap coğrafyası, İran, Afganistan “Ortadoğu”dur; Hindistan ve ötesi ise “Uzakdoğu”dur.

Bu doğu bölgelerinin yer altı, yer üstü bütün kaynakları, insan gücü de dahil Avrupa’nın sömürü alanlarıdır.

Avrupalılar bu bölgeyi iliklerine kadar sömürebilmek için bir bilim dalı geliştirmişler ve adına da “oryantalizm” demişlerdir.

Oryantalistler, büyük çoğunluğu İslâm olan Batının gözünü diktiği söz konusu bölgeyi coğrafî ve içtimaî derinlemesine araştırarak “en iyi şekilde nasıl sömürülebiliriz?” sualinin cevabını aramışlardır.

2- Kadîm coğrafyamızın bugünkü hududlarının tamamı sun’îdir

“Ortadoğu” tabirinin emperyalist bir isimlendirme olduğunu öğrendik ve bundan sonra mümkün mertebe bu sun’î tabiri kullanmamaya gayret edeceğiz.

“Ortadoğu” nasıl emperyalizmanın dayattığı, bir asırdır şuur altımıza nakış nakış işlediği sun’î bir tabir ise, net bir şekilde ifade ediyorum Türkiye’de dahil bugünki hududların tamamı aynı şekilde sun’îdir.

Dünya haritasını önünüze koyun ve İslâm ülkelerinin sınırlarına şöyle bir göz atın. Türkistan’dan tutun da Fas’a kadar çoğu İslâm ülkesinin hududlarının cetvelle çizildiğini göreceksiniz.

Türkiye hududlarını göz önüne aldığımızda ise Türk nüfusunun çoğunluk teşkil ettiği Batı Trakya’nın, Musul’un, Halep’in, Batum’un dahil olmadığı sınırlar hakikati ne derece yansıtabilir?

3- Bu topraklar II. İsrail’i kaldırmaz

Irak ve Suriye’de toprak bütünlüğü kalmamıştır, fiilen bölünmüştür. Bundan sonraki süreçte fiilî bölünmüşlüğü hukuken kabul ettirme söz konusudur.

Suriye’de PYD teröristleri her zaman olduğu gibi haçlılarla işbirliği içerisindedir. Suriye’nin mevcut halinden istifade ederek sınırlarımız boyunca uzanan topraklarda PKK yönetiminde, ABD, Rusya, İran ve Esed desteğiyle bir devletçik kurulmaktadır.

Yapılmak istenen Hatay’ın güneyinden Suriye ve Irak sınırı boyunca İran’a kadar uzanan coğrafyada II. İsrail’i meydana getirmektir.

Doğusunda bulunan İran ve Ermenistan’dan dolayı Türkistan’a açılamayan Türkiye’nin bu sayede Arap dünyası ile de bağlantısı kesilecektir.

Türkiye’nin yapması gereken PYD-PKK teröristlerini içte ve dışta tamamiyle imha etmektir. Bu pislik temizlenmeden büyük adım atabilmemiz mümkün değildir.

Son aylarda güneydoğumuzda PKK’lı teröristlere karşı yapılan harekat genişleyerek devam etmelidir.

4- Halep ve Musul için Hatay Modeli

Halep Suriye’nin en büyük şehridir, ticarî hayatın merkezidir. Musul’da Irak’ın en mühim şehirlerindendir.

Hem Halep hem de Musul Türkmen nüfusun çoğunlukta olduğu bölgelerdir. Türkler Anadolu’da yokken Halep ve Musul’da var idi.

 Bir asır evvel Gaziantep, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Şanlıurfa şehirleri Halep eyaletine bağlı birer sancaktılar. Bugün de Halep’in içtimaî olarak Gaziantep’ten farkı yoktur. Kezâ Musul ile Şanlıurfa için de aynı şey geçerlidir.

Türkiye geçmişte Hatay için uyguladığı usulü Halep ve Musul için de tatbik etmelidir. Cihan Harbinden sonra hududlarımız dışında kalan Hatay’da Fransızlara karşı direnişi teşvik edip Hatay’ın evvela özerk bölge, sonra da bağımsız cumhuriyet haline gelmesini sağlamıştık. En nihayetinde Hatay’ın Meclisi toplanıp Türkiye’ye bağlanma kararı almıştı.

Bugün de ana unsur olarak Türkmen kitleye dayanıp Arapların ve Müslüman Kürtlerin desteğini alarak tarihî Halep ve Musul Atabeyliklerini yeniden ihya edebiliriz.

Merkezî otoritenin mevcut olmadığı Irak ve Suriye’de ağır silahlar vereceğimiz bölge halkından müteşekkil bir ordu ile bunu yapmak gayet mümkündür. Bölgede elinde silah olanın siyaseti işlemektedir. Siyasetimiz tesirli olsun istiyorsak silaha sarılmalıyız. 

Türkiye’deki üç milyon muhacir bu yeni kurulacak atabeyliklere kalıcı olarak sevk edilebilir. Bu atabeylikler Hatay misalinde olduğu gibi ilerleyen süreçte Türkiye’ye dahil olabilir.

Türkiye kendisine yapılan saldırıları bertaraf etmek için savunma pozisyonundan kurtulup taarruz etmelidir. En zor zamanında Kıbrıs Harekatı’nı yapan Türkiye bugünkü haliyle Halep ve Musul Atabeyliklerini ihya etmeye muktedirdir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.